YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2340
KARAR NO : 2009/4697
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Damlacık Köyü 979 parsel sayılı 8520 m2 yüzölçümünde davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini, davalının elatmasının önlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölümler üzerindeki elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hükmün davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.04.2007 gün ve 2007/3375-5263 sayılı kararı ile özetle; “Hükme esas alınan uzman bilirkişilerin düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın üzerinde 30 yaşında 10 adet … ağacı, (A) ve (B) harfli bölümler üzerinde pırnal meşeleri ve 15-20 yaşında kızılçamlar bulunduğu, yörede kesinleşen orman kadastro çalışmasında (A) ve (B) harfli 911 m2 ve 1755 m2’lik bölümlerin orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu açıklanarak ekinde bunu gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, uzman bilirkişilerin kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarını ne şekilde uyguladıkları belli olmadığı gibi, bilirkişilerce çizilen 2361 ila 2364 nolu orman tahdit noktalarını gösteren hat ile kesinleşen orman tahdit haritasında aynı orman tahdit noktalarını gösteren hat birbirinde şeklen yön ve mesafe olarak farklıdır. Ayrıca bu noktalara ilişkin poligon en yakın orman tahdit noktaları ile irtibat kurulmadan tamamen bağımsız olarak tek başına olarak çizilmiş olup bu poligonun kesinleşen orman tahdit haritasındaki konumunun doğru olarak gösterilip gösterilmediği hususunda da tereddüte düşülmüştür. Gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın 21.04.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) işaretli 896,72 m2 ve (B) ile gösterilen 1781,55 m2 yüzölçümündeki bölümlerin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölümler üzerindeki elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Yörede 4785 Sayılı Yasa nazara alınarak 1953 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1970 yılında yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.