Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5286 E. 2008/8712 K. 12.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5286
KARAR NO : 2008/8712
KARAR TARİHİ : 12.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 134 ada 23 parsel sayılı 1049,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın üzerinde lojman binasının bulunduğunu ve 20 yıldan fazla kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … Yönetimi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde; “tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü … toprakta 40, … toprakta 100 dönüme kadar olan taşınmaz malı çekişmesiz aralıksız en az 20 yıldan beri … sıfatıyla zilyetliğini belgelerle, bilirkişi ve yahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir” yine aynı yasanın 16/A maddesinde “Kamu hizmetinde kullanılan bütçelerinde ayrılan, ödenen veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler… kayıt, belge veya özel yasalarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği adlarına tespit olunur” hükümleri mevcuttur.
Yine, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713.maddesinde de “…Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda … gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır… Davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.” hükmü bulunmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde tüzel veya gerçek kişiler arasında bir ayırım yapılmadığı gibi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6. maddesinde açıkça tescil davasında davalı konumunda olan, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerinin dava konusu taşınmazın adlarına tescilini isteyebilecekleri ifade edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.10.1975 gün ve 8440-9945 ve 12.02.1993 ve 629/1257 ve 17. Hukuk Dairesinin 26.02.1993 gün, 1992/14687-1928 ve Hukuk Genel Kurulunun 22.01.1986 gün 1-4/5 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, köytüzelkişiliğinin kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmz edinebileceği gibi, 8. Hukuk Dairesinin 25.04.2000 gün 5634/6777 ve 25.01.2005 gün 8/373 ve 30.03.2006 gün 1157/1803 ve 20. Hukuk Dairesinin 07.12.1994 gün 1993/12880-15058 sayılı kararlarında Orman Genel Müdürlüğü, Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 3234 Sayılı Yasa gereğince, katma bütçeli ve tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluş olması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinebileceği kabul edilmiştir.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yukarıda belirtilen yasa maddeleri ve kamu tüzel kişisi olan davacı kurumun kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinebileceğini önleyen bir yasa hükmü bulunmadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu göz önüne alınarak mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 12.06.2008 günü oybirliği ile karar verildi.