Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17106 E. 2009/19313 K. 23.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17106
KARAR NO : 2009/19313
KARAR TARİHİ : 23.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında; “Mahkemece dava ve temyize konu 115 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde ve orman sayılan yerlerden olmadığı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyetleri davalılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece orman ve mera yönünden yöntemine uygun şekilde bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Gerçekten dava ve temyize konu 115 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazlara komşu 38 parsel sayılı taşınmazın hükmen orman sayılan yerlerden olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığına göre orman yönünden de araştırma ve soruşturma yapılması da zorunludur. Öte yandan; Hazine taşınmazların mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Kaldı ki: mera yönünden de yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun değildir.
Kural olarak orman sınırlandırmasına tabii tutulan bölgelerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı orman sınırlandırma harita ve tutanağının tespit gününden önce kesinleşmiş olması koşulu ile yöntemine uygun şekilde yerine uygulanarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Kuşkusuz orman sınırlandırması yapılmamış yada kadastro tesbit gününden önce sözü edilen yönetimsel işlem kesinleşmemiş ise aynı doğrultudaki araştırma 6831 Sayılı Orman Kanunun 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacaktır.
Öte yandan; mahkemece, bir yerin kamu malı niteliğinde mera olduğunun kabulü için taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisinin yapılmış olması taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalması yada taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera niteliği ile kullanılmış olmasına bağlıdır.
O halde; mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmış ve tesbit gününden önce kesinleşmiş ise kesinleşme gününü gösterecek şekilde orman sınırlandırma harita ve tutanağı orman idaresinden 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca bölgede mera tahsisi yapılmış ise Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ve Özel İdare Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen dava sonucunda yararı olmayan taşınmazların bulunduğu köye komşu belde yada köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman ormancı bilirkişi … memuru tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ve tesbit tutanağı bilirkişileri de hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazların bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmış ise yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi aracılığıyla orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılarak çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, orman sınırlandırılması yapılmamış ise, aynı doğrultudaki araştırma ve soruşturma 6831 Sayılı Orman Kanunun 1. maddesi hükmü uyarınca yapılmalı, 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise az yukarıda belirtilen yöntemle mera tahsis haritası ve eki belgeler yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi … memuru eliyle yerine uygulanmalı, taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise çekişmeli taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişilerin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişilerden ayrı ayrı keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, komşu taşınmazların tümünün tesbit tutanağı içeriği varsa dayanakları kayıtlar yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm … birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi taşınmazlarda tesbit maliki olmayan hazine tarafından açılan davaya usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davaya katılmayan bu nedenle davanın gerçek tarafı olmayan … oğlu …’a yöneltilen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, … oğlu … aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddi ile dava konusu 115 ada 31 ve 32 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.