YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7160
KARAR NO : 2008/10540
KARAR TARİHİ : 14.07.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … …
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2006 gün ve 13979-1712 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu yerde yapıldığı anlaşılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma ve askı ilan tutanakları ile Nisan 1969 tarih 4 nolu tapu kaydı getirtilmeli, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp taşınmazlarının tahdit hattına göre kazanımlarının saptanması, taşınmazların orman sınırları dışında kaldığı saptandığında orjinal renkli memleket haritası, … fotoğrafları, amenajman planı getirtilerek bu haritalar ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine çakıştırılmak suretiyle taşınmazların konumlarının belirlenmesi, Hazinenin ileri sürdüğü 11.04.1969 tarih 39 nolu tapu kaydı uygulanarak taşınmaza uyup uymadığının belirlenmesi, taşınmazların resmi belgelerde çalılık olarak görünüp te eğimi % 12’yi aşan bölümde yer aldığı saptandığında ise öncesi çalılık ya da delicelik, makilik olup, eğimi % 12’yi aşan yerlerin orman tahdininin yapılıp kesinleştiği tarihe kadar 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun düşünülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü 101 ada 3 parselin (A)=8663.05 m2 bölümünün hali arazi olarak … adına, (D)=591.39 m2 bölümünün orman niteliği ile … adına, geriye kalan 72086.62 m2 bölümünün tesbit gibi davalı şirket adına, 101 ada 2 parselin (B)=2962.65 m2 ve (C)=239.28 m2 bölümlerinin orman niteliği ile … adına, geriye kalan 58170.47 m2 bölümünün … adına, 101 ada 1 parselin tesbit gibi davalı şirket adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 01.03.1991 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava konusu 101 ada 1 nolu parselin … oğlu … …’e ait iken 1954 yılında ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve mirasçıları tarafından 29.09.2004 tarihli haricen düzenlenen satış senedi ile davalı şirkete satıldığı ve 101 ada 2 nolu parselin … oğlu …’e ceddinden kaldığı 2004 yılında davalı …’e satıldığı ve 101 ada 3 nolu parselinde 1/2 payı … … oğlu … … Güngör’e ait olduğu … …’in 1973 yılında öldüğü ve mirasçılarına kaldığı ve 1/2 payın da … oğlu …’e ait olup, 1331 yılında öldüğü ve mirasçılarına kaldığı ve davalı şirkete 29.09.2004 tarihli harici düzenlenen senetle satıldığından söz edilerek adlarına tesbitleri yapılmıştır. Yargılama sırasında davalı şirket … Noterliğinin 30.09.2004 tarihli 4300 Yevmiye numaralı düzenleme şeklinde noter
senedi itiraz ederek … ve … çocukları … … ve … … ile Işıl …’in Şubat 1974 tarih 5 numaralı tapuda anneleri … … adına kayıtlı payın satışı konusunda … …’i vekil ettiklerine ilişkin vekaletnameyi ibraz etmiş ve davalılar çekişmeli 101 ada 1, 2 ve 3 nolu parsellerin 3676 m2 yüzölçümlü sınırları yol ve … olan bu tapu kaydı kapsamında kaldığını bildirmişlerdir. Gerçekten Şubat 1974 tarih 5 numaralı tapu kaydı … … ve arkadaşları adına paylı olarak kayıtlıdır. Bu tapu ile geldisi Nisan 1969 tarih 39 numaralı tapunun 1-2 payının … … …’e ait olduğu 1326 yılında ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve bir kısım mirasçılarına intikalen tescillerinin yapıldığı ve tapu kaydının … 1303 yoklama tarih 25 numarada … … kızları … ve …’ye ait olup, …’nin ölümü üzerine nısıf payının …’nin babası … oğlu …’e intikal … adına … 1303 tarih 91 numarada tesil edildiği ve …’nın nısıf payının da tebdilen … 1303 tarih 94 numarada … …’nin kızı … adına tescil edildiği, …’nın nısıf payının intikalinin bulunmadığı ancak, … oğlu … …’nin ½ payının … (…) 1303 tarih 91 numaradan Nisan 1969 tarih 39 numaraya intikal ettiği daha sonra, bu payların Şubat 1974 tarih 5 numarada ve Ekim 2004 tarih 29 numarada intikal … son olarak 72/216 payın davalı şirkete satıldığı ve şirket adına Ekim 2004 tarih 30 numarada tescil edildiği görülmektedir.
