Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/6141 E. 2023/4269 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6141
KARAR NO : 2023/4269
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi üzerine Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2015/309 Esas, 2015/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesi ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

4. Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2015/309 Esas, 2015/425 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.03.2020 tarihli ve 2019/5214 Esas, 2020/1822 Karar sayılı kararı ile; “Denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan ilk uyarılı çağrı yazını alan sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ederek kendisine 30.12.2014 tarihinde yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde cezalandırılması için infaz dosyasının mahkemeye gönderileceğinin ihtar edildiği, hastane randevularına katılmayan sanığa 27.02.2015 tarihli uyarı yazısının tebliğ edildiği, yasal süre içinde kuruma başvurmayan sanığın kaydının kapatıldığı anlaşılmakla, olayda 2 ihtar, 2 ihlalle ısrar şartı gerçekleştiğinden tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun

araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;

a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi,

b) Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2020/568 Esas, 2022/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 51 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesi ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

6. Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2020/568 Esas, 2022/80 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2022 tarihli ve 2022/6860 Esas, 2022/9569 Karar sayılı kararı ile; “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Her ne kadar bozmaya uyularak sanığın temyize konu 07.10.2014 tarihli eylemi, Bingöl (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/473 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği, ancak sanığın tedbirin gereklerine uymaması üzerine devam eden yargılamada Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/613 Esas, 2021/421 Karar sayılı ilamı ile kamu davasının durmasına karar verildiği için durma kararının mahkûmiyet dışında bir hüküm olduğu gerekçesiyle temyize konu 07.10.2014 tarihli eylem yönünden mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;

Durma kararının, bir ara karar niteliğinde olup yargılamaya son veren kararlardan olmadığı gibi Bingöl (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/473 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği tarih ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi arasında, tedbir kararının infazının devam ettiği, UYAP’tan yapılan incelemede Bingöl (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/473 Karar sayılı ilamı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının 09.07.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın çağrı yazısının tebliği üzerine kuruma başvurmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatılarak 03.09.2014 tarihinde tensip zaptının düzenlendiği, bu kapsamda sanığın 07.10.2014 tarihli eylemi Bingöl (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/473 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediği de sabit olduğundan, sanık hakkında bu gerekçeyle mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçeyle mahkûmiyet hükmü kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/462 Esas, 2022/624 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 51 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesi ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri, lehine olan hükümlerin uygulanmasını istediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın kulübe içerisinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde ile yakalandığı, sanıktan ele geçirilen uyuşturucu madde üzerinde … Adli Tıp Grup Başkanlığınca tanzim edilen rapor uyarınca 50 mg tütünle karışık olan maddenin 20 mgr tütün 30 mgr hint keneviri olduğu, yine 1.500 gr karışık maddenin 150 mg tütün 1,350 gr toz esrar maddesi olduğu, 5,800 gr toz esrar maddesi olduğuna ilişkin rapor tanzim edildiği, sanığın kan ve idrar örnekleri üzerinde yapılan incelemede; (THC) esrar metaboliti bulunduğuna ilişkin rapor tanzim edildiği, sanık savunmasında bu olaydan sonra hiç uyuşturucu kullanmadığını beyan ederek ikrar mahiyetinde savunmada bulunduğu, sanıktan ele geçen uyuşturucu maddenin yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca nevine göre kullanma sınırında kaldığı, nitekim sanığın kan ve idrarında esrar metaboliti bulunduğunun anlaşıldığı, Bingöl (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/473 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği tarih ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi arasında, tedbir kararının infazının devam ettiği, UYAP’tan yapılan incelemede Bingöl (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/473 Karar sayılı ilamı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının 09.07.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın çağrı yazısının tebliği üzerine kuruma başvurmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatılarak 03.09.2014 tarihinde tensip zaptının düzenlendiği, bu kapsamda sanığın 07.10.2014 tarihli eylemi Bingöl (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/191 Esas, 2014/473 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A) Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde ve UYAP sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

B) UYAP’tan ve adli sicil kaydından yapılan incelemede; sanığın 26.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 23.06.2016 tarihinde kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 14.03.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/293 Esas, 2016/596 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmakla;

Bu kapsamda sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemlerin tek bir suç olarak kabulü gerektiği, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu dikkate alınarak, belirtilen dosyanın akıbeti araştırılıp aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/462 Esas, 2022/624 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.