Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/706 E. 2023/1575 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/706
KARAR NO : 2023/1575
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince alacaklı/ihale alıcısı … aleyhine açılan davanın reddine, şikayetçi borçlunun ihale bedelinin %10 üzerinden hesaplanacak para cezasına mahkumiyetine, dava konusu takip dosyasında taraf sıfatı bulunmadığından … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ek kararı ile mahkeme kararının istinaf başvurusunda bulunan şikayetçi vekiline 11.03.2021 tarihinde tefhim edilmiş olduğu, İİK’nın 363 üncü maddesinde belirtildiği üzere İcra Hukuk Mahkemelerinde istinaf başvuru süresi, kararın tefhimi ya da tebliğinden itibaren on gün olup; istinaf başvurusunun, yasal sürenin sonra ermesinden sonra yapılmış olduğu gerekçesi ile İİK’nın 363, 365 inci maddeleri ve HMK’nın 346 ıncı maddesi gereğince süresi içerisinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli kararı ve 14.04.2021 tarihli ek kararının şikayetçi borçlu ile davalı 3. kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, 3. kişi …’ın söz konusu şikayette davalı olarak yer alamayacağı, bu nedenle istinaf sebepleri de incelenemeyeceği gerekçesi ile …’ın istinaf başvurusunun pasif husumet yokluğundan reddine, gerekçeli kararın şikayetçi borçlu vekilinin yüzüne karşı 11.03.2021 tarihinde tefhim edildiği, süre tutum dilekçesi verilmediği, şikayetçi borçlunun istinaf başvuru dilekçesini tefhim tarihinden itibaren yasal on günlük süreden sonra 08.04.2021 tarihinde verdiği anlaşılmakla mahkemenin borçlunun istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetçi borçlunun 14.04.2021 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu ve davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; müşterek ipotek borçlusu olan kızı …’a satış ilanının tebliğ edilmediğini, satış ilanının tirajı yüksek bir gazetede yapılmamış olması nedeniyle taşınmazın değerinin altında bir bedelle ihale edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı/ihale alıcısı cevap dilekçesinde; satış ilanının borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlunun kızı …’ın ipotek akit tablosunda belirtilen ve satışa konu olmayan 1666 parsel sayılı taşınmazda müşterek malik bulunduğunu ancak anılan taşınmaz ile ilgili şimdilik herhangi bir işlem yapılmadığını, icra dosyasında tüm ihtar ve tebliğlerin usulüne uygun yapıldığını ve yapılan tebligatların bizzat borçlu imzasına teslim edildiğini belirterek şikayetin reddine, şikayetçinin ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanının ilgilileri tebliğ edilmediğine dair iddianın borçlu tarafından ileri sürülemeyeceği gibi borçluya icra emri, dava konusu taşınmazın kıymet takdiri ve satış ilanına ilişkin tebligatların usule uygun olarak tebliğ edildiği, icra müdürlüğünün satış kararında satış ilanının; “Bir gazetede yayınlattırmak sureti ile yapılmasına” karar verildiği ve satış ilanının … … Gazetesi’nde yayınlandığı ve ilanın yeterli olduğu, kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede ihalenin feshini gerektiren şartların bulunmadığı gerekçeleri ile alacaklı/ihale alıcısı … aleyhine açılan davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10 üzerinden hesaplanacak para cezasına mahkumiyetine, …’ın dava konusu takip dosyasında taraf sıfatı bulunmadığından davacı tarafından davalılardan … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli istinaf başvurusunu değerlendirme kararı ile; mahkeme kararının istinaf başvurusunda bulunan davacı vekiline 11.03.2021 tarihinde tefhim edilmiş olduğu, İİK’nın 363 üncü maddesinde belirtildiği üzere İcra Hukuk Mahkemelerinde istinaf başvuru süresi, kararın tefhimi ya da tebliğinden itibaren on gün olup; istinaf başvurusunun yasal sürenin sonra ermesinden sonra yapılmış olduğu gerekçesi ile İİK’nın 363, 365 inci maddeleri ve HMK’nın 346 ncı maddesi gereğince süresi içerisinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ile davalı 3. kişi tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; müşterek ipotek borçlusu olan kızı …’a satış ilanının tebliğ edilmediğini, satış ilanının tirajı yüksek bir gazetede yapılmamış olması nedeniyle taşınmazın değerinin altında bir bedelle ihale edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Şikayetçi borçlu ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararın tüm unsurları ile tefhim edilmediğini, istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlaması gerektiğini, istinaf talebinin süresinde olduğunu ileri sürerek istinaf talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak istinaf nedenlerinin incelenmesini talep etti.

3.Davalı 3. kişi istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, satış aşamasında hukuka aykırı nitelikte hatalar yapıldığını, satış ilanının tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle hem borçlunun hem de müşterek borçlu olarak menfaatinin zedelendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı …’ın söz konusu şikayette davalı olarak yer alamayacağı, bu nedenle istinaf sebeplerinin de incelenemeyeceği gerekçesi ile …’ın istinaf başvurusunun pasif husumet yokluğundan reddine, gerekçeli kararın davacı vekilinin yüzüne karşı 11.03.2021 tarihinde tefhim edildiği, süre tutum dilekçesi verilmediği, davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesini tefhim tarihinden itibaren yasal on günlük süreden sonra 08.04.2021 tarihinde verdiği anlaşılmakla mahkemenin istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin 14.04.2021 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ile davalı 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; esasa ilişkin temyiz itirazları ile birlikte, gerekçeli kararın tüm unsurları ile tefhim edilmediğini, istinaf süresinin gerekçeli karar tebliğinden itibaren başlaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı 3. kişi temyiz dilekçesinde; esasa ilişkin temyiz itirazları ile birlikte, müşterek borçlu olduğundan ihalenin feshedilmesinde menfaati bulunduğunu, zarar gördüğünü, pasif husumet yokluğu nedeniyle istinaf başvurusunun reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 365, 134 üncü madde hükümleri

3. Değerlendirme
1-Şikayetçi borçlu …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar istinaf başvurusunun yasal süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.

2.Temyize gelen …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup 3. kişinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1-Şikayetçi borçlu …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),

2.Temyize gelen …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.