Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8898 E. 2023/3203 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8898
KARAR NO : 2023/3203
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı

… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021tarihli ve 2019/319 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2022 tarihli ve 2022/1180 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/55992 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/55992 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli kararına konu suç tarihinin 24.07.2019 olduğu, sanığın daha önceki 17.05.2018 tarihli eylemi sebebiyle … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.07.2018 tarihli ve 2018/104 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan 24.07.2019 tarihli eylemine konu suçun, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu cihetle, eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 24.07.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2019 tarihli ve 2019/10570 Soruşturma, 2019/3290 Esas, 2019/2424 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca … 6. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
B. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/319 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, istinaf edilmeksizin 14.01.2021
tarihinde kesinleştiği,
C. Dosya arasında bulunan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/541 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1. Sanığın 17.05.2018 tarihli aynı nev’iden eylemi nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2018 tarihli ve 2018/6000 soruşturma, 2018/104 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 17.07.2018 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği,
2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2019 tarihli ve 2019/72747 Esas sayılı iddianamesi ile … 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/541 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edildiği,
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarihli ve 2020/1001 Esas, 2021/2134 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 17.07.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmiştir.
7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201
sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddelerinin birinci ve sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle sanık hakkında yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik tedbirinin infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/541 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, mahkûmiyet kararı … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarihli ve 2020/1001 Esas, 2021/2134 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir.
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/541 Esas, 2020/118 Karar sayılı mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinden geçmesi nedeniyle kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, esastan ret kararına karşı, 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesi kapsamında itiraz kanun yoluna başvurulabileceği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenle, yukarıda belirlenen kanuna aykırılığın giderilebilmesi ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kesin kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesinde düzenlenen itiraz yoluyla mümkündür.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi  5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesinde düzenlenmiş olup;
“Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (Değişik cümleler:17.10.2019-7188/30 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye

tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. (Ek cümleler:17.10.2019-7188/30 md.) Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar.” şeklindeki düzenleme gereğince,
… 6. Asliye Ceza Mahkemesince, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılan kamu davasında; kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “durma” kararı verilerek … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarihli ve 2020/1001 Esas, 2021/2134 Karar sayılı kararına karşı sanık lehine itiraz yoluna gidilmesi için … Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması, hukuki sürecin takip edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/319 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.