YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38149
KARAR NO : 2023/1890
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/259 Esas, 2018/406 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2019/608 Esas, 2019/1287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/16663 Esas, 2022/2422 sayılı Kararı ile özetle;
”Sanığın, silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan müdafii yardımından faydalandırılmadan yargılanıp silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verildiği görüldüğünden, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi gereğince re’sen bir müdafii görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun niteliği dikkate alındığında, CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak biçimde CMK 150/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca … 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
4. … 18. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 06.09.2022 tarihli ve 2022/221 Esas, 2022/270 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının(aleyhe) temyiz istemleri özetle;
1. Söz konusu gerekçenin TCK’nın 135-140, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 6, Anayasanın 20 ve 35 ve AİHS 8 ve 1 nolu protokolün 1. maddesine açıkça aykırı olduğuna,
2.Talimattan bilgi sahibi olduğunun kanıtlanamadığına ve talimat dönemi para çekimi yaptığına,
3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine,
4. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
5. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
6. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
7. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
8. Dosyada mevcut ve toplanan deliller uyarınca sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğu, hakkında indirim yapılmasını gerektirecek hukuki bir durumun bulunmadığı ve hakkında TCK 220/7 maddesinin uygulanmasına gerek bulunmadığına(aleyhe),
9. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Açılan dava, sanık savunması, Bank … bilirkişi raporu, HTS kayıtları, Yargıtayın emsal kararları ve dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde; sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması talebi ile iddianame düzenlendiği, yapılan yargılama neticesinde sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesinin mütalaa edildiği, sanığın Bankasya hesap hareketleri üzerinden hazırlanan 10.12.2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; sanığın banka nezdinde daha önce hesabı bulunmazken, örgütün ilk çağrı tarihine uygun biçimde 14.01.2014 tarihinde katılım hesabı açtığı, yatırdığı 200 TL parayı sekiz … sonra vadesinden önce çekerek hesabı kapattığı, daha sonra yine örgütün ikinci çağrı dönemine uygun biçimde 04.09.2014 tarihinde hesabına 3000 TL para yatırdığı ve bu parayı da kısa süre sonra 16.10.2014 tarihinde çekerek hesabında para bırakmadığı, anılan bu para yatırma ve para çekme hareketlerinden başka hiçbir hesap hareketliliğinin de bulunmadığı görülmüş ve rutin bankacılık işlemi olmadığı değerlendirilmiş, yapılan yargılama neticesinde; sanığın kullandığı gsm numarasına ilişkin HTS kayıtlarının incelenmesinde; KHK kapsamında kapatılmasına karar verilen Çakırağa Özel Eğitim Kurumları, Tulü Özel Eğitim Kurumları, Işık Yayıncılık, Kimse Yokmu Derneği, Gonca Dergisi, Bankasya Katılım Bankası, Körfez Dershanesi gibi kurumlar ile ve örgüt üyesi şüpheliler ile yoğun ve kesintisiz irtibat halinde olduğunun tespit edildiği,
bu noktada ortaya konan hususlar mahkemece örgütsel hiyerarşide yer aldığı yönünden değerlendirme konusu yapılmamışsa da; örgüt liderinin, talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank …’daki hesabına para yatıran sanığın eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı, sanığın Bank … kayıtlarından bilirkişinin sunmuş olduğu rapordan bu şekilde örgütsel tavır sergilediği, tüm bu veriler ışığında sanığın Bank … hesap hareketlerinin örgüt lehine Bank Asyanın kurtarılması çağrısına karşılık verme şeklinde olduğu anlaşılmış, sonuç olarak; sanığın eylemlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte terör örgütü elebaşısının çağrısı üzerine örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme şeklinde bankacılık işlemleri olduğunun mahkememizce anlaşılması karşısında, yapılan yargılama, açıklanan gerekçe, toplanan deliller ve belirtilen fiiller nazarında sanığın alt sınırdan olmak suretiyle 5237 sayılı TCK 220/7 delaletiyle 314/2 hükmüne istinaden alt sınırdan temel ceza belirlenmiş, 5237 sayılı TCK 220/7-son gereğince sanığın hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etmesi ve yardımın niteliği ve kapsamı dikkate alınarak takdiren indirime gidilmiş, 3713 sayılı TMK 3 delaletiyle TMK 5/1. maddeleri kapsamında cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, TCK’ nun 62. maddesi uyarınca sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları ile verilecek cezanın sanık üzerindeki gelecekteki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmasına karar verilerek üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütüne yardım etme suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2) bendinde gösterilen nedenle isabet bulunmamıştır.
2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceğinde kuşku bulunmamakta ise de, Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, yatırdığı paraları çok kısa süre içinde çekerek hesabı kapattığı dikkate alındığında Bank … nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri dışında değerlendirilemeyeceği, savunmasının aksine başkaca delil edilememiş olması karşısında sanığın örgüte yardım etme kastı ile hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak delillerle ispat edilememiş olmasına göre atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 18. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 06.09.2022 tarihli ve 2022/221 Esas, 2022/270 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.