YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7428
KARAR NO : 2023/1252
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2020 Tarihli ve 2019/283 Esas, 2020/500 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
2. Katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 ve 04.04.2022 Tarihli ve 2022/417 Esas, 2022/484 Karar Sayılı Kararlarıyla
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Armanc, Merve, Nurşin ve … vekilinin temyiz istemi, sanığın daha ağır bir biçimde cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan … vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesine göre, takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesine göre takdiri indirim sebebinin uygulanmaması ve katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanığın, katılan …’a yönelik eyleminde öldürme kastı ile hareket etmeyip suç vasfının kasten yaralama olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün olay tarihinde evli oldukları, sanığın olay tarihinden bir yıl önce maktulün kendisini aldattığından şüphelenmeye başladığı, maktulün kendisini akrabası olan katılan … ile aldattığını düşünen sanığın, olay tarihinden bir yıl kadar önce katılan … ile buluşup eşi ile ilişkisi olup olmadığı hususunda sorular sorduğu ve katılana silah çekip tehdit ettiği, katılanın, sanığın iddialarını kabul etmediği, sanığın özür dilemesi sonrası tarafların ayrıldıkları, sanığın olay günü katılan …’ın çalıştığı inşaata gittiği, burada katılanla birlikte inşaatın birinci katına çıktıkları, katılanın, sanığın belindeki silahı görmesi üzerine neden taşıdığını sorduğu, sanığın silahın bozuk olduğunu söyleyip belinden çıkardığı ve üç-dört el katılana ateş ettiği, katılanın inşattan koşarak uzaklaştığı, sanığın arkasından koştuğu ancak yakalamadığı, ardından sanığın ikametine gittiği, eşi maktulü adli emanette bulunan 6136 sayılı Kanun kapsamındaki bıçakla üç kez bıçaklayarak ve ruhsatsız 7.65 mm tabancası ile dört isabet oluşacak şekilde ateş ederek yaralaması sonucu maktulün kaldırdığı hastanede iç organ kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama ile pnömotoraksa bağlı olarak yaşamını yitirdiği, katılan …’ın ise sanığın eylemi sonucu meydana gelen safra kesesi, ince bağırsak ve dalağındaki yaralanmalar nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın ikrara yönelik savunması, katılanların ve tanıkların aşamalardaki beyanları, maktulün kesin ölüm nedeninin tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığınca düzenlenen 30.10.2017 tarihli otopsi raporu, Kimya İhtisas Dairesince düzenlenen 16.10.2017 tarihli rapor, Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 07.06.2017 tarihli rapor, katılan …’ın yaralanmasına ilişkin … 29 Mayıs Devlet Hastanesince düzenlenen 15.05.2017 tarihli rapor ile … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.05.2017 ve 12.10.2020 tarihli adli tıp raporları, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 25.05.2017 tarihli svap incelemesine, 12.06.2017 tarihli DNA analizine, 29.05.2017 tarihli ateşli silah atış mesafesine, 25.05.2017 ve 07.06.2017 tarihli balistik incelemeye ilişkin uzmanlık raporları, iletişim tespitine ilişkin kayıtlar(HTS), Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen parmak izi inceleme raporları, olay yeri inceleme raporları, güvenlik kamerası kaydı izleme tutanakları, olay yakalama, görgü tespit, üst arama ve muhafaza altına alma ve teslim tutanağı, diğer tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Armanc, Merve, Nurşin ve … Vekilinin Temyiz İstemi ile Katılan … Vekili Ve Katılan Kurum Vekilinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın, olay tarihinde evli olduğu maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece sanık hakkında maktul ve katılan …’a yönelik eylemlerinden kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdiri indirim sebebinin “Sanığın tutanaklara yansıyan olumlu ve iyi hali ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi…” şeklindeki gerekçe ile uygulanmasına karar verildiği, sanığın suçunu ikrar etmesi, pişmanlığı ve sabıkasız kişiliği göz önüne alındığında Mahkemenin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan … Vekilinin Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiğine Yönelen Temyiz İstemi ve Tebliğnamenin Görüşü Yönünden
Sanığın, katılana tabanca ile üç-dört kez ateş etmesi neticesinde, katılanın … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.05.2017 tarihli adli tıp raporundan da anlaşılacağı üzere sol el 1. parmakta 1×1 cm’lik muhtemelen mermi çekirdeği sıyırmasıyla husülü mümkün lezyon, sol el 2. parmakta muhtemelen iki adet 1×1 cm’lik ateşli silah mermi çekirdeği yarası, sol dirsek proksimalinde posteriorda muhtemelen iki adet 1×1 cm’lik ateşli silah mermi yarası ve sol flank (böğür) bölgesinde muhtemel mermi girişine ait 1×1 cm yuvarlak etrafı ekimotik lezyona neden olacak şekilde yaralanması sonucu dalak alt ucunda mermi çekirdeği yarası, inen kolon ortasında ve antimezenterik kenarda, ince barsaklarda perforasyonlar meydana geldiği, tedavi evrakı içeriğine göre katılanın safra kesesinin alındığı ve hayati tehlike geçirdiği olayda; teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup tebliğnamenin bu husustaki görüşüne de iştirak olunmamıştır.
