Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14337 E. 2008/10155 K. 08.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14337
KARAR NO : 2008/10155
KARAR TARİHİ : 08.07.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili, davacılar … … mirasçıları … … ve arkadaşları vekili, davacı… …… … mirasçısı … … vekili, davacı … ve … …… … mirasçısı) vekili ile katılan davacılar … … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar … mirasçıları temsilcisi … … … ve arkadaşları … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/587 Esas Numarasına kayıt edilen 13.07.1992 tarihli dava dilekçelerinde, …, … … 1956 yılında yapılan Tapulama tespit çalışmaları sırasında ayrıntıları dilekçede belirtilen taşınmazların miras bırakanları adına tapuda kayıtlı olmasına rağmen nedensiz olarak tespit dışı bırakıldıklarını ileri sürerek bu taşınmazların adlarına tapuya tescilini istemişlerdir.
Davacı … (… mirasçısı), … 1.Asliye hukuk Mahkemesinin 1993/380 ve 515 Esas numarasına kaydedilen dava dilekçelerinde, … mirasçıları temsilcisi olduğunu söyleyen … … …’ın temsilci sıfatının ve yaptığı işlemlerin geçerli olmayıp, bu kişinin hiçbir hak ve yetkisi olmadığını ileri sürerek, tapulama sırasında tespit dışı bırakılan ve miras bırakanları … … adına Şubat 1294 tarihli 467, 468, 469, 471, 472 ve 473 sayılı, yine aynı tarih 166/655 ve 806, 807, 809, 824, 827, 444, 447, 450, 815, 816 ve 818 sayılı tapularda kayıtlı bulunan taşınmazların asıl hak sahibi olan tüm mirasçılar adlarına tescilini istemiş, dayanılan tapu ve kök miras bırakanları ile davaya konu taşınmazların aynı olduğu nedeniyle, dava, … ve arkadaşlarının açtığı … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/587 E sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Yörede 1998 yılında yapılan arazi kadastrosunda, dava konusu taşınmazlar, daha önce … … 1995 yılında yapılan kadastro sırasında Şubat 1294 tarih 735 sayılı tapuda kayıtlı taşınmazın … … oğlu … adına tapuda kayıtlı olduğu, mirasçıları tarafından … …’a satıldığı, bu kişi tarafından tapu kapsamındaki taşınmaz birçok parsele ayrılarak satıldığı, halen satın alan şahısların zilyet ve tasarrufunda olduğu nedeniyle zilyetleri adına tespit edildiği, ancak bölge müdürlüğünün 3/2/1998 tarih ve 1/360 sayılı yazı ekindeki Kadastro Daire Başkanlığının 31/12/1997 tarih ve 9570 sayılı yazıları ile tutanağın iptal edildiği, bu kez Kadastro Daire Başkanlığının 27/8/1998 tarih 7045 sayılı emirleri gereğince daha önceki edinme sebebine uygun olarak sınırlandırılmakla birlikte, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/587 esasında mülkiyetinin davalı olduğu anlaşıldığından, … Köyü 1273 parsel, parsel, tarla niteliğinde, 4840,64 m2 yüzölçümü ile, 1274 parsel, tarla niteliğinde, 5645,88 m2 yüzölçümü ile, 1275 parsel, 3155,97 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde,

