Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/19 E. 2023/1611 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/19
KARAR NO : 2023/1611
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, … Mahallesi eski 60 pafta 1958 parsel sayılı (yeni parsel numarası 531 ada 7 parsel) taşınmazda davacıya tahsis yapılarak tapu tahsis belgesi verildiğini, toplam 234.684,00 TL arsa bedelinin ödendiğini, tahsis edilen taşınmazın imar planında herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmediğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili idari yargının görevli olduğunu belirterek usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli, 2011/195 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararıyla yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince “Uyuşmazlık Mahkemesinin 04.05.2015 gün ve 2015/249 Esas ve 2015/274 sayılı Kararına göre 2981 sayılı Kanun gereğince düzenlenen tapu tahsis belgesine dayalı olarak açılan davalara bakma görevinin idari yargı yerinde olduğu” gerekçesi ile hüküm kurulmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarihli, 2016/14406 Esas, 2019/8938 Karar sayılı ilamıyla “tapu iptali ve tescil isteminin dayanağı olan belgeye yönelik idari işlemin yerindelik denetimi idari yargının görev alanına girmekte ise de, tapu iptali ve tescil istemi ancak adli yargıda görülebilir. Bu nedenle mahkemece, taraf delilleri değerlendirilerek davanın esası hakkında Dairemizin yukarıda açıklanan ilkeleri doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken idari yargının görevli olduğundan bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile “dava konusu 123,69 m2 miktarlı arsa vasıflı taşınmazın Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydından 5573/12369 hissesinin iptal edilerek davacı adına tesciline; geri kalan 6796/12369 hissesinin Maliye Hazinesi uhdesinde bırakılmasına” karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince “idare tarafından tahsis edilen alan 58.67m2 olduğu, İmar uygulamasındaki 0.05003750 DOP oranı kadar kesinti yapıldığında davacı adına tescil edilebilecek maksimum alan 55,73m2 olarak hesap ve tespit edildiği, tahsis edilen 58.67m2’lik alanın tamamının arsa bedeli tahsis sahibi tarafından ödendiği, davacının dayanak yaptığı tapu tahsis belgesi iptal edilmediği ve tahsis belgesine karşılık başka yerden herhangi bir taşınmaz tahsis edilmediği, tahsis belgesinin kapsadığı yer imar planında herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmediği, bu nedenle davacının adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin davacıya tapu verme vaadini taşıdığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtilen tüm şartların gerçekleştiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.

B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın ticaret, konut alanında kalması nedeniyle kabul kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu, taşınmazın 2981 sayılı Kanun hükümleri gereği kendisine devri için davacının idareye başvurmadığını, aynı zamanda müvekkil idarenin yasal hasım olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin bu sebeplerle idareye yükletilemeyeceğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. GEREKÇE
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04/12/1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;

2. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

3. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,

4. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

5. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

6. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

7. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.

8. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.

9. Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.