YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16229
KARAR NO : 2023/2233
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2017/661 Esas, 2018/445 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 Yıl 10 Ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/3307 Esas, 2019/250 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Atılı suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına,
2.Hatalı ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna,
3.Soyut tanık beyanlarına itibar edildiğine,
4.Bank … hesap hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna,
5.İçeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının hükme esas alındığına,
6.Hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine,
7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgütün illegal faaliyetlerini legal hale getirmek maksadıyla kurduğu derneklerden olan Gökkuşağı Eğitim, Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinde 27.04.2012-18.01.2015 tarihleri arasında denetim kurulu asıl üyeliği ve 18.01.2015- 09.03.2016 tarihleri arasında denetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiği, Bank …’nın TMSF’ye devrinin engellenmesi amacıyla bankanın mevduatının arttırılması yönünde örgüt liderinin talimatıyla örtüşecek şekilde hesap hareketleri gerçekleştirdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Şule Kız Öğrenci Yurdunu dönem dönem ziyaret ettiği, örgüt tarafından organize edilen kermeslere yardım ve yiyecek getirdiği, 2015-2016 yıllarındaki İlçe hadimesi Ü.Ç. tarafından bölge mütevellileri arasından seçilerek oluşturulan ana mütevelli heyetinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın mütevelli sıfatıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/2731 Esas, 2017/2906 sayılı Kararında belirttiği üzere “mütevelli toplantılarının örgüt jargonunda dini sohbet toplantıları dışında örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için bir üst katmanda olup örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespit ederek örgüte kazandırmaya çalışan, örgüt içerisinde özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış, örgütün gerçek amacına vakıf, bu amaç doğrultusunda kendilerine sorumluluklar yüklenmiş kişilerin oluşturduğu topluluğa dahil olan kimseler olduğu” hususu da göz önünde bulundurulduğunda sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanatine varılarak hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır..
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı Terör örgütü içerisinde ilçe ablasına bağlı ana mütevelli heyetinde yer alarak sohbetlere katılan, örgüt liderinin talimat tarihleri ile uyumlu olacak şekilde örgüte müzahir Bank Asyada katılım hesapları açarak mevduatını arttıran, örgüte müzahir dernekte denetim kurulu başkanı olarak görev alan, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarında da isabetsizlik bulunmayan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Anayasa’nın 138/1 inci maddesi hükmü, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’nun 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç, saik ve dosya kapsamına göre alt sınırdan ceza tayini gerekirken, temel cezanın teşdiden tayini suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/3307 Esas, 2019/250 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Manisa 3. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.