C. Katılan Kurum Vekilinin Vekalet Ücretine Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Katılan …’a Yönelik Eyleminde Suç Vasfı Yönünden
Ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığının (1) numaralı paragrafında yer verilen olayda, sanığın suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan vücut bölgesi bölgeleri ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı nazara alındığında sanığın eyleme bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmış olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik Yönünden
Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, eşi maktulün kendisini katılan … ile aldattığından bahisle söz konusu suçu işlediğini savunmuş ise de dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerde maktul ile katılan arasında bir ilişki olduğuna yönelik delil bulunmadığı, sanığın evde bıraktığı ve maktulün kullandığı iddia edilen cep telefonuna ilişkin 15.05.2016 -16.05.2017 tarihleri arasını kapsayan HTS kayıtlarında, söz konusu numara ile katılanın kullandığı numara arasında 14 görüşme olduğu, son görüşmenin 28.07.2016 tarihinde yapıldığı, incelenen telefon numarasını sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan savunmaları sırasında kendi telefon numarası olarak beyan ettiği ve görüşmelere ilişkin baz bilgileri nazara alındığı söz konusu telefonun sanık tarafından kullanıldığı dosya içeriğine göre sanığın kaçınılmaz bir hataya düştüğünden de bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın aldatılma iddiasının cezasını azaltmaya yönelik soyut iddiadan öteye geçemediği anlaşılmış olup sanık hakkında kurulan hükümlerde haksız tahrik indirimi yapılmamasında isabetsizlik olmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 Tarihli ve 2022/417 Esas, 2022/484 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2022/417 Esas, 2022/484 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2021 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Sanık …’ın eşi olan maktule …’ı kasten öldürdüğü ve yine katılan …’ı kasten öldürmeye teşebbüs ettiği sübuta eren dosyada sanık hakkında BAM Ceza Dairesi tarafından maktule karşı nitelikte kasten öldürme ve katılan …’e karşı da kasten öldürmeye teşebbüsten mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış olup sanığın her iki suçu haksız tahrik altında işleyip işlemediği hususunda dosyada eksik araştırma yapıldığı ve yine katılan …’e karşı kasten öldürmeye teşebbüsten Türk Ceza Kanun’un 35 inci maddesi gereği teşebbüs nedeniyle sanığın cezasından yapılan İndirimin 9-15 yıllık indirim makası içerisinde 15 yıl olarak üst sınırdan belirlenmesi suretiyle sana fazla ceza tayin edildiği kanaatiyle dairemizin BAM Ceza Daire kararını onaylayan çoğunluk görüşüne muhalifim.
Şöyle ki;
Sanık … tüm aşamalarda yaptığı savunmasında eşi olan Pınar’ın kullanmış cep telefonu kayıtlarını sildiğini gördüğü için eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini ve eşi ile konuştuğunu Pınar’ın uzaktan akrabası Mehmet ile kendisini aldattığını kabul ettiğini ve Mehmet’in zaman zaman kendisi yokken eve geldiğini itiraf ettiğini bu nedenle suçları işlediğini anlatmıştır.Sanığın bu savunması aşamalarda hiç değişmemiş olup yerel mahkeme bozma öncesi ilk verdiği kararında sanığın cezalarında Türk Ceza Kanun’un 29 uncu maddesi gereği haksız tahrik indirimi yapmış ancak yapılan bozma sonrası sanığın bu savunmaları dikkate alınmayarak haksız tahrik indirimi yapılmamıştır
Sanık ve maktule … 2000 yılından beri evli olup ve olay tarihinde 16 yaşında Merve, 14 yaşında Nurşin, 8 yaşında Armağan ve 1 yaşında küçük bir bebekleri olduğu dosyadan anlaşılmaktadır. Sanık savunmasında kendisi evde yokken katılan …’in Pınar ile kendi evinde görüştüğünü olay öncesi tarihlerde Mehmet’in aracını kendisinin evi önünde gördüğünü olaydan bir gün önce de evdeki kül tablasında parlament marka sigara izmariti görünce şüphelerinin arttığını zira eşinin sigara kullanmadığını ısrarla savunması karşısında sanığın savunmaları yerel mahkeme tarafından araştırılması gerekirken bu hususta hiçbir araştırma yapılmamış ve ismi belirtilen çocuklara Mehmet’in babaları evde olmadığı sıralarda eve gelip gelmediği anneleri Pınar ile görüşüp görüşmediklerinden bilgileri olup olmadığı sorulmamıştır.
Savunma hakkının kısıtlanmaması için sanığın her aşamadaki savunmalarında eşinin kendisini Mehmet ile aldattığını söylemesi nedeniyle Mehmet’in çocukların da yaşadığı eve gelip gelmediği çocuklardan sorularak bu hususun netleştirilmesi, tanık olarak çocuklar dinlendikten sonra haksız tahrik durumunun değerlendirilmesi,
Katılan …’teki yaraların sayıları ve niteliği gereği dosya kapsamına göre teşebbüs nedeniyle temel cezadan indirim yapılırken en ağır yaralanma hallerinde uygulanması gereken 9-15 yıllık ceza makası içerisinde zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak makul ile üst sınır arasında Yani 12 ile 15 yıl arasında bir ceza miktarı belirlenmesi yerine üst sınırı olan 15 yıla hükmedilerek fazla ceza verildiği kanaati ile dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim. Saygılarımla 31.03.2023