Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9974 E. 2023/1490 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9974
KARAR NO : 2023/1490
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, mahkemece davalı alacaklının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Ek kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı üçüncü kişi; kendisine ait işyerinde haciz yapıldığını, kendisine ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

2.Mahkemece 18.05.2021 tarihli ek kararı ile, davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildiği halde 10 günlük istinaf yoluna başvurma süresi geçtikten sonra kararın istinaf edildiği gerekçesi ile İİK’nın 365. maddesi uyarınca davalı alacaklının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı alacaklı, kısa karar taraf vekillerinin yüzüne karşı verilmiş ise de gerekçeli kararın tüm unsurları ile tefhim edilmediğini, ek kararın kaldırılmasını ve istinaf taleplerinin değerlendirilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili, tazminatın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak lehlerine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekili tarafından tazminat talebinin reddine yönelik istinaf talebinde bulunulmuş ise de davalı alacaklının kötü niyeti ispat edilmediği, tazminat şartları oluşmadığı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf talebinin reddine;Kararın davalı vekilinin katıldığı celsede tefhim edilmiş olması nedeni ile istinaf süresi tefhim tarihinden itibaren 10 gün olmakla bu yönden süresi içerisinde yapılmış istinaf talebi bulunmadığından istinaf talebinin süreden reddi kararının yerinde olduğu, tefhim edilen kararda yer almayan vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren başlar ise de bu konu istinaf nedeni olarak getirilmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili,istinaf dilekçesini tekrarla Yargıtay ve Hukuk Genel Kurul kararlarına değinerek kararın gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediğinden istinaf talebinin süreden reddine ilşkin kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı/alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz eden davalı/alacaklıdan tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.