YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7905
KARAR NO : 2023/461
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/89 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararı ile;
A. Nitelikli Kasten Öldürme Suçu Yönünden
Sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden;
Sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/472 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri;
1. Haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine,
2. Sanığın ceza ehliyetinin bulunmadığı yönünde rapor aldırılması gerektiğine,
4. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden suç vasfının kasten yaralama olduğuna,
5. Adil Yargılanma Hakkının ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanığın suç tarihinde resmî nikâhlı evli oldukları, katılanın ise maktulün annesi olduğu, maktul ile sanık arasında sıkıntıların bulunduğu ve boşanma aşamasında oldukları, olay günü sanığın katılanın evine gittiği, ikamette maktul ve ölenler …, … ve dosyada mevcut tanıkların bulunduğu, sanığın eve girer girmez elinde bulunan silahla, katılanlar, maktul ve ölenlere “konuşacaklarım var beni dinleyeceksiniz” dediği, maktul …’nın konuşacak bir şey olmadığını söylediği, ölen …’nin sanığa, sakin olmasını, silahı bırakmasını söylediği, bunun üzerine sanığın katılanlara, maktule ve ölenlere silahla peş peşe ateş ettiği ve sonrasında evden kaçarak uzaklaştığı, 112 sağlık ekiplerince katılanlar, maktul ve ölenlerin hastaneye kaldırıldıkları, …., …..,ve ….,’ın hastanede ex oldukları, katılanın ise alınan raporunda basit tıbbî müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Sanığın maktul …’ya yönelik eylemi yönünden; maktul ile sanığın resmî olarak evli oldukları ve boşanma aşamasında oldukları, olay tarihinde maktulün annesi olan katılının evinde bulunduğu sırada, sanığın elinde bulunan silahla ikamete geldiği ve konuşmak istediğini söylediği, maktulün konuşacak bir şey olmadığını söylemesi üzerine kayınbiraderi ölen …’nin sanığa sakin olmasını ve silahı bırakmasını söylediği, bunun üzerine sanığın elindeki silahla maktule ateş ederek ölümüne neden olduğu olayda, maktulün sanığın resmî nikâhlı eşi olduğundan nitelikli kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilmiştir.
Sanığın katılan …’e yönelik eylemi yönünden; Sanığın ”silahla ateş ettim, kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum, kendimde değildim” şeklindeki savunmaları, katılan …’nin kovuşturmada ”… içeri girdi, elinde tabanca vardı, konuşacaklarım var, hepinizi öldürürüm, burdan kimse sağ çıkamaz dedi, eşim Bahri de sakin ol, silahı bırak, gel konuş dedi, hatta bir iki kere bunu tekrarladı, …’te “burdaki olacaklardan sorumlu değilim, hepinizi öldürürüm, kimse sağ çıkamaz” dedi, eşi … da konuşacak birşey kalmadı, dedi, konuşmaya böyle silahla mı geldin dedi, … ilk eşim…ye ateş etti, eşim yüz üstü yere düştü, bir buçuk 2 dakika boyunca sürekli ateş etti, bir ara çok kısa ses kesildi, sonra tekrar ateş etmeye başladı, ilk eşime sıktığını gördüm, sonra …’ya sıktığını gördüm, sonra…’a ateş etti, yere düştükleri halde defalarca ateş etti, eşim yere düştü, üstüne defalarca sıktı, hepsine defalarca sıktı, barut kokusu, kan kokusu, vardı, ben ve çocuğumun yüzüne yastık kapattım, bizim de öldüğümüzü düşündüm’ şeklindeki beyanları ile soruşturma sırasında katılan …’e de sanığın peş peşe ateş ettiği şeklindeki anlatımları, ayrıca bu beyanlara benzer katılan …’in ifadeleri hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kullandığı silahın elverişliliği, katılan …’i doğrudan hedef alması, suçun işleniş şekli, kastın bölünmezliği ilkesi birlikte dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, olayda ölenlerin bulunmasının sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösterdiği, bu nedenle sanığın katılan …’e yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
2. Sanığın savcılıkta susma hakkını kullandığı, kovuşturma aşamasında ateş ettiğini kabul ettiği tespit edilmiştir.
3. Temyiz dışı sanıklar …ve … …’in savunmaları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Tanık … Sadık’ın beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5. Tanıklar ….,…..,…..,……,…..,….,….,….. ve …..,’nin beyanları dava dosyasına eklenmiştir.
6. Olay yeri İnceleme Raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Kesin ölüm sebebinin tespit edildiği, 16.05.2019 tarihli otopsi tutanağında; “kişinin vücudunda altı adet ateşli silah giriş yarası olduğu, bu yaralardan beş tanesinin öldürücü nitelikte olduğu, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği” belirtilmiştir.
8. Katılan … hakkında Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 20.05.2019 tarihli; “ateşli silah yaralanması neticesinde kişide kemik kırığı ve damar yaralanması tarif edilmediği cihetle, yaşamsal tehlike oluşturmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücutta kemik kırığı tarif edilmediği”
Görüşünü içeren adlî rapor dava dosyasına alınmıştır.
9. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında tanzim olunan;
… Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 23.01.2020 tarihli;
“Müsnet suça yönelik suç tarihi itibari ile cezai ehliyeti tamdır. TCK’nın 32/1 ve 32/2 maddelerinden yararlanamaz”
Görüşünü içerir sağlık kurulu raporu, dava dosyasına eklenmiştir.
10. Sanığın güncel adlî sicil ve nüfus kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Ceza Ehliyeti Yönünden Temyiz Talebi
Dosya kapsamında sanık hakkında tanzim olunan … Dr. ……, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 23.01.2020 tarihli sağlık kurulu raporuna göre; “müsnet suça yönelik suç tarihi itibari ile cezai ehliyeti tamdır. TCK’nin 32/1 ve 32/2 maddlerinden yararlanamaz” şeklinde görüş bildiren rapor karşısında sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfı Yönünden Temyiz Talebi
Sanığın katılana yönelik eyleminde, kullandığı silahın elverişliliği, katılanı doğrudan hedef alması, suçun işleniş şekli, sanığın aynı ikamette 3 kişiyi öldürmüş olması karşısında kastın bölünmezliği ilkesi birlikte değerlendirildiğinde , sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrik ve Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği Yönünden Temyiz Talebi
Sanığın eşi olan maktulün … isimli şahısla gönül ilişkisi olduğuna dair savunması karşısında, mahkemesince 28.12.2021 tarihli celsede tanık olarak …’ın dinlenmiş olması, sanık tarafından “benim bahsettiğim şahıs, huzurdaki tanık …’e benziyor ancak tam olarak teşhis edemedim” şeklindeki beyanı ve dosya kapsamında maktulün sanığı aldattığına dair sanık savunması dışında somut delilin bulunmaması ve olay tarihinde yine maktulün sanığa ağır hakaretlerde bulunduğuna dair katılanlar ve tanıkların beyanlarının bulunmaması karşısında hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/472 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.