Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9206 E. 2023/2157 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9206
KARAR NO : 2023/2157
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Muteriz borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takip konu çeklerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, imzaya itiraz ettiklerini, çeklerdeki borcun da taraflarına ait olmadığını, imzanın taklit edilerek atıldığını, alacaklı ile hiçbir alışverişlerinin olmadığını bu nedenle borca da itiraz ettiklerini belirterek takibin iptaline ve alacaklının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; taraflarına dava dilekçesi tebliğ edilmeden yargılamaya başlandığını, davacı şirket yetkilisinin imzasının huzurlarında alınmasını talep ettiklerini, takibe konu edilen çeklerin yasal sürede bankaya ibraz edildiğinde çeklerde ödeme yasağı olduğunun öğrenildiğini, dava dışı 3. kişiler tarafından açılan çek iptali davalarından feragat edildiğini, davacının iddiaları ve çeklerin çalındığına dair suç duyurusunda bulunulmadığı dikkate alındığında davadaki amacın alacaklının alacağına geç kavuşmasını sağlamak olduğunu, suç duyurusunda bulunulduğunu, kıymetli evrakın asıl borç ilişkisinden mücerret olduğunu, inkar edilen imzanın davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine ve davacının %10 para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirket yetkilisi Aziz Avşar’ın imza örneklerinin alındığı, karşılaştırmaya elverişli imzalarının bulunduğu belge asılları resmi kurumlardan getirtilerek İİK’nın 68/a, IV ve 170. maddesine göre yöntemince araştırma yapıldığı, grafoloji uzmanı bilirkişi raporu ile itiraza konu imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, itirazın iptali talebinin reddine, Bismil İcra Müdürlüğünün 2018/647 Esas sayılı dosyasında yürütülen takibin durdurulmasına, asıl alacak miktarı olan 347.000,00 üzerinden %20 oranında (69.400,00 TL) kötü niyet tazminatına ve asıl alacak miktarı olan 347.000,00 üzerinden %10 oranında (34.700,00 TL) para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporun Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına uygun olmadığını, alanında uzman grafologlar tarafından incelenmesi gerektiğini, raporun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, bu nedenle ATK’dan rapor alınması gerektiğini, imza incelemesine esas alınan imza örneklerinin çok önceki ya da çok sonraki tarihlere ilişkin olduğunu, kendilerinin de hazır bulundukları ortamda imza örneği alınması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, savcılık dosyası ile asliye hukuk mahkemesinde görülen dosyaların incelenmediğini, açılan çek iptali davalarına müdahale ettiklerini, borçlunun kötü niyetli olduğunu, suç duyurusunda da bulunmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ticaret Sicil Gazetesi’nden temin edilen evraka göre keşide tarihlerinde borçlu şirketin tek yetkilisinin Aziz Avşar olduğu, mahkemece talimat yolu ile aldırılan 25.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda senetlerdeki imzaların borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı hususunda kesin kanaat bildirildiği, icra takibine konu çeklerdeki imzaların, davacı borçlu şirket yetkisinin eli ürünü olduğu alacaklı tarafından ispatlanamadığından senet ve imza asılları üzerinden inceleme yapılan denetime elverişli, kesin kanaat içeren, yeterli nitelikteki raporun, mahkemece hükme esas alınarak itirazın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, soruşturma dosyası ile dava dışı kişilerce açılan çek iptali davaları incelenmeden karar verildiği ve borçlunun kötü niyetli olduğu ileri sürülmüş ise de imza itirazı ile sınırlı inceleme yapması gereken dar yetkili icra mahkemesinde anılan hususların tartışılamayacağı, bununla birlikte; borçlu tarafından takibin iptaline ve tazminata karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece verilen kararda ise “takibin iptali talebinin reddi” yerine “itirazın iptali talebinin reddine” karar verilmiş ise de sonuçta itirazın kısmen kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğundan sonuca etkisi olmayan hükümdeki anılan hata, istinaf başvurusunda bulunan alacaklı yönünden de hüküm ifade etmediği gibi; yine mahkemece verilen kararda lehtar konumunda olan alacaklı hakkında hükmedilen “%20 tazminat”ın borçlu lehine hükmedildiği açıkça belirtilmemiş ise de anılan hükme karşı borçlu ya da alacaklı vekilinin herhangi bir istinafı bulunmadığından, anılan hususların hükmün kaldırılması nedeni yapılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 170. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının para cezası ve tazminata ilişkin olan 4. bendinde yer alan para cezası ve tazminatın alacaklı aleyhine hükmedildiğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.