Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13385 E. 2008/17190 K. 02.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13385
KARAR NO : 2008/17190
KARAR TARİHİ : 02.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 16/4/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi DAVACI … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21/10/2008 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşma istemli temyiz eden DAVACI … vekili avukat … geldi, davacı … vekili avukat …, davalı HAZİNE vekili Avukat … ile davalı … YÖNETİMİ vekili Avukat … … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ve maliki olduğu … Köyü 745 parsel sayılı taşınmazın batı yönünde bitişiğinde bulunan yaklaşık 2 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, imar ve ihya ederek 1965 yılından itibaren … sıfatıyla zilyet olduğunu ,üzerinde deliceden aşılanma 30-35 yaşlarında … ağaçları bulunduğunu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir .
Diğer yandan davacı …, aynı taşınmaz hakkında, …’nin taşınmazla ilgisinin bulunmadığını,asıl malikinin kendisi olduğunu ve imar ihya ve zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kazanma koşullarının lehine gerçekleştiğini ileri sürerek adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin2005/1132 sayılı dosyasında dava açmıştır
Mahkemece her iki dava birleştirildikten sonra …’nın davasının kabulüne davaya konu 17/7/2006 tarihli krokide gösterilen 2875,91m2 yüzölçümündeki taşınmazın … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı HAZİNE vekili ve davalı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1974-1984 ve 1997 yıllarında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde ile 2/B uygulaması vardır.Genel arazi kadastrosu ise 1966 yılında yapılmış çekişmeli taşınmaz tespit harici bırakılmıştır.

-2-

2008/13385-17190

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;mahkemece karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporlarında davaya konu 2875,91m2 yüzölçümündeki taşınmazın …-… yolu ile … arasında kaldığı,orman kadastro haritasındaki 3929-3925 ila 3918-3920 sayılı orman sınır hatlarının arasında kalan orman sınırı dışındaki yerlerden olduğu ve , fiilen%5-10 meyilli ve 25-30yıl önce deliceden aşılanmış 100 adet … ağacı ile kaplı olduğu belirtilmiş ise de ,rapora eklenen krokinin gerek 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritasında gerekse Daha sonra 1974-1984 ve 1997 yıllarında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde ile 2/B uygulaması haritasında görünen dereye göre konumunun memleket haritasındaki sabit noktalardan da yararlanmak suretiyle gösterilmediği için Yargıtay denetimine olanak vermediği,ayrıca dava Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkin olduğuna göre, zilyetliğin kime ait olduğu hususunda komşu taşınmaz … ve zilyetlerin bilgisine başvurulmadan ve hükmen tapusu oluşan parsellerin hüküm dosyası getirtilip içindeki dava konusu yerin durumunu gösterebilecek belge ve bilgiler incelenmeksizin hüküm kurulamayacağı gözetilmemiş olması dahi doğru görülmemiştir.Yargıtay denetimine açık olmayan yetersiz bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde iki harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre davaya konu taşınmaz ile komşu parsellerin tahdide göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sınırı dışında olup da orman bükünlüğünde olması halinde 4999 sayılı yasanın 7. maddesi kapsamına girip girmeyeceği düşünülmeli,taşınmazın orman olmadığı saptandığı takdirde, Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekir. Bu sebeple, yeniden yapılacak keşifte, davacının varsa zilyetlik tanıkları ile komşu 728,738,739,741 ve 742

-3-

2008/13385-17190

parsel sayılı taşınmazların … ve zilyetleri taşınmaz başında dinlenip, davaya konu yerde zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı;kim tarafından kaç yıl süre ile ne şekilde kullanıldığı sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır.
Ayrıca, bu taşınmaz tapulama dışı bırakıldığına göre, tapulama paftası ile komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, ne sebeple tapulama dışı kaldığı araştırılıp, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli,yine komşu 726 parsel sayılı taşınmazın hüküm dosyası getirtilerek incelenip dava konusu yerin ne olarak gösterildiği ve o tarihte kullanma var ise kimin kullandığı yolundaki bilgi ve belgeler incelenmelidir.
… bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir. Kamulaştırma alanı içinde kalan taşınmaz bölümünün zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı düşünülmelidir.
3402 sayılı yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekili, davalılar ORMAN YÖNETİMİ vekili ve HAZİNE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak davacı …’ye,yine 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak davalı … YÖNETİMİ ve HAZİNE’ye verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/12/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.