YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/18058
KARAR NO : 2007/1928
KARAR TARİHİ : 19.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 05.11.1998 gün ve 1998/4203-4676 sayılı bozma kararında özetle: “Yeniden yapılacak keşifte taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi Hazineye ait tapu kaydının dayanağı 03.06.1983 günlü tutanakta imzaları bulunan muhtar ve bilirkişilerden taşınmaz hakkında olaylara dayalı bilgi alınması, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacılar ve mirasbırakanlarının zilyetliklerinin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 123 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacılar adlarına iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bölgede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmış, eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan keşifte görevlendirilen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planına dayalı olmayıp … bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle oluşturulduğundan taşınmazın öncesinin niteliğini ve hukuki durumunu belirlenmeye yeterli değildir. Yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulumaz.
Ayrıca; Hazinenin dayandığı tapu kaydının oluşumuna ilişkin 03.06.1983 tarihli tespit tutanağında imzaları bulunan bilirkişilerde bozma kararına uyulmasına rağmen dinlenmemiş, bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmamıştır.
-2- 2006/18058-2007/1928
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. O halde;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, yine 1970’li ve 1980’li yıllara ait … fotoğrafı ve memleket haritaları dahi aynı şekilde yerine uygulanıp taşınmazın bu belgelerin oluşturulduğu yıllarda ne durumda olduğu, kullanılıp kullanılmadığı saptanarak bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte bu haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazın orman sayılan yada zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taraf tanıkları tespit bilirkişileri ve 03.06.1983 tarihli tespit tutanağındaki dinlenmeyen bilirkişiler de çağrılarak, Hazinenin tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar davacılar ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında çelişki bulunduğu taktirde giderilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.