Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2845 E. 2007/5697 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2845
KARAR NO : 2007/5697
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, …Köyü 121 ada 86 parsel sayılı 3085.11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden 3303 sayılı yasanın 3. maddesi gereğince arzın altındaki madenlerin devlete ait olduğu konusunda tutanağın beyanlar hanesinde şerh de verilerek davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2000 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi, raporunda çekişmeli taşınmazın tamamının yörede yapılan 1976 yılındaki orman kadastro çalışmasında tahdit dışında kaldığını, daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi çalışmalarında ise, 2/B madde uygulamasına konu olmadığını ,taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, taşınmazın tahdit hattına göre konumunu işaretleyen kroki sunmuştur.
Mahkemece taşınmazın, kesinleşen orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dosyada uzmanlığına başvurulan orman bilirkişisinin çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunu 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen orman tahdit haritası üzerinde işaretleyerek gösterdiği, kesinleşen 1976 yılına ilişkin orman tahdit hattına göre taşınmazın konumunun gösterilmediği, ayrıca dosya içinde 1976 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdit haritası ile çalışma tutanaklarının da bulunmadığı saptanmıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle yörede 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına ilişkin orman tahdit haritası, işe başlama, askı ilan ve çalışma tutanaklarının getirtilip dosyaya konulması, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve aynı 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama

tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan, 1976 yılında yapılan ve 2000 yılında yapılarak kesinleşmeyen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.