Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/18739 E. 2023/3435 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18739
KARAR NO : 2023/3435
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Demirci Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin, 04.03.2013 tarihli ve 2013/6 Esas, 2013/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 19.03.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.12.2013 tarihli ve 2013/138 Esas, 2013/214 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına ilişkin infazın kaldığı yerden devamına karar verilmiştir. Kararın 16.01.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2014/371 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 08.03.2016 tarihli dilekçesi ile hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hukuka ve dosya içeriğine aykırı olduğunu beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

31.08.2012 günü saat:11.00 sıralarında Borlu Jandarma Karakol Komutanlığına gelerek misafir olmak istediğini belirten şüpheli …’in hareketlerinden jandarma görevlilerince şüphelenilerek ve
alkollü olduğu görülerek şahsa sorulduğunda kendisinin dün geceden beri esrar içtiğini beyan etmesi ve cebinden sigara tabakası çıkararak yakmaya çalıştığı esnada içerisinde bir miktar kubar esrar maddesi görülmesi üzerine, tabakaya ve esrar maddesine el konulmuş ve bu şekilde soruşturma işlemlerine başlanılmış olup, soruşturma kapsamında ele geçirilen kubar esrar maddesi ile şüpheliden alınan kan örnekleri Adli Tıp Kurumu ile Emniyet Kriminal Polis Laboratuvarına inceleme için gönderilmiş, inceleme neticesinde el konulan maddenin esrar maddesi içerdiği ve ayrıca Adli Tıp Kurumundan gelen raporda ise şüpheliden alınan kanda THC (ESRAR) metabolitinin maddesi bulunduğu bildirilmiş olup, soruşturma kapsamında sanığın alınan ifadesinde atılı suçlamayı kabul ettiğini beyan etmekle ve tüm soruşturma evrakı da gözönüne alınarak kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak, kullanmak ve satın almak suçunu işlediği anlaşıldığından; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

1. Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılmış herhangi bir soruşturma olmadığı halde, kolluk görevlilerine uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu beyan etmesi üzerine yapılan tahlilde idrarında esrar tespit edildiği ve cebinden çıkardığı sigara tabakasında esrar maddesinin görüldüğü olayda; sanığın, uyuşturucu madde kullandığını belirterek, bu suçtan soruşturma yapılmasını sağlaması ve resmi makamların bilgisinin bulunmadığı aşamada kendi beyanı ile suçunu ortaya çıkarması nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına”, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

2. Yukarıdaki (1) nolu bozma nedenine göre, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanıktan alınan örneklerde 25.02.2014 ve 05.05.2014 tarihli tahlil sonuçlarına göre sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayan 25.02.2014 ve 05.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden zamanaşımı süresi içinde gereğinin takdiri için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,

Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2014/371 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.