YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5772
KARAR NO : 2023/31
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … Bakla, davalıların kardeşleri olduğunu, Bartın ili, Merkez ilçesi, Serdar Köyü’nde bulunan ve anne babalarından miras yoluyla intikal eden taşınmazları, kira getirecek ev ve dükkanları, davalıların kullanmakta olduğunu, davalı …’in ise yeni evin ve üç dükkanın zilyedi olduğunu, kira geliri de olduğunu belirterek 5 senelik ecrimisil olarak 15.000,00 TL’nin davalılardan yasal faiziyle birlikte kullandıkları oranda tahsiliyle tarafına verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, davacının hakkına bir müdahelenin olmadığını, davalının kendi hakkını kullandığını, dava edilen evin kendisine ait olduğunu, davacının miras yoluyla intikal eden hisselerine kimsenin dokunmadığını, hisselerini kullanabileceğini, ancak şimdiye kadar kullanmak için bir girişimde bulunmadığını, ecrimisil talep etmesini gerektirecek bir gelir elde edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli ve 2013/46 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarih, 2018/3833 Esas, 2019/7575 Karar sayılı ilamı ile; davacı asilin sair temyiz itirazlarının reddine, dava dilekçesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline dayandığı gözetilerek, davacı tarafa yemin teklif hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle eksik araştırma ve inceleme ile verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle; yemin teklifi içeren dilekçesinin yetersiz gerekçe ile reddedildiğini, annesinden intikal eden taşınmazlarda hak sahipliği olduğunun anlaşılamadığını, taşınmazlarda herhangi bir fiili taksim yapılmadığını, intifadan men aranmayan istisnaların mevcut olduğunu ve bilirkişi raporunun açıklayıcı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Ecrimisil; diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması ve haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği” vurgulanmıştır. Buna göre ecrimisil istemlerinde işgalin, haksız eylem niteliğinde olduğu ve tazminat istemleri için işgalin haklı bir nedene dayanmaması gerektiği dikkate alınmalıdır. (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı asilin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.