Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1336 E. 2023/1129 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1336
KARAR NO : 2023/1129
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardan beri Almanya’da ikamet ettiğini, davalılar ile Almanya’ya gitmeden önce samimi olduklarını, …’ye taşındıklarında müvekkili ile komşu olduklarını, bu ve benzeri sebeplerle aralarındaki samimiyetin arttığını, müvekkilinin 2011 yılında izne geldiğinde davalı …’nın, müvekkilinin halası ile birlikte hissedar oldukları bir kısmı imar görmüş bir kısmı tarla vasfındaki taşınmazlar üzerine inşaat yapılması halinde karşılıklı olarak kazanç sağlayacaklarını ve bu sayede kendisinin de kalkınacağını anlatarak müvekkilini ikna ettiğini, müvekkilinin … ili, … ilçesi, … … Mahallesi, 1351 ada, 17 parselde tarla vasfında, … ili, … ilçesi, … … Mahallesi, 1842 ada, 12,13,14,15 ve 17 parsellerde tapuya kayıtlı arsa vasfındaki taşınmazlarda kat mülkiyeti, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz satışı, vergi işleri takip yetkisini içeren … 1. Noterliğinin 19.10.2011 tarih 5475 yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletname düzenleyerek …’ya teslim ettiğini, müvekkilinin 1 yıl sonra izne döndüğünü, hiçbir işlemin yapılmadığını gördüğünü, bunun sebebini davalıya sorduğunda verilen vekaletnamenin yetersiz olduğunu, taşınmazların kendi adına devredilmesi gerektiğini ancak bu şekilde inşaatlara başlanabileceğini söyleyerek, müvekkili ve halası dava dışı malik … Aydınoğlu’na ait tüm bu taşınmazların tapuda bedelsiz olarak 26.07.2012 tarihinde davalı … adına devrinin yapıldığını, adi yazılı olarak düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, toplam 33 daireden müvekkiline toplam 8 daire olmak üzere 4 adedinin anahtar teslim, 4 adedinin ise kabası, dış cephe doğramaları ve giriş kapısı tamam olacak şekilde verilmesinin kararlaştırıldığını, fazla daire yapılması halinde ise %30’unun arsa sahiplerine ait olacağını, boş kalan arsalarında arsa maliklerine iade edileceğinin kararlaştırıldığını ancak davalı …’nın hileli yollarla adına tapuda devraldığı taşınmazların bir parselini kızı …’a, bir kısım parselleri de kızı … …’ya tapuda bedelsiz olarak intikal ettirdiğini, babaları … ile birlikte hareket edip iyiniyetli olmadıklarından, davalı …’nın tazminat yönünden, …’ın tescil edilen taşınmaz yönünden müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini, sözleşmeye göre müvekkiline verilmesi gereken ancak verilmeyen 1 adet anahtar teslim daire karşılığı 150.000,00 TL, 1 adet kaba inşaat halinde daire karşılığı 100.000,00 TL, mahallinde yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, müvekkiline teslim edilen 6 adet daireden 3 tanesindeki eksik işlerin bedeli 56.500,00 TL, 33 yerine 39 tane bağımsız bölüm yapılmış olması nedeniyle müvekkiline verilmesi gereken 2 adet bağımsız bölüm karşılığı şimdilik 193.500,00 TL olmak üzere 500.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile üzerinde yapı bulunmayan 1842 ada 12 parsel (438/512), 15 parselde (124/263), 17 parselde (439/512) ve 1351 ada 58 parselde 438/512) paya ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davacının halası Nezife Aydınoğlu’nun hiçbir itiraz ileri sürmediğini, davacının sonradan pürüz çıkardığını, davacının 6 adet daire aldığını, bunların 3 tanesini sattığını, diğer üç tanesinin de kendi mülkiyetinin bulunduğunu, toplam 6 adet dairenin 750.000,00 TL değerinde olduğunu, müvekkili … yönünden davanın reddini ve diğer davalılar … ve … …’nın herhangi bir husumetinin bulunmadığını belirterek bu davalılar yönünden husumet yönünden reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; taşınmazların davalı …’ya devrinden sonra … ili, … ilçesi, … Mahallesi1351 ada 17 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın 1351 ada 157,158,159,160 ve 161 parseller halinde ifraz gördüğü, 157 parseldeki 1,2,3,4,5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin davacı adına tescil edildiği, 2,4 ve 6 no.lu bağımsız bölümler davacı tarafından satıldığı, 1351 ada 158 parselin davalı … adına boş arsa olarak tescil edildiği, 159 ve 160 sayılı parsellerin belediyeye hibe edildiği, 161 parsel sayılı taşınmaz yeniden ifraz görerek 169, 17 ve 171 parsel olarak tescil edildiği, 169 ve 171 parsellerin belediyeye hibe edildiği, 170 parsel üzerindeki 9 no.lu bağımsız bölümün ise davalı … tarafından kızı davalı …’ya devredildiği, taşınmazlardan 1842 ada 13 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 15 parselin ise 145/263 hissesinin davalı … adına tescilli olup, 12 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından kızı …’a devredildiği, davacıya anahtar teslimi şeklinde teslim edilmesi gereken 4 dairenin 3’ünü eksik teslim edildiği, 1 adedinin ise hiç teslim edilmediği, davacıya kaba inşaat halinde teslim edilmesi gereken 4 dairenin de aynı şekilde 3’ünün eksik şekilde teslim edildiği, 1 adedinin