Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6817 E. 2023/531 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6817
KARAR NO : 2023/531
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili, davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

ASIL DOSYA
I. DAVA
Davacılar vekili, muris …’ün vefatından önce … Mahallesi 702 ada 10 parseldeki 2/5 hissesinin ve 703 ada 9 parselin intifa hakkını üzerinde tutmak suretiyle Türkiye Diyanet Vakfına bağışladığını, Konya ili, Meram ilçesi, Selam Mahallesi 703 ada 16 parseldeki 1/2 payını, aynı yer … Mahallesi 26779 ada 35 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan D blok zemin kat 3 numaralı bağımsız bölümü, … ilçesi, Yukarıbahçelievler Mahallesi 4304 ada 3 parsel taşınmaz üzerinde bulunan bodrum kat 1 numaralı bağımsız bölümü satarak buradan elde ettiği geliri davalı … Vakfına bağışladığını, …r Mahallesi 4304 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin kat 2 No’lu bağımsız bölümü ise davalı Fatih Kültür ve Eğitim Vakfına bağışladığını, muristen davacılara intikal eden başkaca menkul ve gayrimenkul olmadığını, murisin yapmış olduğu karşılıksız kazandırmaların mirasçıların mahfuz hissesini ihlal ettiği miktarda tenkise tabi olduğunu, muris …’ün terekesinin aktif ve pasifi ile sağlığında nerelere kazandırmada bulunduğunun …Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/15 sayılı tereke dosyasında yaptırdıkları tespit ile öğrenmiş bulunduklarını öne sürerek murisin terekesinin belirlenerek davacı mirasçıların saklı paylarının iadesi ve yapılan bağışlamaların indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde, müvekkilinin bir hayır ve hizmet kuruluşu olduğunu, mal varlığını hayırsever vatandaşların nakdi ve ayni bağışları oluşturduğunu, müvekkiline bağışta bulunmak isteyen vatandaşların kendi serbest ve hür iradeleriyle müracaat ederek bağış yaptıklarını, müvekkilinin bağışta bulunulması konusunda telkinde bulunmasının, yönlendirmesinin, inançların sömürülüp kullanılması iddiasının davacı yanın hezeyanlarının bir ürünü olup kabul edilemeyeceğini, tenkis davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini öne sürerek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı … cevap dilekçesinde; murisin davacılara karşı art niyet taşımadan mal varlığında bulunan gayrimenkulleri yasalar çerçevesinde hakkaniyete uygun ölçüde bağışladığını, söz konusu olay değerlendirilirken murisin dava konusu taşınmazı temlikinde davalıların yapmış olduğu hizmetler murisin yaşamı boyunca davalılar ile ilgili hassas yaklaşımları neticesinde taşınmazın devrini yaptığının kabulü gerektiğini, ayrıcı murisin yapmış olduğu bağışlama neticesinde davanın aksi sonuçlanmasının müvekkilini mağdur edeceğini öne sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/164-14 E.K. sayılı dosyanın 13.11.2018’de eldeki dosyayla birleştirilmesine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2018/199 Esas, 2020/225 Karar sayılı kararında murisin mirasçılarına sağlığında herhangi bir kazandırım yapmadığı gibi, tüm malvarlığını bağış ve devirler yoluyla elden çıkarmak suretiyle ölümünden sonra da mirasçılarına hiç bir hak bırakmadığı, davacıların saklı paylarının ihlal edildiği ve saklı payı ihlal etme kastının varlığının bulunduğu gerekçesiyle,TMK’nın 564. maddesi uyarınca yapılan oranlama ile asıl davanın kabulüyle davalı …’ndan 209.433,72’er TL tenkis alacağının tercih tarihi 24.11.2016’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, 67.168,08’er TL tenkis alacağının tercih tarihi 24.11.2016’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, birleştirilen Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/164 Esas sayılı dosya yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili, davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde, murisin davaya konu tasarrufları saklı payı ihlal kastıyla yapıp yapmadığının araştırılmadığını, murisin mallarının bir kısmını sağlığında satarak elde ettiği geliri cami yapımına harcadığını ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edemediğini, terekenin hatalı tespit edildiğini, murisin hayatta iken sattığı malların terekeye ve tenkis hesabına dahil edilmemesi gerektiğini, davalıların yargılama giderlerinden müşterek ve mütesilsilen sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, harç ve yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektirdiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin yasaya aykırı olup tercih hakkını paradan yana kullandıklarını, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline ve davacıların belirlenen miktardaki parayı davalıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, karar tarihine yakın belirlenen bedele tercih tarihinden itibaren faiz işletilmesi hakkaniyete ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf incelemesi talebinde bulunmuştur.

2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin tenkise tabi taşınmazın niteliğinin bölünüp bölünemediği, bölündüğü halde değer kaybedip kaybetmediği hususunu incelenmeden hüküm kurduğunu, taşınmazın karar tarihindeki değeri esas alınarak ödenmesi gereken miktarın belirlendiğini, davalı vakfın ödemesi gerekenden fazlaca bir miktarı ödemek durumunda kalacağı ve zarara uğrayacağını, hükme konu alacaklar hakkında davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalı olduğunu, eğitim ve kültür alanlarında faaliyet gösteren hayır derneği niteliğinde davaya konu olunan taşınmazlar hayırsever bir vatandaş tarafından derneğe bağışlanmış ve hayır işlerinde kullanılmış olduğu, saklı payların ihlal edildiğinin bilme imkanı bağışlama tarihi itibariyle mümkün olmadığını, hiçbir kusurları olmadığını, geri iade borcunun yüksek değer üzerinden hatalı şekilde hesaplandığını belirterek istinaf incelemesi talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili, davalı … vekili istinaf başvuru dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ile bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 565. maddesinde; “Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir: 1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi, 2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar, 3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar, 4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar. “