Dinlenen yeminli yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu olan bu üç parselin öncesinin … …, … … ve … … ait olduğunu ve mirasçılarının sattığını bildirmişlerdir. Sözü edilen ve Şubat 1974 tarih 5 numaralı tapu kaydının ve bunun geldisi olan Nisan 1969 tarih 39 numaralı kaydın iktisabı incelendiğinde, nısıf pay sahibi … … … Efendinin 1326 yılında ölümü ile mirasçılarından …, …, … ve diğer mirasçılarından bahsedildiği görülmektedir. Ancak, mahkemece bilirkişi ve tanıklardan açıklayıcı ve ayrıntılı bilgi alınmayıp, taşınmazların kimden kime kaldığı, mirasçıları arasında paylaşım yapılıp yapılmadığı, taşınmazların kimler tarafından nasıl ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı sorulmamış, mirasçılar ve tapu sahipleri arasında geçerli bir paylaşım yapılmışsa sonradan yapılan tapudaki intikalin paylaşımı bozmayacağı ve dava konusu parsellerin üçünün aynı bütünün parçaları olması ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olması halinde, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince … toprakta 40, … toprakta 100 dönümden fazla belgesizden şirket ya da kişi adına taşınmaz tescil edilemeyeceği de düşünülmemiştir.
Diğer taraftan kayıt ve belgeler lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluşturur. Davalılar sözü edilen 3676 m2 yüzölçümlü tapuya dayanmaktadırlar. Yapılan uygulamada kaydın yüzölçümü ile 101 ada 3 nolu parselin güneyinde (E) işaretli bölüme uyduğu belirlenmiştir. Tapu kaydı üç sınırlıdır ve … sınırı ise orman tahdidi açıktır. Gerçekten 3 nolu parselin Doğusu: yol, Batısı ve …: …, … sınırı ise orman tadidi 1991 yılında kesinleşen Kireçdere Devlet Ormanına dayanmaktadır. Memleket haritasında çekişmeli parsellerin Güney ve Batı sınırında bulunan bir bölüm yer … ve … yatağı olarak işaretlenmiş ve halende bu şekilde haritasında gösterildiği halde jeolog bilirkişi dinlenmemiş ve … ve … yatağı olan bölümler ifraz edilmemiştir.
O halde, bölgeye ait 1980’li yıllarda hazırlanan ve çizilen memleket haritası ve … fotoğrafı getirtildikten sonra, üç orman, bir … ve bir jeolog bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak hem eski tarihli hemde 1980’li yıllara ait memleket haritası ve … fotoğrafları yerine uygulanmalı, kadastro haritası ile eski ve … tarihli memleket haritalarının ölçekleri denkleştirilerek … veya benzeri bilgisayar programları kullanılarak taşınmazların memleket haritası ve … fotoğrafları üzerindeki konumları gösterilmeli, keza jeolog bilirkişiye sınırdaki derenin niteliği ve taşınmazların … yatağı ve … olup olmadığı konularında inceleme yaptırılarak rapor alınmalı, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde davalı şirket bir taraftan 3676 m2 yüzölçümlü tapu kaydına, diğer taraftan 29.09.2004 tarihli … ve … ve arkadaşlarının satışına ilişkin (Onüç dönüm yüzölçümlü) harici sende dayanmış olduğundan ve bu senedin sınırlarının Doğusu; yol, Batısı; …, …; … … vereselerine ait tarla ve orman ve …; … ile çevrili olması nedeniyle 2004
yılında dahi satın alınan tarlanın onüç dönüm yüzölçümünde olduğu yazılı olması karşısında o tarihte kazanılan tarlanın onüç dönümden fazla olamayacağı düşünülüp senet kapsamı belirlenmeli, eski ve … tarihli … fotoğrafları ve memleket haritası özel streoskaopik aletlerle incelenip, taşınmazların bu belgelerde nasıl gözüktüğü zilyet edilen ve kullanılan yerlerden olup olmadığı, keza 101 adanın içinde bulunduğu, kadastro paftasının fotometri yöntemiyle düzenlenip düzenlenmediği, Kadastro Müdürlüğünden sorularak pafta örneği getirtilmeli ve bu paftada kullanım (fiili tasarruf) sınırlarının olup olmadığı belirlenmeli ve tasarruf sınırları bulunmuyorsa bu hususun (o yerlerin) taşınmazların, paftanın düzenlendiği tarihte kullanılmayan ve zilyet edilmeyen yer olacağının karinesi olduğu düşünülmeli, tapu kaydının, iktisap hanesinden yararlanarak taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı ve kimler tarafından ne zamandan beri, nasıl zilyet edildiği, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı, mirasçılar arasında paylaşım yapılmışsa ne zaman yapıldığı, aynı çalışma alanı sınırı içinde özel ve tüzel kişiler adına belgesizden en fazla … toprakta 40, … toprakta 100 dönüm taşınmaz tescil edileceğinden bu sınırlamanın, satış tarihi ile tesbit tarihi arasına 20 yıl geçmemesi nedeniyle satanlar (…) yönünden de araştırılmasının gerekeceği düşünülmeli ve kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.