YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6187
KARAR NO : 2008/10616
KARAR TARİHİ : 16.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 1680 parsel sayılı 3.540 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1953 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … … adına tespit ve tescil edilmiş, satış yoluyla davalı …’a geçmiştir. Daha sonra 2859 Sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu ile 127 ada 32 parsel numarasını almıştır. Davacı … …, 127 ada 32 (eski 1680) parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı iddiasıyla, davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma (çekişmeli yerin bulunduğu yerde makiye ayırma yapılmamıştır.) 1962 yılında genel arazi kadastrosu, 21.11.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın, 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … … sınırları içinde kaldığına, 21.11.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B madde uygulamasıyla da orman rejimi dışına çıkarılmadığına, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmadığına, taşınmazın makiye ayrıldığı kabul edilse dahi … Köyünde 1950 yılında yapılan makiye ayırma işleminin 1962 tarihli rapor ile iptal edildiğine; kaldı ki, taşınmazın eğim ölçer ile belirlenen eğiminin %30-35 olduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı, güney bölümü hariç üzerinin halihazırda sistus, …, eğrelti otu vb ile kaplı olduğu, koruma makisi niteliğinde bulunduğu anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza(koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde
sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.D.’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, kaldı ki davalıya ait özel yasa uyarınca oluşan tapu kaydı bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/07/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.