Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/9228 E. 2008/11702 K. 23.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9228
KARAR NO : 2008/11702
KARAR TARİHİ : 23.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçısı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … …, kadastro mahkemesinin 1988/262, … … kadastro mahkemesinin 1988/260 sayılı esasında, … Kasabasında 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan ve 07/07/1988 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında bir kısım taşınmazlarının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğu iddiasıyla 6 aylık sürede orman kadastrosunun iptali istemiyle dava açmışlardır.
Yargılama sırasında 1994 yılında yapılan arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazlara 101 ada 266, 267 ve 268 parsel numaraları verilerek eldeki davalar nedeniyle … haneleri açık olarak tespit edilmiştir.
Diğer yandan … … …, davacı … adına, …, … ve … …’ya husumet yönelterek Kadastro Mahkemesinin 1996/193 E. numarasında … Kasabası 101 ada 266, 267, 268 363 ve 466 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine itiraz etmiştir. Kadastro Mahkemesinin 15/01/1999 gün 1999/193/1 sayılı kararı ile 101 ada 466 parsel hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, 101 ada 266 ve 267 parsel hakkındaki davanın Kadastro Mahkemesinin 1988/262 sayılı davası, yine 268 parsel hakkındaki davanın Kadastro Mahkemesinin 1988/260 sayılı davası, 101 ada 363 parsel hakkındaki davanın da Kadastro Mahkemesinin 1996/95 sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, karar davalı gerçek kişiler ile davacı … adına dava açan … … … adına tebliğ edilip 09/03/1999 tarihinde kesinleşmiştir.
Davaya konu 101 ada 266, 267, 268 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki orman ve arazi kadastrosuna itiraza ilişkin davalar önce 101 ada 1 parsel içinde kaldığı zannedilerek 1988/243 ile 250 sayılı dosyalar ile birleştirilmiş ise de, bu davaların anılan parsel ile ilgili olmadığı anlaşılmakla tefrik edildikten sonra, en son 2004/8 sayılı esasa kaydedilen dosyada birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın reddine, 101 ada 266, 267 ve 268 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … … mirasçıları, … … mirasçıları ve … oğlu … … mirasçıları tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin “24/10/2007” gün ve “2007/7613-12789” sayılı ilamıyla “Davacıların 101 ada 266, 267 ve 268 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, eski tarihli resmi belgelerin uzman bilirkişi tarafından yerine uygulanması sonucu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve kısmen de üzerlerinde bulunan çok yaşlı … ağaçları nedeniyle eylemli orman niteliğinde bulunduğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, … … mirasçılarının çekişmeli 466 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulüne; 466 sayılı parsel hakkında … adına … … …, …, … ve … … aleyhine Kadastro Mahkemesinin 1996/193 E. numarasında kayıtlı kadastro tespitine itiraz davası açmışsa da mahkemece … … …’ın …’ın damadı olduğu ve onun adına dava açıp takip etme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet nedeniyle reddine, tesbit gibi tesciline karar verildiği, 466 sayılı parselin kadastro tesbitinin 2/B madde uygulaması nedeni ve 412 m2 yüzölçümüyle Hazine adına yapıldığı, beyanlar hanesinde … … kullanımında olduğu konusunda şerh verildiği,ancak 466 sayılı parselin, orman tahdidine itiraz davasının da konusu olduğu halde, 466 sayılı parsel hakkında karar verilmediği anlaşılmakla, 466 sayılı parselin eldeki orman tahdidine itiraz davasının konusu olduğu göz önünde bulundurularak bu parsel hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün 466 sayılı parsel yönünden BOZULMASINA” karar verilmiştir.
