Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5712 E. 2007/6634 K. 22.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5712
KARAR NO : 2007/6634
KARAR TARİHİ : 22.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişiler…Kasabası … mevkiinde bulunan ve dava dilekçelerinde sınırlarını gösterdikleri fenni bilirkişi raporunda A, B, C, D, E, F, H ve I ile gösterilen taşınmazların yörede yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığını, taşınmazların ormanla ilgisinin olmadığını ve çok … yıllardır zilyetliklerinde olduğunu bildirerek orman kadastrosunun iptali ile taşınmazların orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasını ve Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece davanın reddine ve A, B, C, D, E, F, H ve I harfleri ile gösterilen taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından fenni bilirkişi raporunda (F) ve (D) ile gösterilen taşınmazlara, … … tarafından fenni bilirkişi raporunda (B), (G) ve (H) ile gösterilen taşınmazlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya göre dava, altı aylık yasal süre içinde zilyetliğe dayalı olarak açılan orman kadastrosuna itiraz ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 25.02.2004 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madda uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1973 yılında 766 Sayılı Yasaya göre yapılan genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazların hali arazi (taşlık–…) olarak tapulama dışı bırakıldığı ve tapulama harici bırakılan bu yerlerin paftalarının açılmadığı ve bu sahanın tapulamanın kesinleşmesinden sonra Orman İdaresince ağaçlandırma sahası kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Temyize konu F, D, B, G, H ile gösterilen taşınmazlar birbirine bitişik olmayıp birbirinden ve toplu … arazilerinden çok uzaktadır ve yörede yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırılarak tahdit içine alınan ve itiraz edilmediği için kesinleşen orman alanları ile çevrilidir. Bu nedenle, temyize konu taşınmazlar 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğindedir ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
-2-
2007/5712 – 6634

Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemeyeceğinden davacı … ve … …nun temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 22/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.