YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3936
KARAR NO : 2007/5808
KARAR TARİHİ : 07.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 1, 102 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 5858132,98 m2 ve 2475199,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, vergi kayıtları, irsen intikal ve zilyetliğe dayanarak geniş orman parseli içerisinde yerleri olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece verilen kesin süre içerisinde davaya konu taşınmazın harca esas değerini davacı tarafından bildirmediği ve Hazineyi de davaya dahil etmediği gerekçesiyle 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesi gereği davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece davacıya verilen kesin süre gereklerinin yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 36. maddesinin 1. fıkrasında; taraflardan her birinin dava harcı karşılamak zorunda olduğu belirtilmiş, 2. fıkrasında da dava harcının hesaplanmasında ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi emlak vergisinin esas alınacağı açıklanmış, son fıkrasında ise, kadastro yapılan yerlerde emlak vergi değeri belli olmayan taşınmaz mallara Kadastro Komisyonunca kıymet takdiri edileceğine işaret edilmiştir. Somut olayda dava orman niteliği ile Hazine adına tespitleri yapılan geniş orman parsellerinin belirli bölümlerine ilişkindir. Davaya konu parsellerin tamamı uyuşmazlık konusu olmadığına göre uyuşmazlığa konu olan bölümler belirlenerek bu bölümlerin değerine göre üzerinden harç alınması gerekirken, davacıya davaya konu olmayan bölümler yönünden de harç yatırılması için kesin süre verilmesi isabetli değildir. Ayrıca, dava konusu taşınmazlar orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Ormanların mülkiyeti Hazineye intifa … ise, Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğundan aralarında zorunlu dava arkadaşlığı sözkonusudur. Davada tespit maliki Hazineye husumet yöneltilmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine göre mahkemece resen yapılması gereken işlemlerdendir. Hal böyle olunca, davacıya verilen önele rağmen Hazineyi davaya dahil etmemiş olması, davanın reddine karar verilmesini gerektirmez. Bu durumda, makemece
Hazine resen davadan haberdar edilip 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesi gereğince Hazineye tebligat yapılıp taraf oluşturulduktan sonra taraflardan iddiaları sorulup gösterecekleri deliller toplanarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.