Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/8670 E. 2007/10567 K. 17.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8670
KARAR NO : 2007/10567
KARAR TARİHİ : 17.09.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR :

Taraflar arasındaki orman tahdidine ve tesbite itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 29.6.2006 tarihli dava dilekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.4.1996 tarih 1995/36-1996/8 sayılı kararı ile belediye adına tapuya tescil edilen taşınmazın 350 ada 232 parsel sayılı taşınmaz içine orman sınırları içine alındığını, yapılan ilamın usulüne uygun olmadığını, pafta ozalitlerinin kimseye incelettirilmediği, bu nedenle yapılan ilanın 7. maddeye aykırı olduğunu ve kesinleşmediğini bildirerek 350 ada 232 parsel içinde kalan belediyeye ait taşınmaza yönelik olarak tespite ve orman kadastrosuna itiraz ederek 6304,79 m2’lik yol ve futbol sahasının orman sınırları dışına çıkarılmasını talep etmiştir. Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 11.maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine ve tespite itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli … Mahallesi 350 ada 232 parsel sayılı 10682298,78 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Devlet Ormanı olarak Hazine adına tespit edildiği, kadastro mahkemesinin 2006/8-90 sayılı dava dosyası ile … … ve … …’nin kadastro tespitine itiraz davası açtığı, mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 11.maddesi gereğince davanın reddine karar verildiği ve 20 hukuk dairesinin 27.11.2006 tarih 2006/13170-16325 sayılı kararı ile “ 350 ada 232 parsele yönelik ilanın 08.03.2006-04.06.2006 tarihleri arasında 29 gün süreyle yapıldığı, askı ilanın yasa ve yönetmeliklerde öngörülen 30 günden az süreyle yapılmasının yasanın tanıdığı 30 günlük dava açma süresini etkilemeyeceği, davacı gerçek kişilerin 3402 Sayılı Yasanın 11 . maddesi hükmüne göre 30 günlük yasal süre içinde dava açtığının anlaşıldığı” bildirilerek bozulmuştur. Bu durumda, kadastro mahkemesinde derdest olan ve çekişmeli 350 ada 232 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak açılan ve halen derdest olan bir dava mevcuttur ve 350 ada 232 parsel numaralı taşınmaza ait tutanak kesinleşmemiş ve tapuda bir kayıt oluşmamıştır. 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince kadastro parselinin bir bölümünün kadastro mahkemesinde dava konusu edilmesi halinde parsel bir bütün olduğundan dava dışı bölümlerlerde kesinleşmez. Temyize konu dava 350 ada 232 parsel sayılı taşınmazın başka bir bölümüne ilişkin olarak açılmış olmasına rağmen kadastro tutanağı kesinleşmediğinden bu davanın 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi uyarınca davaya müdahale olarak düşünülerek dava dosyasının kadastro mahkemesinin eski 2006/8-90 sayılı dava dosyasının bozmadan sonraki esas numarası belirlenerek bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Belediyesinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.