YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10743
KARAR NO : 2009/13885
KARAR TARİHİ : 30.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 31/03/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29/09/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davalılar … VE ARKADAŞLARI vekili avukat… geldi, karşı taraftan HAZİNE vekili avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Mahallesi 1039 parsel sayılı taşınmazdan orman sınırları dışına çıkartılan kısmının ifrazı sonucu oluşan 2188 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptal edilerek hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, Davanın KABULÜNE, … 2188 par sel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek, taşınmazın 2/B uygulaması ile ormandan hazine adına çıkartılan yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle, davacı … adına TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davalı … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 26/11/1975 tarihinde itirazlı yerlerde 07/07/1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 sayılı yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 26/02/1993 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu 2188 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığı,1977 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması ile 2136 m2 yüzölçümündeki bölümünün XIV sayılı poligon içinde orman sınırları dışına çıkartıldığı, çıkarma işleminin, 6831 Sayılı Orman Yasasının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 maddesinin 2.fıkrasına göre değil 1. fıkrasına göre uygulama yapılarak nitelik kaybettiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkartıldığı, 2.fıkraya göre çıkartılmadığı için, 2.madde uygulamasının kesinleşmesi durumunda dahi 1744 Sayılı Yasanın davacı kişi yararına uygulanamayacağından, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği,çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin
birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünün, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu,taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceğinden o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği,kaldı ki davalının dayandığı tapu kaydının değişir ve genişletilebilir sınır içerdiği ve ormana bitişik olduğundan miktarı ile geçerli olup miktarından daha fazla taşınmazın tapuya dayalı olarak kişiler adına tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın 5096 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle, 6831 sayılı yasanın 3302 sayılı yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile XXI sayılı poligon içinde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, bu işlemin de kesinleştiği, 1958 yılında yapılan arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmaz hakkında, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek, kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı …’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 30/09/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.