Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9942 E. 2023/2550 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9942
KARAR NO : 2023/2550
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki bonoya dayalı kambiyo takibinde takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın müvekkili aleyhine bonoya dayalı kambiyo takibi başlattığını, takibin 19.01.2010 tarihinde kesinleştiğini, alacaklı tarafça 01.03.2016 tarihi ile 18.03.2020 tarihi arasında dosyada herhangi bir işlem yapılmadığının tespit edildiğini, müvekkili yönünden 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu iddia ederek icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dosyanın işlemsiz bırakılmadığını, haciz ve satış talepleri olduğunu, borçlunun iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibin 25.09.2009 vade tarihli bonoya istinaden başlatıldığı, bonolarda zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu (TTK 749/1, TTK 778/1-h), dosyada her takip işleminde zamanaşımının kesileceği ve tekrar işlemeye başlayacağı dolayısıyla zamanaşımından bahsedebilmek için her icra işleminden sonra 3 yılın geçmesi gerektiği ancak dosyada icra-takip işlemlerinden sonra 3 yıllık süre dolmadan tekrar icra işlemi yapıldığı ve TTK 749/1, TTK778/1-h maddelerinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin kararını gerekçelendirmediğini, 3 yıllık süreler dolmadan alacaklının takip işlemleri yaptığından bahisle davayı reddettiğini, 01.03.2016 ile 18.03.2020 tarihleri arasında alacaklının zamanaşımını kescek takip işlemleri yapmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından 01.03.2016 tarihi ile 18.03.2020 Tarihleri arasında dosya alacaklısı tarafından zamanaşımını kesecek işlem yapılmadığı ileri sürülmüş ise de 03.05.2017, 03.05.2018, 30.04.2019 tarihlerinde alacaklı vekili tarafından zaman aşımını kesen takip işlemi yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme ve istinaf mahkemesince taleplerinin incelenmediğini, 01.03.2016 tarihi ile 18.03.2020 Tarihleri arasında dosya alacaklısı tarafından zamanaşımını kesecek takip muamelesi kabul edilen herhangi bir işlem yapılmadığını, zamanaşımını kesecek nitelikte alacaklı işlemi tespit edilmiş ise bu işlemlerin tarihleri ile birlikte ayrıntılı olarak kararda belirtilmesi gerektiğini iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6762 sayılı TTK md. 661, md. 662, md. 663., 2004 sayılı İİK md. 33/a, md. 71/son.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.