Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/9069 E. 2008/11514 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9069
KARAR NO : 2008/11514
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve tespit harici orman olarak bırakılan yerin adına tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi avacı … ve davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 137 Ada 48 ve 49 parsel sayılı sırasıyla 2839.06 m2 ve 4288.47 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar çalılık niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazların kendisine ait tarla olduğu, ayrıca kendisine ait bir kısım tarlaların da orman sınırı içinde kaldığı ve ormana terk edildiği, adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 48 ve 49 parsellerin Hazine adına yapılan tesbitinin iptali ile davacı … adına tapuya tesciline, davacının orman sınırı içinde kalan taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz ve tespit harici orman olarak bırakılan yerin adına tescili istemine ilişkindir..
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması yapılmış ve 21.08.1978 tarihinde ilan edilmiş, ekip çalışmalarına yapılan itirazlar komisyonca incelenip karara bağlanmadan 6831 Sayılı Yasada değişiklik yapıldığı, daha sonra 3302 sayılı yasaya göre aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılmış,16.04.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
1) Davacı vekilinin temyiz istemi bakımından; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan ziraat bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazların bitki örtüsü ve fiili durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının incelenmesinde, ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı için çalılık niteliği ile Hazine adına tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Tutanak bilirkişileri ve davacının zilyetlik tanıkları dinlenmemiş, mahalli bilirkişiden taşınmazların imar ve ihya edilip edilmediği edilmişse; kim tarafından imar ve ihya edildiği ve zilyetliğin kimden kime ne şekilde geçtiği sorulmamış, davada hazine taraf olduğu halde davacı lehine 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır.
Bu nedenle mahkemece yeniden yapılacak keşifte; davacı lehine zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, dikme yoluyla mı yoksa aşılama yoluyla mı yetiştirildiği, taşınmazın eğimi, … yapısı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; tutanak bilirkişileri de dinlenerek, davacının tanıkları ile veya mahalli bilirkişi ile beyanları arasında çelişki var ise, bu çelişkiler giderilmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ :1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin ve Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 22.09.2008 günü oybirliği ile karar verildi.