YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4515
KARAR NO : 2008/8212
KARAR TARİHİ : 03.06.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 285 Ada 1 Parsel sayılı taşınmaz ORMAN niteliği ile HAZİNE adına tespit edilmiştir.Davacı 285 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazın içinde yer alan yaklaşık 40 dönüm yüzölçümündeki … arazisi niteliğindeki taşınmaza 40-50 yıldır … sıfatıyla zilyet olduğunu, orman olmadığını ileri sürerek adına tapuya tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davacının KISMEN KABULÜ ile davaya konu,i 285 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın KADASTRO TESPİTİNİN İPTALİNE, … bilirkişileri … … ve A. … …’in 04.10.2007 havale tarihli ve 03.10.2007 tarihli raporlarında “Y” ile gösterilen 8057,31 m2 yüzölçümündeki bölümünün DAVACI ADINA TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, 285 Ada 1 sayılı taşınmazın “X” ile gösterilen bölümünün TESPİT GİBİ TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davalılar hazine vekili ile orman yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır
1-) Yapılan incelemede çekişmeli parselin, temyize konu davadan başka mahkemenin 2006/1, 5, 6, 7 ve 15 esas sayılı dava dosyalarında da dava konusu olduğu anlaşılmış olup,kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan,aynı parsel hakkında açılmış davaların H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesinin zorunludur.Bu nedenle mahkemece öncelikle çekişmeli 285 Ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki tüm davalar tutanak aslının bulunduğu dava dosyası ile birleştirilmelidir.
2-) Diğer taraftan çekişmeli 285 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişileri … … ve A. … …’in 04.10.2007 havale tarihli ve 03.10.2007 tarihli raporlarında “Y” ile gösterilen ve 8057,31 m2 yüzölçümündeki bölümünün, dosyada yer alan,
uzman orman bilirkişi raporunda, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucu, eski tarihli memleket haritası örneğinde beyaz renkli orman ağacı sembolleri bulunmayan alanda yer alan, orman sayılmayan yerden olduğunu bildirmiş ise de, çekişmeli taşınmazın tüm etrafının 285 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olduğu nedeniyle, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde, orman sayılan yerlerden olduğunun düşünülmemiş olması doğru değildir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü … ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
3-) Kabule göre ise,her ne kadar davacı gerçek kişi tarafından davaya konu kadastro parselinin bir kısım bölümleri hakkında dava açılmış ise de,kadastro tespit tutanağının itirazlı olması nedeniyle,parselin tamamının tespiti kesinleşmemiş sayılacağından,mahkemece davaya konu parselin dava edilmeyen geri kalan bölümü hakkında sicil oluşturulmamış olması dahi usul ve yasaya uygun değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 03/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.