YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/95
KARAR NO : 2007/1721
KARAR TARİHİ : 15.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.11.2002 tarih ve 7244 – 9301 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli … Köyü 142 ada 1 parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmişse de önceki bozma kararı gereklerinin yerine getirilmediği, uzman bilirkişi raporunda taşınmazın konumunun basit olarak işaretlendiği, kadastro paftası ile tahdit haritasının irtibatlandırılmadığı, yeniden keşif yapılması gerektiği” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21/03/1989 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
18/11/2002 tarihli bozma kararında, yörede kesinleşen orman kadastro haritası uygulanmak suretiyle taşınmazın orman olup olmadığının belirenmesi gereğine işaret edilmiş ve mahkemece bu karara uyularak yapılan uzman bilirkişi incelemesi ile taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiş olduğu halde, taşınmaza revizyon gören Mart 1980 tarih ve 3 nolu tapu kaydı inceleme konusu yapılarak, kayıt miktar fazlalığı bulunduğu ve kazanma şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle, Yönetimin davasının kabulüne karar verilmiştir. Oysa, orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı 18/11/2002 tarihli bozma kararında da işaret edildiği gibi tahdit haritasının uygulanması ile anlaşılır. Ancak, Hazine bir yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiasıyla dava açar veya 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre açılmış davaya katılırsa revizyon gören kayıt, varsa haritası yine 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi gereğince uygulanarak, kayıt miktar fazlalığı bulunup bulunmadığı, kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı gibi hususlar o davada inceleme konusu yapılabilir.
Somut olayda; böyle bir iddia olmadığına ve taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kaldığı uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken farklı düşünce ile kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 15/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.