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 564. maddesinde; “Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir. Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1.Davalı … vekili Av. …, 23.02.2022 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat etmiş; dosyada mevcut 26.12.2013 tarihli ve 26314 yevmiye numaralı vekaletnamesinde temyizden feragate yetkili bulunduğu anlaşılmış olmakla, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Murisin, Konya ili, Meram ilçesi, Selam Mahallesi 703 ada 16 parseldeki 1/2 payını 06.05.2005’te, aynı yer Alavardı Mahallesi 26779 ada 35 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan D blok zemin kat 3 numaralı bağımsız bölümü 27.01.2003’te, Ankara ili, Çankaya ilçesi, Yukarıbahçelievler Mahallesi 4304 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bodrum kat 1 numaralı bağımsız bölümü 07.04.2003’te dava dışı üçüncü kişilere satarak buradan elde ettiği geliri davalı …’na bağışladığı iddia edilmişse de bu iddianın ispatlandığı söylenemez.

3. Muris 702 ada 10 parseldeki 2/5 hissesini ve 703 ada 9 parseli intifa hakkını üzerinde tutmak suretiyle 19.06.2000’de Türkiye Diyanet Vakfına bağışlamıştır. Gerçekleştirilen temliğin tenkise tabi tutulması için, mahfuz hisse kurallarını bertaraf etmek kastıyla yapıldığının aşikar olması gerekir. Dosyada sağlararası tasarrufla yapılan temliğin tenkise tabi nitelikte kazandırma olduğuna ilişkin kanıt bulunmamaktadır. O halde bu davalı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda 1. numaralı bentte açıklanan nedenlerle feragat nedeniyle davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2. Yukarıda 2. ve 3. Numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,

3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

4. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
Yasa Koyucu bazı yasal mirasçıların miras paylarının belirli bir kısmı üzerinde miras bırakanın iradesi ile bertaraf edilmeyen bir hak tanımayı zorunlu kılmıştır. Başka bir deyişle murisin tasarruf ehliyeti mahfuz hisseli mirasçılar yönünden kısıtlanmıştır. Tenkis saklı paya müdahale olması halinde bu hakkı ihlal edilenlerin açtığı hakkın korunmasına ilişkin bir davadır.

TMK’nın 560 ve 562 nci maddelerinde düzenlenen – Tenkis davası- miras bırakanın saklı paylarını zedeleyen gerek ölüme bağlı ve gerekse sağlar arası kazandırmaların kural olarak miras bırakanın tasarruf edebileceği sınıra çekilmesini amaçlayan öncesine etkili yenilik doğurucu davalardandır.

Somut olay bakımından davacılar annelerinin 19.07.2012 tarihinde öldüğünü, ölümünden önce tüm taşınmazlarını satış ve bağış suretiyle davalı vakıflara bıraktığını, satış yaptıkları taşınmazlarının satış bedellerini Diyanet Vakfı cami yapımı için yine bağış yaptığını saklı paylarının tenkis suretiyle tespitini talep etmişlerdir.

Sunulan veraset ilamı gereği muris annenin 1964 yılında boşandığı davacıların ilk eşinden olma çocukları olduğu murisin ikinci evliliğini yaptığı başka mirasçısının olmadığı anlaşılmaktadır.

Dinlenen davacı tanıkları murisin tüm mal varlığını bağışladığını Köyceğizde küçük bir ev olduğunu, onun da kime ait olduğunu bilmediklerini beyan etmişlerdir.

Dosyada mevcut tapu kayıtlarından, 703 ada 9 parsel 702 ada 10 parseller 19.06.2000 tarihinde Diyanet Vakfına bağışlandığı 1368 ada 35 parsel D Blok zemin kat 3 No.lu bağımsız bölüm, 27.10.2003 tarihinde dava dışı İsmail Yağcı’ya satıldığı 703 ada 16 parsel ½ hisse 06.05.2005 tarihinde 3. kişiye satıldığı, 4304 ada 3 parsel zemin kat 2 No.lu bağımsız bölümün 17.08.1983 tarihinde Fatih Kültür Vakfı’na bağışlandığı görülmüştür.

Mahkemece tenkis yönünden verilen karar davalı vekillerince temyiz edilmiş daha sonra Fatih Kültür ve Eğitim Vakfı temyizden feragat etmiştir. Bu nedenle 4304 ada 3 parsel 2 No.lu bağımsız bölüm inceleme konusu yapılmamıştır.

27.10.2003 tarihli 3 No.lu bağımsız bölüm satışının saklı paylara müdahale amacı ile yapıldığı ayrıca bu bedelin vakfa verildiği camiye harcandığı hususu, ispat yükü davacılarda olmakla ispat edilememiştir. Yine 06.05.2005 satış tarihli 703 ada 16 parsel yönünden de ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu iki taşınmaz yönünden davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış sayın çoğunluğun bozma görüşüne katıldığımızı belirtmek isteriz.

Dava konusu 702 ada 10 parsel ve 703 ada 9 parsel yönünden 19.06.200 tarihli bağışlamaların saklı payı bertaraf etmek amaçlı olduğu, murisin başkaca mal varlığı bulunmadığı, murisin ilk eşinden boşandığında davacı çocuklarının yaşlarının küçük olduğu ve ikinci evliliğini yaptığı çocuklarına hiç mal bırakmaması saklı payı zedelemesinin subjektif ve objektif unsurlarını birlikte barındırdığı bu iki taşınmaz yönünden davanın kabulüne tenkislere göre işlem yapılmasının doğru olup kararın bu iki parsele yönelik “bozulması” yönündeki sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmadığımız yönündeki azınlık oyumuzdur.