YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/310
KARAR NO : 2023/3315
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/366 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde Beyoğlu emniyet görevlilerince yapılan yol kontrolünde seyir halindeki, … plakalı araç sürücüsü sanığın, … Varan adına düzenlenmiş sahte … belgesinin ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmasında; suçunu ikrar etmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğünün 25.06.2014 tarihli raporu ile … belgesinin tamamen sahte oluşturulduğu ve aldatma niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece adli emanetin 2014/14297 sırasına kayıtlı sahte … belgesinin müsaderesine karar verilmiştir.
5. Mahkemece ,sanık savunması ve tüm dosya kapsamına dayanılarak temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, adli emanetin 2014/14297 sırasında kayıtlı suça konu … belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/366 Esas , 2015/168 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yedinci paragrafındaki “TCK 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE” ibaresinin çıkartılılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.