Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6888 E. 2023/925 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6888
KARAR NO : 2023/925
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/273 Esas, 2019/301Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci

maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinici, üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.11.2020 tarihli ve 2019/3025 Esas, 2020/2600 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.06.2022 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçunu işlediğinden suç vasfının hatalı olduğuna,
2. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanığın öldürme kastının olmadığına, meşru savunma altında eylemini gerçekleştirdiğinden beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın birbirlerine karşı sürekli sinkaflı sözlerle şakalaşmalarının olduğu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmiştir. Olay gününden önceki bir kaç günde ise katılan ile şüpheli arasında gerginliğin bulunduğu, olay günü durağa sonradan gelen katılan …’ın durağa girer girmez sanık …’ın iddiasına göre kendisine hitaben hakaret içeren ve sinkaflı sözler söylediği, tanıklar … ve …’ın beyanlarından da katılanın sanığa hakaret ettiği anlaşılmıştır. Yine bu tartışma anında sanığın da sinirle sinkaflı sözler savurduğu ve sonrasında tanık …’ın beyanlarından açıkça anlaşıldığı üzere katılan …’ın saldırgan tavırlar sergilediği hatta tanığın katılanı tutmak isterken birlikte düşüp yaralandıkları şüpheye mahal bırakmayacak şekilde anlaşılmıştır.

Bu tartışmanın olduğu günün akşamı saat 21:00 sıralarında durakta tek başına bulunan sanık …’ın yalnız olmasından dolayı duraktaki telsiz ile katılan …’ı durağa çağırdığı, çağrı üzerine durağa katılan …’ın geldiği, katılan …’ın ifadesine göre durağa girer girmez sanığın kendisine hitaben

sinkaflı sözler söyleyerek elinde bulunan bıçağı karnına doğru saplamaya başladığı, bu şekilde kendisini yaraladığını, kendisini yaralayan sanıktan bu sebeple şikayetçi olduğunu beyan ettiği görülmüş, sanık …’ın sorgusunda durağa gelen katılan …’ın içeri girer girmez kendisine hakaret ederek kendisine saldırdığını, gücü yetmediğinden bahisle kendini korumak amacıyla zaten elinde bulunan çakıyı rastgele salladığını beyan ettiği görülmüş, alınan doktor raporlarından katılan …’ın, BTM ile giderilemeyecek ve hayatî tehlike geçirecek şekilde batın bölgesinden ve savunma anında olduğu değerlendirilen ellerinden kesi şeklinde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden; adlî raporlar bir arada değerlendirildiğinde katılanın sol kaburga alt kısmından ve göbek deliğinin 4 cm sol tarafından bıçaklanması şeklindeki eylemini katılanın ölümüne sebebiyet verebileceği, sanığın bu noktadaki kastının değerlendirilmesinde iki bıçak darbesi ile katılanı iç organlarında harabiyet yaratacak şekilde yaralayıp, olay yerinde bırakıp kaçması şeklinde gerçekleşen olaylar bütününde de sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği değerlendirilerek öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

Haksız tahrik yönünden; tanıklar … ve …’ın katılanın ilk haksız hareketi gerçekleştirdiği şeklindeki beyanlarına da aynen itibar edilmiştir, zira sanık ile katılana eşit mesafede olan ve her iki tarafın da arkadaşı olan tanıkların beyanlarında tutarlı şekilde olay günü sabahı katılanın durağa girerek sinkaflı sözler söylediği kesin olarak tespit edilmiştir. Nitekim tüm tanık anlatımlarından da tarafların daha önce de küfürleştikleri ve aralarında bir gerginlik bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine sanık olay gününden evvelki bir tarihte tanık …’ı aracı kılarak kendisine sinkaflı sözler söylememesi hususunda katılanı uyarmasını tanıktan istemiş, tanık … da bu durumu katılana iletmiştir. Katılan buna rağmen olay günü sanığın sırf araba parkını düzgün yapmadığı gerekçesi ile sanığa sinkaflı sözler söylemiştir ki katılanın bu eylemi hususunda hiç bir haklı yan bulunmadığına kanaat getirilmiştir. Katılanın ilk haksız hareketi gerçekleştirdiğinden yana şüphe yoktur, ancak sırf sinkaflı sözler söylemesi neticesinde sanığın katılanı öldürmeye kalkışması şeklinde gerçekleşen olaylar bütününde sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanırken hakkaniyet çerçevesinde indirim oranında alt sınırdan az miktarda uzaklaşılması gerektiği değerlendirilmiş haksız tahrik indirimi yapılırken 2/5 oranında sanığın cezasından indirilerek hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Katılan …’ın yaralanmasını gösteren … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 26.10.2020 tarihli raporunda;
“Sol kosta alt kenarında yaklaşık 3 cm digonal kesi, umblikusta yaklaşık 3 cm lik kesi olduğu, ayrıca sol el baş parmak ve işaret parmağı arasında 4 cm lik kesi izlendiği
a) Sol kosta alt kenarı ve umblikusta tariflenen yaralanmaların her biri için ayrı ayrı;
Yaralanmasının; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b) Sol el baş parmak ve işaret parmağı arasında tariflenen yaralanması için kas sinir tendon damar yaralanması tariflenmediği mevcut tıbbî belgelere göre;

Yaralanmasının; Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbî bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kanaatini bildirir rapordur.”
Görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan … ile sanık …’ın aynı taksi durağında çalışıp, arkadaş olmalarından kaynaklanan yakınlık nedeniyle, genellikle küfürlü şekilde şakalaştıkları, ancak son zamanlarda bu tür şakadan rahatsız olan sanığın katılanı uyardığı, buna rağmen olay günü öğlen saatlerinde durağa gelen katılanın yine küfürlü konuşması nedeniyle aralarında tartışma yaşandığı ve durakta bulunan tanık şoförlerce olayın aralandığı, aynı gün saat 21.00 sıralarında, durakta taksi kalmaması nedeniyle rutin olduğu üzere, nöbetçi olan sanığın, sırası gelen katılanı durağa çağırdığı, katılan gelince tartışmaya başladıkları ve sanığın katılana bıçakla iki kez vurup, kaçtığı; katılanın da aynı durağın taksi şoförlerinden olan oğlu Doğanay’ı telsizle çağırdığı, durağa gelen Doğanay’ın katılanı ayakta yaralı vaziyette olduğunu görüp, hastaneye götürdüğü, katılan hakkında düzenlenen adlî raporlara göre katılanın yaşamının tehlikeye girecek şekilde yaralandığı kabul edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince olay İlk Derece Mahkemesince yapılan kabul ile benzer nitelikte olduğu belirlenmiştir.

Ancak katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre sanık hakkında teşebbüs uygulaması sırasında makul hadden ceza belirlenerek hüküm kurulmuştur.

Haksız tahrik değerlendirilmesinde ise yukarıda ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere katılanın haksız tahrik teşkil eden eylemlerinin ulaştığı boyuta göre sanık hakkında asgarî hadden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği belirtilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 27.11.2020 yerine 26.04.2020 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suç Vasfı Yönünden
Her ne kadar katılan vekili tarafından sanığın tasarlayarak hareket ettiği suç vasfının hatalı değerlendirildiği iddia edilmiş ise de; sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanık ve tanıkların beyanlarından olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrik Yönünden
Katılan her ne kadar sanığın haksız tahrik altında eylemini gerçekleştirmediğini iddia etse de, olaylar ve olgular başlığı altında ayrıntısı ile anlatıldığı üzere katılanın haksız tahrik teşkil eden eylemlerinin ulaştığı boyuta göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdîri İndirim Yönünden
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdîri indirim nedeni kabul edilerek sanık hakkında takdîri indirim hükmünün uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık müdafii tarafından sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiği savunulmuş ise de; olaylar ve olgular başlığı (B) bendinde ayrıntılı olarak sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilerek hüküm kurulduğu, katılandan sanığa yönelen ağır ve haksız bir saldırının bulunmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı kabul edilerek suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.11.2020 tarihli ve 2019/3025 Esas, 2020/2600 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.