Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6630 E. 2023/2786 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6630
KARAR NO : 2023/2786
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cebir veya tehdit kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyadin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 ncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (a) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Diyadin Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 13 ay 10 gün

hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 24.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2015 tarihli ve 2014/141 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Diyadin Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü maddesinin (b) bendi, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Diyadin Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2020/3458 Esas, 2020/16140 Karar sayılı kararı ile “… CMK.nun 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 karar sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hükmün açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması, …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Diyadin Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 19.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkarasının (a) ve (e) bentleri, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçlamayı kabul etmediğine, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna, orantılılık ilkesine göre hüküm kurulması gerektiğine, lehe hükümlerin yeterli gerekçe gösterilmeden uygulanmadığına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, müştekinin gelini olan temyiz dışı sanık …’ü görmek için şahsın babasının evine gitmesi üzerine evde bulunan sanık ve temyiz dışı sanıklar tarafından ellerinin bağlanarak darp edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Müştekinin alınan doktor raporunda, darp cebir izinin mevcut olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Müştekinin aşamalarda alınan istikrarlı ifadesi, sanığın dolaylı ikrar içeren ifadesi, müştekinin darp edildiğini gösterir adli muayene raporu ve tüm dava dosyası kapsamından sanığın temyiz dışı sanıklar ile bilikte hareket ederek müştekinin ellerini bağlayıp darp ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği belirlenmiş olup, sanığın mahkumiyete yeterli delil olmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece, hapis cezasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve takdiri indirim sebebi kurumlarının sanık aleyhine olarak uygulanmamasına ilişkin gerekçede bir isabetsizlik bulunmamakla sanığın bu hususlara dair temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında cezanın alt sınırından hüküm kurulduğu anlaşıldığından sanığın orantılılık ilkesine göre ceza verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
4. Mahkemenin gerekçesi yeterli görüldüğünden sanığın kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
6. Mahkemece suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği belirtilmesine rağmen uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi yerine (a) ve (e) bentlerinin gösterilmesi maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
7. Sanık hakkında şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
8. Sanık hakkında hüküm kurulurken 1 yıl 4 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra cezanın ” 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası” yerine “13 ay 10 gün hapis cezası” olarak eksik belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyadin Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.