1276 parsel, 3327,73 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1277 parsel 3846,06 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde,1278 parsel 4985,42 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1279 parsel, 6184,02 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1280 parsel, 4022,27 m2 yüzölçümü ile, tarla niteliğinde – 1281 parsel, yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1560,95 m2 yüzölçümü ile, tarla niteliğinde, 1282 parsel,1918,98 m2 yüzölçümü ile, tarla niteliğinde,1283 parsel,-1848,20 m2 yüzölçümü ile ev-tarla niteliğinde, 1284 parsel, 2531,11 m2- tarla niteliğinde, 1285 parsel, 11186,76 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1286 parsel, 17898 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1287 parsel, 7098,87 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1288 parsel, tarla niteliğinde, 25686 m2 yüzölçümü ile 1289, parsel, tarla niteliğinde, 7398,97 m2 yüzölçümü ile 1290, kargir ev tarla niteliğinde 7004,68 m2 yüzölçümü ile, 1291 parsel, tarla niteliğinde, 6094,94 m2 yüzölçümü ile 1292 parsel, tarla niteliğinde, 3758,30 m2 yüzölçümü ile 1293 parsel tarla niteliğinde, 4745,38 m2 yüzölçümü ile 1294 parsel, tarla niteliğinde 3931,31 m2 yüzölçümü ile 1295 parsel tarla niteliğinde, 5327,39 m2 yüzölçümü ile 1296 parsel tarla niteliğinde, 2974,51 m2 yüzölçümü ile, 1297 parsel tarla niteliğinde 3967,95 m2 yüzölçümü ile,
1298 parsel tarla, 4551,21 m2 yüzölçümü ile 1299 parsel tarla niteliğinde, 1964,94m2 yüzölçümü ile 1300 parsel tarla niteliğinde, 4237,72 m2 yüzölçümü ile 1301 parsel tarla niteliğinde, 2508,66 m2 yüzölçümü ile 1302 parsel tarla niteliğinde, 2518,23 m2 yüzölçümü ile 1303 parsel tarla niteliğinde 4984,29 m2 yüzölçümü ile 1304 parsel tarla niteliğinde 2492,30 m2 yüzölçümü ile 1305 parsel tarla niteliğinde 2496,82 m2 yüzölçümü ile 1306 parsel tarla niteliğinde 2497,19 m2 yüzölçümü ile 1307 parsel tarla niteliğinde, 2492,01m2 yüzölçümü ile, 1308 parsel tarla niteliğinde 4641,43 m2 yüzölçümü ile,
1309 parsel tarla niteliğinde 5642,52m2 yüzölçümü ile 1310 parsel tarla niteliğinde 4942,43 m2 yüzölçümü ile 1311 parsel tarla niteliğinde 1896,76 m2 yüzölçümü ile,
1312 parsel tarla niteliğinde 4845,74 m2 yüzölçümü ile 1313-4971,81 m2 tarla niteliğinde yüzölçümü ile 1314 parsel tarla niteliğinde 10129,46 m2 yüzölçümü ile 1315, parsel tarla niteliğinde 3301,61 m2 yüzölçümü ile 1316-9595,29 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde 1317 parsel, 149,99 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde, 1369 parsel, 1636,33 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde olduğu belirtilerek, 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca … hanesi açık olarak tespit edilip, kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
… …, …, … … … ve …, 1999/112 sayılı dava dosyasında, … ve … köyü tüzel kişiliğinin yanı sıra, 57 ayrı gerçek kişiyi hasım göstermek suretiyle toplam 95 adet taşınmazın … Köyündeki taşınmazların … … ve oğlu … … mahdumu … … kerimeleri … … adına adına kayıtlı olduğunu, kendilerinin tapu maliklerinin 5 kuşak sonrası mirascıları olduğunu, buna rağmen kadastro tespit çalışmaları sırasında mirasçılık haklarının katledilmek suretiyle tespit yapıldığını ve tespitin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek tespitin iptali ile çekişmeli parsellerin adlarına hisseleri oranında adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir. Farklı mevkilerde bulunan bu taşınmazların soruşturmasının daha sağlıklı yürütülebilmesi ve usul ekonomisine uygun olması açısından parsel sayısına göre dosya, kadastro mahkemesinin, 1999/112-147 ila 172 – 199 ila 217 – 220 esas sayılı dava dosyalarına tefrik edilmiştir.
