YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9586
KARAR NO : 2023/2308
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın dosyası Dairemize gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan ilamsız takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda meskeniyet şikayetinde bulunduğu mahkemece şikayetin kabulü ile taşınmazın kaydındaki haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği alacaklı Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. tarafından temyiz yasa yoluna başvurulduğu görülmektedir.
16.12.1983 tarihli ve 1983/5 E. – 6 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında yargı harcı; devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete ondan yararlananların katkısı olarak tanımlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “Harçdan müstesna işlemler” başlıklı 13. maddesinde harçtan müstesna mevzular düzenlenmiş, 59. maddesinde “Harçtan müstesna tutulan işlemler” başlığı altında hangi işlemlerin harçtan istisna olduğu sıralanmış, aynı maddenin son fıkrasında ise; “Yukarıda yer alan istisnalara ilave olarak özel kanunlarda yer alan muafiyet ve istisnalara ilişkin hükümler saklıdır.” hükmü getirilmiştir. Yine Harçlar Kanununun “kısımlar arası müşterek hükümler” üst başlığı altında birinci bölüm olarak “genel muaflıklar ve istisnalar” başlığı, bu başlığın altında ise “özel kanunlardaki hükümler“ alt başlığını taşıyan 123. maddesi düzenlenmiştir.
Harç alınmaması kişiler yönünden ise “muafiyetten” işlemler yönünden ise “istisna”dan söz edilebilir (Anayasa Mahkemesinin 04.05.1971 tarihli ve 1970/36 E., 1970/50 K. sayılı kararı).
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 123. maddesinin 1. fıkrasında “Özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmaz” denilmektedir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. maddesinin 1. fıkrası; “…Bankalar ve Fon dâhil diğer malî kurumların alacakları ile diğer varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından belirlenen varlık yönetim şirketleri de kurulabilir. Varlık yönetim şirketleri alacaklarının tahsili ve alacakların ve/veya diğer varlıkların yeniden yapılandırılması kapsamında alacak tahsili amacıyla edindiği gayrimenkul veya sair mal, hak ve varlıkların işletilmesi, kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilâve finansman sağlamak veya sermayelerine iştirak etmek dâhil olmak üzere her türlü faaliyeti gerçekleştirmeye yetkilidir…” şeklinde olup, aynı maddenin 6. fıkrası “Bu Kanun kapsamında
kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanuna göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanuna göre ödenecek harçlardan, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır. ” hükmünü içermektedir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. maddesindeki düzenlemede “muaflıktan” değil “istisna”dan söz edilmekte olup, varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemleri ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtları, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre ödenecek harçlardan, maddede sayılan diğer vergilerden ve kesintilerden istisna tutmuştur. Görüldüğü üzere, bu hüküm varlık yönetim şirketlerinin vergiden istisna olacağı halleri istisna kurumunun doğasının da gereği olarak kendilerinin yaptıkları işlemlerden ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlardan dolayı, hükümde sayılan kanunlar uyarınca vergi, harç veya kesinti borçlusu durumunda bulunacakları hâllerle sınırlamıştır. Somut olayda, temyiz eden Gelecek Varlık Yön. A.Ş.’nin yaptığı bir işlem veya bununla ilgili düzenlenmiş bir kağıt söz konusu olmadığından kendisinin ya da işleminin harçtan istisna veya muafiyetinin bulunmadığının kabulü gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 03.12.2008 tarihli ve 2008/12-715 E. – 2008/717 K. sayılı kararı da bu yöndedir.
Temyiz harcının kaynağı, 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi yollamasıyla HMK’nın 344. maddesi ile 10.05.1965 tarihli ve 1965/1-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararıdır. Bu İçtihadi Birleştirme Kurulu kararına göre, temyiz yoluna başvuru sırasında davanın ve kararın niteliğine maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının dörtte birinin peşin olarak alınması gerekir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden davalı vekilinin temyiz karar harcını yatırması gerekirken yatırmadığı anlaşıldığından;
Kararı temyiz eden tarafa 25.01.1985 tarihli ve 5/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile 6100 Sayılı HMK’nın 366. maddesi yollamasıyla HMK’nın 344. maddesi gereğince, temyiz harcını tamamlaması için Mahkeme Başkanı imzası ile muhtıra çıkarılması, muhtırada “ verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde temyiz karar harcını yatırması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı ve verilen kesin süre içinde temyiz harcının tamamlanmaması halinde Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği “ konusunda uyarı yapılması, tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin sürenin dolmasının beklenmesi, verilen kesin süre içinde harcın tamamlanması halinde dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi, tamamlanmaması halinde ise, Bölge Adliye Mahkemesince, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, bir haftalık temyiz süresinin beklenmesi, temyiz edilmemiş sayılma kararı temyiz edilirse temyiz incelemesi için gönderilmek üzere dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.