Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9217 E. 2023/2039 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9217
KARAR NO : 2023/2039
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İİK 89/1 ve İİK 89/2 nci haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi 3. kişi şikayet dilekçesinde; İİK 89/1 ve İİK 89/2 inci haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, şikayetçinin 72 yaşında olduğunu ve okur yazar olmadığını, imza atabilecek durumda olmadığını, okur yazar olmayan kişinin komşular eşliğinde sol baş parmağının basılması gerektiğinin tebliğ mazbatasına ise herhangi parmağı ile batırıldığı ve kimin huzurunda tebligat yapıldığının ayrıca bu kişinin de imzası alınmak suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken usule göre tebliğ işlemi yapılmadığını ileri sürerek tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi 03.03.2021 olarak düzeltilmesini, üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğinin yok hükmünde sayılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, tebliğ mazbatasında görüldüğü üzere şikayetçinin okuma yazma bilmediğini hiçbir şekilde beyan etmemiş olduğunu ve imza atarak tebligatları aldığını, okuma yazma bilmediğini iddia eden muhatabın tebligatı imzalayarak almasından sonra okuma yazma bilmediği gerekçesini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı 3. kişinin kendisine gelen İİK 89/1 ve 2 haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatları bizzat tebliğ aldığı ve tebliğ mazbatalarını imzaladığı, posta memuruna okuma yazma bilmediği ve imza atamadığına dair bir beyanının olmadığı, yapılan tebliğ işlemlerinin usule uygun olarak yapıldığı, bu nedenle süresinde itiraz da edilmediğinden 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı ve 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ işleminin de usulsüzlüğünün ileri sürülmediği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi istinaf dilekçesinde; icra dosyası bulunamadığından ulaşabildikleri kadarıyla incelemiş oldukları İİK 89/2 haciz ihbarnamesi mazbatasında ‘Gösterilen adreste bizzat muhatabın kendisine tebliğ edildi. 13.03.2019’ şerhi düşülerek şikayetçiden imzasının alındığını,şikayetçi …’ın 72 yaşında olup okur yazar olmadığını, posta memurundan ne aldığının farkında olmadığını, Tebligat Kanunu 24. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerektiğini, yanındaki herhangi bir kişinin şahitliği olmaksızın tebligatın usulsuz bir şekilde tebliğ edildiğini, hiçbir suretle imza kullanmadığını, şikayetçinin imza kabiliyeti olmayıp parmak bastığını, dava dilekçe ekinde bulunan vekaletnameden görüleceği üzere parmak basarak, 2 şahit huzurunda vekaletname verdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin şikayetçiye bizzat tebliğ edildiği, tebligatlardaki imzalara yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, üçüncü haciz ihbarnamesinin ve 103 davetiyelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğine dair herhangi bir iddia ileri sürülmediğinden, üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi esas alındığında icra mahkemesine başvurunun yasal 7 günlük süreden sonra olduğu,bu gerekçeye göre ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile şikayetçinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle birlikte tebligat içeriğinden 03.03.2021 tarihinde haberdar olduğunu, bu tarih ile dava açma tarihindeki süreye bakılması gerekirken şikayetin süreden reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 89/1 ve İİK 89/2 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi, üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğinin yok hükmünde sayılması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 89/1, 2, 3

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.