DAVACI … … MİRASÇILARI … VE ARK. VEKİLİ” tarafından süresi içinde kararın düzeltilmesi istenilmesi üzerine, Dairemizin “27/05/2008” gün ve “2008/4517-7803” sayılı ilamıyla karar düzeltme istemleri reddedilmiştir. Bu kez, “… MİRASÇISI … vekili tarafından …’ın 09/10/2001 tarihinde öldüğü, ancak kendilerinin davadan … haberleri olduğu, kararın kendilerine tebliği edilip temyiz … tanınmamasının doğru olmadığı ileri sürülerek, yerel mahkeme kararı duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
… MİRASÇISI … vekilinin süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davacının duruşma isteminin tebligat gideri eksik olduğundan H.Y.U.Y.’nın 438/I. maddesi uyarınca reddine, temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildi.
Yapılan incelemede, … adına … … …’ın, …, … ve … … aleyhine açtığı Kadastro Mahkemesinde açtığı kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucu, Kadastro Mahkemesinin 1996/193-1999/1sayılı kararı ile 466 parselin tespit gibi tesciline karar verildiği, oysa …’ın 3402 Sayılı Yasanın 31. madde çerçevesinde usule uygun vekaletname ile açılmış davasının bulunmadığı gibi, yine 466 sayılı parselin aynı zamanda … …’nın kadastro mahkemesinin 1988/262, yine … …’nın Kadastro Mahkemesinin 1988/260 sayılı esasında, orman kadastrosunun iptali istemiyle açtıkları davasının konusu olduğu dahi gözetildiğinde, … adına … … …’ın açtığı davada, Kadastro Mahkemesince 1996/193-1999/1sayılı karar ile 466 parsel hakkında verilen tescil kararının, kadastro tespit tutanağını kesinleştirmeyeceği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, …’ın 3402 Sayılı Yasanın 31. madde çerçevesinde usule uygun vekaletname ile açılmış davası bulunmadığından … MİRASÇISI … VEKİLİ’nin esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, yerel mahkemece, …’ın usule uygun açılmış davası bulunmadığı halde, hüküm yerinde …’ın yargılama giderleri harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
1-) Hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “Harçlar Kanununa göre alınması gerekli olan 16,50 YTL nin …’tan alınarak hazineye irat kaydına” cümlesinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “Harçlar Kanununa göre alınması gerekli olan 16,50.- YTL’nin … ADINA DAVA AÇAN … … …’tan alınarak hazineye irat kaydına”
2- Hüküm fıkrasının, 7. bendindeki “Davalı Hazine ve Orman İdaresi kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ayrı ayrı 250.00.- YTL’nin … … mirasçıları,
… ve … …’dan müteselsilen ve müştereken alınarak hazine ve orman idaresine verilmesine” cümlesi hükümden tamamen çıkarılarak bunun yerine, “Davalı Hazine ve Orman İdaresi kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ayrı ayrı 250 YTL’nin … ADINA DAVA AÇAN … … …, … … mirasçıları ve … …’dan müteselsilen ve müştereken alınarak Hazine ve Orman İdaresine verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine,
3-) Hüküm fıkrasının, 8. bendindeki “Davacıların yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına” cümlesi hükümden tamamen çıkarılarak bunun yerine, “… ADINA DAVA AÇAN … … … ile davacılar … … mirasçıları ve … …’nın yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine,
4-) Hüküm fıkrasının, 9. bendindeki “Orman İdaresi tarafından yatırılan 205,50.- YTL ile Hazine tarafından yatırılan 199,50.- YTL keşif ve bilirkişi giderinin davacılar … … mirasçıları, … ve … …’dan müteselsilen ve müştereken alınarak Hazine ve Orman İdaresine verilmesine” cümlesi hükümden tamamen çıkarılarak bunun yerine, “Orman İdaresi tarafından yatırılan 205,50.- YTL ile Hazine tarafından yatırılan 199,50.- YTL keşif ve bilirkişi giderinin … ADINA DAVA AÇAN … … …, … … mirasçıları ve … … mirasçılarından müteselsilen ve müştereken alınarak Hazine ve Orman İdaresine verilmesine”cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/09/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.