YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5215
KARAR NO : 2023/3794
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 13.09.2015, 15.10.2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2016/30 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 10.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2016/30 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 25.09.2017 tarihli ve 2017/407 Esas, 2017/4648 Karar sayılı kararı ile;
“1. Olay tutanağı içeriğine, sanık …’ın beyanlarına, parmak izi raporu ile dosyadaki diğer belge ve bilgilere göre, TCK’nın 37. maddesi anlamında fail olan sanık hakkında TCK’nın 39. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
2. Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli ve 2017/485 Esas, 2017/321 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 21.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli ve 2017/485 Esas, 2017/321 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve 2018/4354 Esas, 2018/4164 Karar sayılı kararı ile;
“Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,
eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle”
Hükmün onanmasına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı 11.01.2022 tarihli 2021/155261 sayılı itirazı kabul edilerek Dairemizin önceki ilamı kaldırılarak 22.02.2022 tarihli ve 2022/515 Esas, 2022/1808 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında 15.10.2015 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2016 tarihli 2016/136 esas, 2016/206 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda TCK’nın 188/3-5, 62, 52/2-4, 53, 54, 58, 63. maddeleri uyarınca verilen 17 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün istinaf sonrası temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2018 tarih ve 2018/309 esas, 2018/5160 sayılı kararı ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onandığı, temyize konu dosyada ise sanık hakkında 13.09.2015 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2017 tarih ve 2017/485 esas ve 2017/321 sayılı kararı ile TCK’nın 188/3, 62, 52/2-4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 5 ay hapis ve 21.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında 13.09.2015 ve 15.10.2015 tarihli eylemleri işlediği anlaşılmakla; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Bozma üzerine yapılan yargılamada; Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesi 29.09.2022 tarihli ve 2022/115 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının
ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Tanık dinlenmemesi ve lehe olan delillerin toplanmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
4. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
15.10.2015 tarihinde haklarında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyet kararı verilip kesinleşen … ve …isimli şahısların sevk ve idaresindeki araçlarda ele geçen esrar maddesinin muhafaza edildiği poşetler üzerinde sanık …’in parmak izinin çıktığı olayda; sanık savunmaları, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanık ile üç kişi birlikte olacak şekilde … ve …ile fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/136 esas ve 2016/206 karar sayılı dosyasında 17 yıl hapis ve 1.500 TL adli parasına hükmedildiği ve kararın 21.06.2018 tarihinde kesinleştiği,
13.09.2015 tarihinde ise, hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyet kararı verilip kesinleşen … isimli şahsın sevk ve idaresindeki araçta ele geçen esrar maddesinin muhafaza edildiği poşetler üzerinde sanık …’in parmak izinin çıktığı olayda; sanık savunmaları, olay tutanağı ve diğer tüm dosya kapsamından sanığın … ile fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu ticareti suçunu işlediği, etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki koşullarının oluşmadığı;
… 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/136 Esas ve 2016/206 Karar sayılı dava dosyasına esas suç tarihi ile temyize konu dava dosyasına esas suç tarihi ve iddianame tanzim tarihlerine göre, sanığın farklı zamanlarda işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçları arasında hukuki kesintinin bulunmadığı, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında dolayısıyla zincirleme surette yukarıda belirtilen 13.09.2015 ve 15.10.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçlarını işlediği anlaşılmakla, suça konu uyuşturucu madde miktarı, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş şekli ve suç faillerinin sayısı da nazara alındığında, sanığın … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kesinleşen ve yukarıda belirtilen dava dosyasına konu eylemlerinin daha ağır sonuç doğurduğu ve bu itibarla … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/136 esas ve 2016/206 karar sayılı dava dosyasına esas suçu nedeniyle sanığın temel cezasının belirlenmesi ve suçun 3 kişi birlikte işlenmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının tatbiki cihetine gidilmesi, devamında sanığın sübut bulan 13.09.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu daha ağır sonuç doğuran 15.10.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçuyla zincirleme surette işlemesi nedeniyle sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası arttırım yapılması ve sanık lehine takdiri indirim sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın cezasında indirim yapılarak sanığın daha ağır sonuç doğuran eylemine ve zincirleme suç hükümlerinin tatbiki koşullarının oluşmasına nazaran cezası 21 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 937 gün karşılığı olacak şekilde 18.740,00 TL adli para cezası olacak şekilde belirlenmiş, 21.06.2018 tarihinde kesinleşen netice 17 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezasının mahsubu ile sanığın iş temyize konu dava dosyası kapsamında işlediği sabit görülen 13.09.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçu nedeniyle neticeten fark 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece gerekli araştırma ve incelemenin yapıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/115 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.