ise hiç teslim edilmediği, fazladan yapılmış 6 daireden davacının hissesine düşen miktarın 229.500,00 TL, hiç teslim edilmeyen anahtar teslimi şeklindeki daireden 150.000,00 TL, hiç teslim edilmeyen kaba inşaat şeklindeki daireden 80.000,00 TL ve eksik imalat bedeli olan 56.500,00 TL olmak üzere toplam 516.000,00 TL’nin davacıya ödenmesi gerektiği, sözleşme gereğince artık niteliğindeki taşınmazların mal sahibine iade edileceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu 1842 ada 13,15 ve 17 parseller ile 1351 ada 158 parselin halen boş olarak bulundukları, sözleşme gereği yapılan devirler avans niteliğinde olduğundan üçüncü kişinin iyiniyet iddiası dinlenilmeden tapu arsa sahibine iade gerektiği belirtilerek tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın kabulüne, … ili … ilçesi … Mahallesi 1842 ada 13 parselin 438/512, 1842 ada 15 sayılı parselin 124/263, 1842 ada 17 sayılı parselin 439/512, 1351 ada 158 sayılı parselin 438/512 oranında hisselerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, tazminat talebinin davalılar … ve … yönünden reddine, … yönünden kabulü ile taleple bağlı kalınarak 500.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihiden itibaren uygulanacak yasal faizi ile davalı …’dan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil kararı verilen taşınmazların davacı tarafından 19.10.2011 tarihinde verilen vekaletname ve 26.07.2012 tarihinde tapuda rızaen yapılan satış işlemi ile müvekkili adına tescil edildiğini, resmi işlemin aksine tapu devrinin avans niteliğinde olduğunun kabulüne olanak bulunmadığını, 1351 ada 170 parselde inşa edilen daire sayısı bilirkişi raporunun aksine 8 adet olup kömürlüğün daire olarak tespiti ile 9 daire yapıldığının belirtildiğini, bu parselde yapılan inşaatta davacının hiç bir hakkı bulunmadığını, 170 parselin, müvekkili … ile … Belediyesi adına hisseli olan 1351 ada 161 parselin imar değişikliği nedeniyle belediyeye hibe edildiğini, bu parselin daha sonra encümen kararı ile müvekkili … … adına … tarafından satın alınan 170 parselde inşa edilen daireler olduğunu, bu nedenle davacının hiç bir hakkı bulunmadığını, anlaşma gereğince inşa edilen 24 adet daireden 8 adedinin davacıya teslim edildiğini, bunların 6 adedinin davacıya, 2 adedinin ise …’ye teslim edildiğini, mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınmaksızın kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme gereğince artık niteliğindeki bina yapılmayan taşınmazların mal sahibine iade edileceği taraflar arasında kararlaştırılmış olduğundan, dava konusu 1842 ada 13, 15 ve 17 parseller ile 1351 ada 158 parseller de halen boş olarak bulunduklarından ve arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan tapu kaydı ya da bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi için inşaatı sözleşme ve ekleri, tasdikli ruhsat ve projesine, imar ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi gerektiği gibi yükleniciye finans temini olanağı sağlamak üzere sözleşmenin başlangıcında ya da aşamalı olarak yapılan tapu devirlerinin avans niteliğinde olup, tapu devredilmiş olsa dahi yüklenici edimini tamamen yerine getirmediği sürece ayni hakkı kazanması mümkün olmayacağından davacının malik olduğu pay da gözetilmek suretiyle tescil kararı verilmiş olmasında ve eksik ifa nedeniyle tazminat isteğinin hüküm altına alınmasında dairemizce de bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesine özetle; davaya konu olan parsellerin gerekçeli kararlarda temliki ile devirlerin avans niteliğinde tapu payı devri yapıldığı bahsedilmiş ise de davaya konu parsellerin davacı …’nün kendi rızası ve verdiği vekaletnamesi ile resmi satış işlemi ile satıldığını, 170 parsel üzerindeki inşa edilen dairelerde davacının hiçbir hakkı ilgisinin bulunmadığını, davacı ve vekilinin müvekkillerimin kendi adına kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen dairelerden de pay talep etmesi hakka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yapılan anlaşma gereği davacının parselleri üzerine inşa edilen 24 adet daireden 8 adedinin teslim edildiğini, teslim edilen 8 adet dairenin davacının hisselerine inşa edilen 24 adet dairelerin %30’nu denk geldiğini, yeniden tapuların geldi gittisi ve tapu kayıtlarına göre inşa edilen daireler üzerinden rapor düzenlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile tazminat taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuku
6098 sayılı TBK 470. vd maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış olsa da tapu devri gerçekleştiğinden adi yazılı sözleşmenin geçerli hale geldiği, 24.08.2017 havale tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu 170 parselin davacı ve dava dışı arsa sahibine ait olan 1351 ada 17 parselin ifrazı sonucu oluştuğu ve bilirkişi raporlarının Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgili davalılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.