Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8593 E. 2008/10335 K. 10.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8593
KARAR NO : 2008/10335
KARAR TARİHİ : 10.07.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … …

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … …, … …, … …, … … …, … …,… …, mirasçılarının duruşma istemlerinin duruşma için yeterli pul eklenmediğinden ve değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.2.1996 gün ve 1996/379-1699 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesbitine gerçek kişilerin itiraz ettiği, bu dava devam ederken yörede yapılan 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre 2. madde uygulamasının kesinleşmediği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahditinden önce var olan tapu kaydı kapsamındaki yerlerin, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına konu olması halinde tapu sahipleri adına orman sınırları dışına çıkarılmış kabul edileceği, ancak bu yetkinin orman kadastro komisyonlarında olduğu, komisyonların bu uygulamaya zorlanamayacağı, ayrıca çekişmeli taşınmazın davacı ve katılan gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığının ve taşınmazın 15.10.1961 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediğinin tam olarak saptanmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan yerlerdeki tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği, bu yerlerin zilyetlikle edinilemeyeceği, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasının mevcut dava nedeniyle kesinleşmediği, eldeki davanın aynı zamanda bu uygulamaya itiraz niteliğinde olduğu, orman sınırları dışında kalan bölümler için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme süresinin zilyetlikle birlikte başlayacağı, bu nedenlerle önceki bilirkişiler dışında bir uzman bilirkişi ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması, bilirkişilere keşfi izlemeye olanak veren orman sınır hatlarına irtibatlı kroki düzenlettirilmesi, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yada orman sınırları dışında bırakılan yerlerden tapu kaydı kapsamında kalan bölümlerin tapu maliki gerçek kişilere verilmesi, tapu kapsamında kalmayan ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına konu edilmeyen bölümlere ilişkin davanın ise reddine karar verilmesi, temyiz yoluna başvurmayan davacılar yönünden kararın kesinleştiği, bu itibarla tapu uygulaması

sırasında sadece mümeyyizlere ait tapu kayıtları şimdiki mümeyyizlere hasredilip, kayıtlar ile irtibatları belirlendikten sonra, uygulamanın bu kayıtlara hasren yapılabileceğinin dikkate alınması, bundan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılması) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, Mahkemenin 15.6.1994 gün ve 1958/747-2351 sayılı kararı temyiz etmeyenler yönünden kesinleştiğinden anılan davacı ve katılanlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, … … mirasçılarının davalarının kısmen kabulüne, 29.05.1953 tarih 89 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan … mühendisi bilirkişi … … tarafından düzenlenen 08.11.2003 tarihli krokili raporda çekişmeli … köyü 1077 sayılı parselin (A) ile gösterilen 2191 m2 bölümünün tesbitinin iptali ile … … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline, diğer davacı ve katılanların tesbit öncesi tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı davalarının esastan reddine, katılan … … tesbit sonrası 25.10.1993 tarihli zilyetlik devir mukavelesine dayalı, Katılan … … 21.12.1989 tarihli zilyetlik devir mukavelesine, Katılanlar … … ve … … tesbit sonrası 10.0.1993 tarihli zilyetlik devir mukavelesine dayalı dava dilekçelerinin görev yönünden reddine, 1077 sayılı parselin 2.240.769 m2 bölümünün tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm … …, … …, … …, … … …, … …,… …, ve arkadaşları ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp, 26.11.1975 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde ve 1986 ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması, 1993 yılında yapılıp, 26.02.1993 tarihinde ilan edilen, … köyü(mahallesi) sınırları içindeki Lara devlet ormanında, aplikasyon ve Belediyeye piknik alanı için irtifak ve TRT kurumu için izin verilen bu nedenle daha önce 2/B madde uygulaması yapılamayan ancak irtifak ve izinleri iptal edilen yerlerde 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, yörede yapılan orman kadastrosu, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde tutanak ve haritaları ile eski tarihli … ve fotoğrafların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporları, diğer teknik bilirkişi raporları, dosyaya getirtilen tapu kayıtlarının uygulanmasına ilişkin beyan ve raporlar ile çekişmeli … köyü 1077 sayılı parselin çok büyük bir bölümünün 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, kenarlarında bazı bölümlerin yer yer orman sınırları dışında bırakılmışsa da tahdit dışında bırakılan bu bölümlerin tesbit günü itibariyle orman ağaçları ve maki cinsi ağaççıklarla kaplı olduğu ve tarımda kullanılmadığı, orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan alanların devamı olduğu, bu nedenle kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan büyük bölümü ile eylemli olarak aynı yapıda olan ve orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan kenarlardaki yüzölçümü … bu bölümlerin de 1077 parsel sayısı ile orman olarak tesbit edildiği, ancak çekişmeli parselin ekli … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2191 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, sonraki aplikasyon işlemlerinde de orman sınırları dışında aplike edildiği, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı, … … mirasçılarının tutunduğu Ocak 1942 tarih ve 122 numaralı sicilden gelen müfrez Mayıs 1953 taih 90 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, diğer davacı gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtlarının … … köyünde tesbiti yapılan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin bulunduğu yerlerden başka yerlerdeki, dava dışı parsellere miktarınca yada miktarından fazlaya revizyon gördüğü, belirlenerek, … … mirasçılarının davalarının kabulüyle çekişmeli

parselin (A) ile gösterilen bölümünün … … mirasçıları adına tesciline, davalarının reddine ilişkin ilk kararı temyiz etmeyen davacı ve katılanlar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davaların reddiyle çekişmeli parselin (A) bölümü çıktıktan sonra geriye kalan bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından diğer temyiz edenlerin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılan … …, … … … ve … …’nin kadastro tesbitinden sonra zilyetliği devir senetlerine ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandıkları, bu şahsın katılma suretiyle davalarına konu ettikleri bölümler dahil olmak üzere, çekişmeli parselin (A) bölümü dışında kalan diğer bölümlerinin orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı yada kısmen orman sınırları dışında kalan bölümlerinin ise eylemli orman olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olmadığı belirlendiği, kararın bu şekilde kesinleşmesi halinde çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin bu kişilerin bayilerini ve dolayısıyla ardıllık ilişkisi gereği kendilerine bağlayacak kesin hükmün oluşacağı, bu nedenle katılma suretiyle davalarında görevsizliğe ilişkin kararın uygulanabilirliğinin kalmayacağı ve usul ekonomisi gözetilerek, bu şahısların davalarının da reddine karar verilmesi gerekirken, bu şahısların davalarında görevsizliğe karar verilmesi doğru değil ve bu nedenle Hazinenin temyiz itirazı haklıysa da; yine dava taraf sıfatı olmayan … …’ın karar başlığında taraf olarak gösterilmesi doğru değil ve bu nedenle … …’ın temyiz itirazı yerindeyse de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 4 numaralı bendin tamamen hükümden çıkartılarak bunun yerine dört numaralı bend olarak “4-… …, … … … ve … …’nin önceki zilyetten satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı davalarının REDDİNE,”cümlesinin yazılması, yine gerekçeli karar başlığında 2. sayfada yer alan “Müdahil Davacı: … …, Vekili : Avukat … … …-… Mah. 52. Sok. No:25 Tunahan Kat:1 D4 …” cümlesinin gerekçeli karar başlığından çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 10/07/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.