Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7234 E. 2008/10146 K. 08.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7234
KARAR NO : 2008/10146
KARAR TARİHİ : 08.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, … Beldesi 626-630-637-638-640-641 parsel sayılı taşınmazların tamamının öncesinin orman olduğunu; yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece,” davanın kabulüne çekişmeli parsellerin 6831SY.nın 2/B m.si ile OS ları dışına çıkarıldığı anlaşıldığından davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline,tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz orman tahdit sınırları içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 21.05.1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş 2/B madde uygulama haritasına dayalı olarak yöntemince yapılan uygulama ve araştırmanda çekişmeli taşınmazların tamamının kesinleşen 2/B madde uygulama alanında olduğu anlaşıldığına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hazinenin temyiz itirazlarına gelince yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. H.Y.U.Y.nın 94.maddesinde davayı kabul eden tarafın da mahkum olmuş gibi mahkeme masraflarını ödemeye mecbur olduğu açıklandıktan sonra aleyhine hüküm kurulan tarafın hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması halinde mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.Anılan yasa hükmü bir istisna maddesi olup davanın kabulü durumunda ve belirtilen şartların oluşması halinde uygulanabilir. Temyize konu davada davanın kabulü gibi bir durum söz konusu değildir. Karar açıklanan yönden doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek

onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz orman tahdit sınırları içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre taktiren 720.00.-YTL vekalet ücretinin ve 332.10.-YTL mahkeme masraflarının davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASI gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine,
2) Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın düzeltilerek ONANMASINA, Harçlar Yasasının 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.