Diğer yandan 1999/23 E. Sayılı dosyada … … … 1274;1999/24 Esas sayılı dosyada R. … … ve … … 1289; 1999/25 Esas sayılı dosyada … … ve … … 1288; 1999/26 Esas sayılı dosyada … …… …1297; 1999/28 Esas sayılı dosyada … … … 1305; 1999/29 Esas sayılı dosyada … … 1315 ve 1316; 1999/30 ve 57 Esas sayılı dosyada … 1350 ve 1312; 1999/31 Esas sayılı dosyada … … 1279; 1999/32 Esas sayılı dosyada … … … 1304; 1999/35 Esas sayılı dosyada … … 1276; 1999/36 Esas sayılı dosyada … Tokat 1317; 1999/37 Esas sayılı dosyada … … 1369; 1999/38 Esas sayılı dosyada … Balta 1280 ve 1281; 1999/39 Esas sayılı dosyada …… …… … 1300; 1999/42 Esas sayılı dosyada … … 1302; 1999/43 Esas sayılı dosyada … … 1299; 1999/44 Esas sayılı dosyada … … 1296; 1999/45 Esas sayılı dosyada … …

1311; 1999/46 Esas sayılı dosyada … … 1301;1999/47Esas sayılı dosyada … … 1286; 1999/48 Esas sayılı dosyada … … ve … … … 1272; 1999/49 Esas sayılı dosyada … … ve … … 1309; 1999/50 Esas sayılı dosyada … … 1283; 1999/51 Esas sayılı dosyada … … 1290; 1999/52 Esas sayılı dosyada … … 1291; 1999/53 Esas sayılı dosyada … … 1313; 1999/54 Esas sayılı dosyada … … 1284; 1999/55 Esas sayılı dosyada … … 1292; 1999/56 Esas sayılı dosyada … … 1306; 1999/58 Esas sayılı dosyada … … … 1282, 1999/59 Esas sayılı dosyada … … 1314; 1999/60 Esas sayılı dosyada … 1275; 1999/61 Esas sayılı dosyada … … 1294; 1999/62 Esas sayılı dosyada … … 1293; 1999/63 Esas sayılı dosyada … … 1285; 1999/64 Esas sayılı dosyada … ve … ertem 1308; 1999/65 Esas sayılı dosyada … … 1277 parsel sayılı taşınmazın Şubat 1294 tarih ve 735 sıra numaralı tapu kaydı ile … … … adına kayıtlı olduğunu ve bu taşınmazların veraset ilamları ile varis olduğu saptanan kişiler tarafından … …’a satıldığını ve bu taşınmazların 1983 yılında bu kişi tarafından 976 ve 1021 parsellere bölündüğünü ve bu parsellerin kendilerine satıldığını, davacı … ve arkadaşları, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/587 E.sayılı dosyasında bu parsellerin bulunduğu yer ile ilgili olarak tescil davası açmış ise de, aslında bu taşınmazlarda hiç bir hakları bulunmadığını ileri sürerek, adlarına tescili istemiyle, davacılar vekili Av. … … tarafından kadastro tespitine itiraz davası açılmıştır.
Davaya konu 1274, 1289, 1288, 1310, 1287, 1305, 1315, 1316, 1307, 1312, 1279, 1295, 1297, 1298, 1304, 1276, 1317, 1369, 1280, 1281, 1278, 1300, 1302, 1303, 1299, 1296, 1311, 1301, 1286, 1273, 1309, 1283, 1290, 1291, 1313, 1284, 1292, 1306, 1282, 1314, 1275, 1293, 1294, 1285, 1308, 1277 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki tüm dava dosyaları bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir
Mahkemece, 01.11.2000 gün ve 2000/15-2000/81 sayılı karar ile, davacılar … … …… …tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2002/ 2366-2003/ 492 sayılı kararı ile (Davanın tescil davası olarak açılıp, dava konusu tüm parsellerin … haneleri boş bırakılarak, kadastro mahkemesine devredildiğine ve dava konusu taşınmazların sınırında … Ormanı bulunduğuna göre … Yönetiminin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esasına girilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, … Yönetiminin katılımı sağlanmadan davanın görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.) nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.

