YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9419
KARAR NO : 2008/13412
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.07.2005 gün 4709-9553 sayılı bozma kararında özetle: “Davacı Hazine, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayanarak davalı ve karşı davacı … adına olan tapu kaydının iptalini, karşı davacı ve davalı … ise, taşınmazın 4753 Sayılı Yasaya göre verilen … 1961 tarih 20 sıra numaralı tapu kaydı revizyon görerek yörede 2000 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda adına tesbit yapıldığını, gerek dayanak tapu kaydının gerekse taşınmazına … Köyünde bulunduğunu, Kiğı (…) İlçesinin Merkez beldesinde 1995 yılında 24 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan ve 28.05.1986 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarında taşınmazının adına tapuda kayıtlı olmasına rağmen orman kadastrosu sınırları içerisine alınarak orman olarak sınırlandırılmışsa da, işlemin taşınmazın bulunduğu … Köyünde 6831 Sayılı Yasanın 10. maddesine göre ilan edilmediğini ve bu hatalı işlemden davacı Hazinenin açtığı bu davadan dolayı haberdar olduğunu, 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinde düzenlenen 6 aylık ve tapulu yerlerde 10 yıllık dava zamanaşımının kendileri için henüz başlamadığı savı ile orman kadastrosunun iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece Hazinenin davasının kabulüne ve tapunun iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, kişinin karşı davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı ve karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Ne var ki; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Kural olarak; bir yerin öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve hukuki durumunun belirlenebilmesi için, taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşmiş orman kadastrosu bulunması halinde, orman tahdit haritasının sağlıklı biçimde zemine uygulanması suretiyle belirlenir. Orman kadastrosu yapılmamış ya da yapılan işlem kesinleşmemişse eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafından oluşan resmi belgelerin taşınmaza ve çevresine uygulanarak konumunun saptanması suretiyle belirlenir.
Mahkemece hükme dayanak alınan uzman Orman Yüksek Mühendisi … …’in düzenlemiş olduğu rapor ile ek rapor ve krokisinde çekişmeli taşınmazın 1959 tarihli memleket haritasında ve … fotoğrafında ormansız boş alanlar içerisinde kaldığı, eğimin % 3-4 olduğu, Kiğı İlçesi, Merkez Beldesinde yapılan orman kadastrosunda dava konusu yerin Yenikale
Devlet Ormanı içinde 31-32 nolu orman sınır noktalarına göre orman olarak sınırlandırıldığını bildirmiş ise de, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasındaki konumu düzenlenen haritada gösterilmediği gibi, resmi belgelerde de haritaların (memleket haritası, kadastro paftası ve tahdit haritası) ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine aplike edilmemiş, elle boyanan memleket haritasında beyaz renkli ormansız alanlarda nokta olarak işaretlenmiştir. Rapor bu haliyle orman kadastro haritasının ve resmi belgelerin uygulanması yönünden yetersiz olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Somut olayda; çekişmeli 109 ada 5 numaralı taşınmazın … Köyü çalışma alanında genel arazi kadastrosu yapılmıştır. Mahkemenin yaptığı yazışmalar sonucu dosyaya getirtilen orman kadastrosuna ilişkin belgelerde, Kiğı İlçesi, Merkez Beldesi sınırları içerisinde bulunan ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulanmasına, 24 nolu orman kadastrosunca 20.07.1985 tarihinde işe başlanıp, 22.07.1985 tarihinde bitirilerek sonuçları 28.05.1986 tarihinde 1 yıl süreyle askı ilanına çıkarılarak itirazsız yerler yasal süre sonunda kesinleşmiştir. Orman kadastro çalışmalarının Kiğı İlçesi Merkez Beldesinde yapıldığı ve yine merkez beldesinde ilan edildiği tartışmasızdır. Ne var ki; orman kadastro çalışmalarının çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyü ile dava dışı …, Demirkanat, Tekbaş, …, Eskikonak köylerinde işe başlama ilanlarının yapıldığı bildirildiği halde … Köyü ile diğer köylere ilişkin orman kadastro çalışmalarını içeren; işe başlama, çalışma, işi bitirme tutanakları ile askı ilan tutanağı ve tahdit haritası gönderilmemiştir. Bu durumda; … Köyünde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı ve ilan edilip edilmediği anlaşılmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu Kiğı İlçesi, Merkez Beldesinde yapılan orman kadastro çalışmalarıyla birlikte yapılıp tamamlanmış olması halinde, bu çalışmalarının sonuçlarının taşınmazın bulunduğu … Köyünde 6831 Sayılı Yasanın 10. maddesine ve yönetmelik çerçevesinde usulünce ilan edilmesi gerekir. İlan yapılmamışsa, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde bulunan 6 aylık, 1 yıllık ve 10 yıllık dava zamanaşımı sürelerinin başladığından söz edilemeyeceği gibi, orman kadastrosunun çekişmeli parsel yönünden kesinleştiği kabul edilemez.
Bu nedenle; … Köyünde 24 nolu orman kadastro komisyonu tarafından orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa buna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme tutanakları ile askı ilan tutanağının ve orijinal renkli tahdit haritasının sorulup dosyaya öncelikle getirtilmesi gerekir. … Köyünün hangi tarihten beri müstakil köy olduğu ve Merkez Beldede 1985 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında … Köyünün Kiğı/Merkez İlçesinin bir semti ya da mahallesi olup olmadığı Kaymakamlıktan ve il ve ilçe Özel İdareden sorulup saptanmalıdır.
Bundan sonra; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; dava konusu parselin … Köyünün mü? yoksa Kiğı Merkez Belde idari sınırları içinde mi? kaldığı belirlenmeli; çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalmaması halinde en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa
dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve
çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde
gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
Böylesine yapılacak uygulama sonunda; çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde orman kadastrosu yapılmış ve usulünce ilan edilerek kesinleşmişse; hukuki sorunun kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanması ve buna göre taşınmazın orman kadastro haritasındaki konumuna göre çözümlenmesi, … Köyünde orman kadastro çalışması yapılmamışsa ya da Kiğı İlçesi Merkez Beldesinde yapılıp da bu köyde usulünce ilan edilmemişse, taşınmazın konumunun resmi belgelere göre belirlenmesi ve hukuki sorunun buna göre çözümlenmesi”gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine, 2003/2 Esas ve 2003/155 karar sayılı dosyasında açılan ve 2002/31 sayılı dosya ile birleştirilen orman tahdidinin iptali ve tescil davasının kabulüne, 5 parselin davalı kişi adına tapuda tescil edilmiş olduğunu düşünülmeden kişi adına tescile karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tecsil ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılmamış ve orman tahdidinin iptaline karar verildiği halde hangi orman sınır noktaları arasında kalan taşınmazın orman sınırı dışına çıkartıldığı açıklanmamış olduğu gibi 109 ada 5 sayılı parsel davalı ve karşı davacı adına halen tapuda kayıtlı olduğu halde yeniden tescile ve infazı olanaksız karar kurulmuş ve ayrıca yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda “… ispatlanamayan davanın reddine …” dendiği halde, gerekçeli kararda “… ispatlanamayan davanın reddine, 2003/2 Esas ve 2003/155 Karar sayılı dosyasında açılan ve 2002/31 sayılı dosya ile birleştirilen orman tahdidinin iptali ve tescil davasının kabulüne denilerek kısa ve tebliğ edilen gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bozma nedenidir (İ.B.B.G.K. 10.04.1992 t, 1991/7 E. – 1992/4 K.).
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 20/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.