YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16910
KARAR NO : 2023/2179
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2018 tarihli ve 2017/151 Esas, 2018/197 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/1826 Esas, 2019/202 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2.Sanığın ByLock kullanmadığına,
3.Örgüt sempatizanı olan ancak suç işleme iradesi taşımayan, örgüt yapılanmasında ideolojik tabaka veya üzerindeki suç işlemeye yönelik sınıfa dâhil olmayan, eylemlerinde süreklilik ve çeşitlilik bulunmayan, anayasal düzeni yıkmak ve devletin güvenliğini ortadan kaldırmak maksadı taşımayan kişilerin terör örgütü üyesi olarak kabulüne olanak bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suç tarihinden önce Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kendi aralarında haberleşmek amacıyla kullandığı ByLock isimli gizli haberleşme programını, kendi üzerine kayıtlı ve fiilen kullanmış olduğu 507 … .. 02 nolu hat üzerinden 31.10.2014-08.12.2014 tarihleri arasında 1978 defa ByLock IP adresi ile bağlantı kurmak suretiyle yoğun bir şekilde kullandığı, bu hususların; sanık savunması, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün bylock kaydı sorgu yazıları ve Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün bylock mesaj içerikleri ve HS(CGNAT) kayıtlarına ilişkin yazısı ve ekleri delilleri ile sabit olduğu,
Her ne kadar sanık savunmalarında bylock programını kullanmadığını belirtmiş ise de; Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün ByLock kaydı sorgu yazılarında sanığın fiilen kullandığı 507 … .. 02 nolu GSM hattında ByLock kaydı bulunduğunun belirtildiği, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün bylock mesaj içerikleri ve HIS(CGNAT) kayıtlarına ilişkin yazısı ve eklerinden anlaşılacağı üzere, ByLock user ID’nin ”238293”, kullanıcı adının ”merve71”, şifrenin ”merve.1453” olduğu ve sanığa ait user ID’nin ”ENES E.’ (449…32) isimli kullanıcıyla arama kayıtlarının bulunduğu, bu anlamda, sanığın bylock kullanımına ilişkin user ID, kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin tespit edildiği ve bu bilgilerin, sanığın eşinin isminin E. E. olması nazara alındığında sanık ile uyumlu olduğu, yine Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün bylock mesaj içerikleri ve HIS(CGNAT) kayıtlarına ilişkin yazısı ve eklerinden anlaşılacağı üzere, 31.10.2014-08.12.2014 tarihleri arasında …-Gelibolu/Çanakkale adreslerinde toplamda 1978 defa ByLock IP adresi ile bağlantı kurulduğu, bu anlamda, sanığın bylock kullanımına ilişkin bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının tespit edildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarih ve 2017/1443 Esas, 2017/4758 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere bu bilgilerin sanığın özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterli olduğu, sanığın ”…31.10.2014 -08.12.2014 tarihleri arasında Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde ikamet ediyordum. Ancak zaman zaman Çanakkale merkeze de geliyorduk…” şeklindeki beyanı dikkate alındığında bylock kullanımına ilişkin baz verilerinin sanık ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, açıklanan bu nedenlerle sanığın bylock programını kullanmadığına ilişkin suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği,
Yukarıda belirtilen hususlar nazara alındığında sanığın faaliyetlerinin Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirtilen süreklilik, çeşitlililik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, bu suretle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar vermenin hukuka, yasaya ve dosya içeriğine uygun olacağı yönünde Mahkememizde her türlü kuşkudan uzak, tam bir vicdani kanı oluşmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde; örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bölge adliye mahkemesince düzeltilen husus dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/1826 Esas, 2019/202 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …