YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5197
KARAR NO : 2023/182
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
Taraflar arasındaki görülen muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil ıslahla tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; mirasbırakan babaları …’in maliki olduğu çekişme konusu 121 ada 14 ve 122 ada 8 parsel sayılı taşınmazların 2010 yılında kadastro tespiti sırasında hibe suretiyle davalı adına tescilini sağladığını; 250 ada 18 ve 249 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında mirasbırakan adına tescil edildiğini ancak davalının kadastro komisyonuna itirazı üzerine anılan taşınmazların da davalı adına tescil edildiğini, bu işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve
muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili yargılama sırasında 03.10.2012 tarihli dilekçe ile tapu iptal ve tescil mümkün olmaz ise tenkise karar verilmesini, yine 04.10.2012 tarihli oturumda muvazaaya dayalı tapunun iptali ve tescile olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını ve temliklerin muvazaalı olmadığını, ayrıca tenkis isteminin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların davalıya devri işlemlerinin bedeli karşılığında gerçek satış olduğu; tenkis talepleri bakımından ise, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.12.2015 tarihli ilamında; davacıların 03.10.2012 tarihli dilekçe ve sonraki oturumlardaki beyanları ile muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı açtıkları tapu iptali ve tescil istekli davalarını ıslah ederek isteklerini tenkise dönüştürdükleri, bu durumda ilk dava tarihi 14.03.2011 tarihinde tenkis talebinde bulunulduğu, mirasbırakanın 17.02.2011 tarihinde öldüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 571. maddesi uyarınca tenkis isteği bakımından hak düşürücü sürenin geçmediği, uyuşmazlığın tenkis hükümleri çerçevesinde incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine, tenkis talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında belirtildiği üzere dava tamamen ıslah edildiğinden tapu iptal tescil yönünden değerlendirme yapılması ile buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece yasa yolu olarak istinaf kanun yolunun gösterilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenkis davası için hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir. (HMK m.176, HUMK m.83) (Prof.Dr.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, B.6.C.IV, İstanbul 2001, s 3965). Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşabilecek olan her hangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapılabilmektedir (Saim Üstündağ: Medeni Yargılama Hukuk, C.I-II, B.5, İstanbul 1992, s534)
2.Davanın tamamen ıslahı durumunda, dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasını gerektirir (HMK m. 179).
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ıslahın konusu tarafların yapmış oldukları usul işlemleri olduğu için, gerek öğreti gerekse Yargıtay uygulaması, ıslahla davanın değiştirilebileceğini ve genişletilebileceğini, aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir. Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır.
3.Gerek öğretide, gerekse yerleşik yargısal kararlarda, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava açılmamış sayılacak, tamamen ıslah edilen dava ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, bunun doğal sonucu olarak, zamanaşımı, hak düşürücü süre, ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacaktır.
4.Davacıların 03.10.2012 tarihli dilekçe ve sonraki oturumlardaki beyanları ile muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı açtıkları tapu iptali ve tescil istekli davalarını ıslah ederek isteklerini tenkise dönüştürdükleri, bu durumda ilk dava tarihi 14.03.2011 tarihinde tenkis talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirttiği üzere davacılar vekili 03.10.2012 tarihli dilekçe ve oturumlardaki beyanları ile davasını tamamen ıslah ederek tenkis davasına dönüştürmüş olduğundan, mahkemece yalnızca tenkis davası yönünden değerlendirme yapılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin de buna göre takdir edilmesi gerekirken, tapu iptal ve tescil talebi yönünden değerlendirme yapılmış olması bozmayı gerektirir.
5.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının ilk paragrafında yer alan “Davanın kısmen kabul, kısmen reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davanın kabulüne” yazılması, hüküm fıkrasının ikinci paragrafının 1 numaralı bendinde yer alan “Tapu iptal ve tescil yönünden davanın reddine, tenkis talebi yönünden davanın kabulü ile;” ibarelerinin çıkartılarak yerine “Tenkis talebinin kabulü ile;” ibarelerinin yazılması, hükmün üçüncü paragrafında 2 numaralı bendinde yer alan “Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 233,05 TL den peşin alınan 25,20 TL ile tamamlama sureti ile alınan 1.210,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.235,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine” ibarelerinden sonra gelmek üzere “mahsup edilen 233,05 TL’nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine” ibarelerinin yazılması, hükmün beşinci paragrafında yer alan 4 numaralı bendin hükümden çıkarılmasına, hükmün altıncı paragrafının 5 numaralı bendinde yer alan “Davacılar tarafından yapılan 3090,10 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 53,71 TL sinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin çıkartılarak yerine “Davacılar tarafından yapılan 3090,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” ibarelerinin yazılması, hükmün yedinci paragrafının 6 numaralı bendinde yer alan “Davalılar tarafından yapılan 222,00 TL yargılama giderinden davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 218.14 TL sinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin çıkartılarak yerine “Davalılar tarafından yapılan 222,00 TL yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.