YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15809
KARAR NO : 2023/2365
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
¸
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2017/279 Esas, 2018/22 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamkla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası yollaması ile 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin, 06.04.2018 tarihli ve 2018/651 Esas, 2018/1297 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3.7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz kanun yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
3.Dernek ve sendika üyeliklerinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
4.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgüte gelir sağlamak amacıyla düzenlenen kermeslere katıldığı, örgüte ait ASİAD simli derneğin düzenlediği iftar organizasyonlarında görev aldığı, öğrencileri örgüte ait pansiyona yemek yemeye götürdüğü, örgütle iltisaklı dernek ve sendikaya üye olduğu anlaşılması karşısında eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin bulunduğu, silahlı terör örgütü suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmayıp yardım ettiği kabul edilmiş olup, “cumhuriyet başsavcılığının infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde 5275 sayılı Kanun’un 107/4 ve 108 inci maddeleri gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği görülmüş ise de bu hususun hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilmesi gerektiği,
Suç tarihinin ise aktif eğitimciler sendikasından çekilme tarihine göre 19.07.2016 olduğu anlaşılmıştır.
Sanıktan ele geçirilen dijital meteryaller hakkında siber suçlar şube müdürlüğünce henüz rapor tanzim edilmemiş olması karşısında sonucu beklenmeksizin silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş olması aleyhe istinaf bulunmadığından sonuca etkili görülmemiş, eleştiri konusu yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
CMK’nın 280/1-a maddesi yollaması ile cmk.nın 303 üncü maddesi gereğince hükümde yer alan sanık hakkında “5275 sayılı Kanun’un 107/4 üncü fıkrası ile aynı yasanın 108 inci maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” bölümünün tamamımın hükümden çıkarılmak suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
1.Örgüte gelir sağlamak amacıyla düzenlenen kermeslere katılan, örgüte ait derneğin düzenlediği iftar organizasyonlarında görev alan, öğrencileri örgüte ait pansiyona yemek yemeye götüren, örgütle iltisaklı dernek ve sendikaya üye olan, böylece geçmişte cemaat olarak bilinen yapı ile irtibat ve iltisakı bulunan sanığın, söz konusu yapının kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra eylem ve faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespiti ile, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulup, gerekirse ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenildikten sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
a.Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığın örgüte yardım kapsamında kalacak faaliyetlerinin somut bir şekilde ortaya koyulması gerektiğinin düşünülmemesi,
b.Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
c.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığa verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın, uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.04.2018 tarihli ve 2018/651 Esas, 2018/1297 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.