Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4308 E. 2009/6584 K. 15.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4308
KARAR NO : 2009/6584
KARAR TARİHİ : 15.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.07.2005 gün 2005/4709 – 9553 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Köyü, 109 ada 5 parsel (22.780 m2) hakkında Hazinenin orman savıyla açtığı tapu iptali tescil davası ile tespit maliki … ‘in açtığı orman tahdidine itiraz davası sonunda taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmişse de, yörede yapılan ve 28.05.1986 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunun, taşınmazın bulunduğu … Köyünde ilan edilip edilmediğinin dosyada anlaşılamadığı gibi, uzman bilirkişi incelemesinde de orman kadastro haritasının en eski tarihli memmleket haritasının uygulanmasının yeterli olmadığı” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine, orman tahdidine itiraz davasının kabulüne, 5 parselin davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.10.2008 gün 9419-13412 sayılı kararıyla “orman tahdidinin iptaline karar verilmişse de, hangi orman sınır noktaları arasında kalan taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verildiğinin açıklanmadığı ve taşınmaz zaten davacı adına tapuda kayıtlı olduğu halde yeniden tescile karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kısa kararla gerekçeli kararın da farklı olduğu” açıklanmak suretiyle bozulduktan sonra, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil ile orman tahdidine itiraz davası niteliğindedir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı adına tapu kaydı bulunduğu belirlenerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma inceleme hükme yeterli değildir.
Çekişmeli 109 ada 5 parsel 2001 yılında yapılan kadastro sırasında … 1961 tarih 20 numaralı tapu kaydına dayanılarak … adına tespit edilmiştir. Tespite esas alınan tapu kaydı Mart 1951 yılı 8 numaralı sicilden gelmekte olup, 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre oluşmuştur. Tapu kaydı 18500 m2 yüzölçümünde Kuzey, Batı ve Doğusu Mera ve Meşelik; Güneyi P.9 numaralı Hazine yeri okumakta olup değişir sınırlar içerdiği ve miktarından fazla olarak 22780 m2 yüzölçümüyle çekişmeli taşınmaza revizyon gördüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece tapu krokisi getirtildiği halde, keşif sırasında mahalline uygulanmadan ve yüzölçümü ile geçerli kapsamı belirlenmeden ve kayıt miktar fazlası … yönünden zilyedlikle kazanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılmadan karar verilmiş olması nedeniyle önceki bozma kararlarının gerekleri yerine getirilmemiştir. Taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastro çalışması yapılarak, taşınmazın “Hanikale Devlet Ormanı” olarak sınırlandırılmış olması nedeniyle tespit maliki tarafından orman kadastrosuna itiraz edilmişse de, Orman İşletme Müdürlüğünden gönderilen 16.01.2008 tarihli yazıdan, çalışmanın o tarihte henüz ilan edilmediği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile tutanağın düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde yeniden yapılacak keşif sonucu orman ya da orman içi açıklık olmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile dava tarihinden önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları, orijinal renkli memleket haritaları ve kesinleşmemiş tahdit haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan veya orman rejimine girmiş (15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği madde 26) yerlerden yada 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 17/1. maddesi gereğince orman yetiştirilmek üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen arazi ya da başka bir amaçla kamu hizmetine tahsis edilen arazi, imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamaz. H.G.K. 03.06.1998 gün 1998/8-347-394 ve 12.12.2001 gün 2001/20-118-1156 S.K.),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasanın 17/2. md. H.G.K. 25.04.2001 gün 2001/20-390-396 S.K.),
4) Tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) Kadastro (Tapulama) mahkemesince orman sayılan yer olması nedeniyle hükmen tescil harici bırakılan yerlerden olduğunun (Bu tür yerler, Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve 2. fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması zorunludur.) anlaşılması (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararları), hallerinde, özel ve tüzel kişiler adlarına özel mülk niteliğiyle tapuya tescil edilemeyeceğinden başka bir araştırmaya gerek olmadan kişilerin davasının reddine karar verilmelidir.
Somut olayın özelliği gözönünde bulundurularak ayrıca keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değilse dayanılan tapu kaydının haritası uygulanmalı, tapunun başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, kapsamı 3402 sayılı yasanın 20 ve 21.maddelerine göre belirlenmeli,kayıt miktar fazlası bölüm varsa zilyedlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı,taşınmaz tapu kayıt kapsamında kalsa bile 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesi gereğinc hak sahibi tarafından tapu kaydı niteliğine uygun olarak kullanılmayan yerlerde tapu kaydına değer verilemeyeceği düşünülmeli, komşu parsellere ve özellikle doğuda … Mahallesi çalışma alanında kalan taşınmazların ada parsel numaraları belirlenerek bunlara ait tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek bilirikişi, tanık sözleri denetlenmeli,komşu 109 ada 4 parselin tespiti davalı olmakla dava sonucu araştırılarak hükmen oluşan tapu kaydı getirtilmeli, 2008 yılından sonra orman kadastro çalışmasının ilan edilip edilmediği tekrar araştırılmalı,
Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.