Bozma kararı doğrultusunda davaya dahil edilen … Yönetimi vekili Av. … … yargılama sırasında sunduğu cevap dilekçesinde yöredeki … … … Ormanının 116 nolu ekip Başkanlığı tarafından yapılan … Kadastro çalışması ile sınırlandırılarak 08.07.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini ve dava konusu parsellerin tamamının … sayılmayan arazi üzerinde olduğunu beyan ederek davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
… …… …, … …, … … ve … …, mahkemeye sundukları dilekçelerinde çekişmeli taşınmazların miras bırakanlarından intikal ettiğini ileri sürerek adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece bir kısım davacılar vekili Av. … …, … … …… …’nın davaları kabulüne, diğer tüm davacılarının davalarının reddine,
1274 parselin … … …… …, 1310 Parselin … …… … mirasçısı) vekili ile katılan davacılar … … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu … İlçesi … …, tapulama çalışmaları 1956 yılında yapılmış, dava konusu tüm taşınmazlar o tarihte kimse tarafından kullanılmayan fundalık yer olması nedeniyle tespit ve tescil dışı bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede ilk … tahdidi 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış ve 24.10.1942 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamaları yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilmiş, itirazlar üzerine yapılan

inceleme sonucunda verilen kararlar ise 08.07.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2896 Sayılı Yasaya göre, 15.08.1985 tarihinde ilan edilen 2/B madde uygulaması ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 27.02.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B uygulaması bulunmaktadır.
A- Davacı … mirasçısı … …, davacı … …… … ile katılan davacılar … … ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara mevki ve sınır olarak uymadığı, mahkemece yapılan uygulama sonucu anlaşıldığına göre, davacılar … … mirasçıları … … ve arkadaşları vekili, davacı … mirasçısı … … vekili, davacı … …… … vekili ile katılan davacılar … … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
B- … vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece, davaya konu parsellerin adlarına tesciline karar verildiği gerçek kişiler, çekişmeli taşınmazın öncesinde, sınırları (sınırları, … giden yol ve aykırı yol delikli (…) taş ve yol) olan, Şubat 1294 tarih ve 735 sıra numaralı tapu kaydı ile … … …… … satıldığını ve bu taşınmazların 1983 yılında bu kişi tarafından 976 ve 1021 parsellere bölündüğünü ve bu parsellerin kendilerine satıldığını ileri sürerek dava açmışlar ve mahkemece, dayanılan tapu kaydının çekişmeli parselleri içine aldığı,ve zilyetliklerinin … sıfatıyla olduğu gerekçesiyle tescil kararı verilmiştir.Oysa Şubat 1294 tarih ve 735 sıra numaralı tapu kaydının miktarı 25 dönüm ve cinsi çalılık olup, keşifte … giden yol sınırının davaya konu 1316 ve 1317 parsellerin güney sınırında ve 2/b alanında kaldığının tespit edildiği belirtilmiş ise de, … giden yolun, 1/5000 ölçekli Bursa g.22-b-07-b sayılı … paftasında çekişmeli taşınmazların çok uzağında işaretlendiği, bu nedenle çekişmeli taşınmazların güneyinde bulunamayacağı, tapunun sınırında bulunan aykırı yolun ise neresi olduğu ve anlamının açıklanamadığı ve zemindeki mevcut yolun gösterildiği oysa yol her yerde bulunabilen sınır olup ismen bilinmesi gerektiği, böyle bir bilginin mevcut olmadığı ve tahminlerle tapu sınır uygulaması yapılamayacağı, … sınırının ise 600 metre uzakta … içinde kaldığı belirtilmiş olmakla, 25 dönüm yüzölçümlü cinsi çalılık olan tapu kaydının toplam yüzölçümleri 250.000 m2’den fazla olan dava konusu parselleri kapsadığı kabul edilemez.
Dava dosyasına getirtilen harita ve kadastro paftalarında, yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastro sırasında, çekişmeli parsellerin, bitişiğinde bulunan ve 1939 yılında yapılıp 24.10.1942 tarihinde ilan edilerek kesinleşen … … … Ormanı ile birlikte ve bu ormanlarla hiçbir ayırım yapılmadan, kadastro paftası üzerine “fundalık” yazılmak suretiyle kadastro harici bırakıldığı, öncesi bir bütün olan dava konusu taşınmazların, … … … Ormanının devamı ve bu ormanla aynı nitelikte ayrılmaz parçası olduğu, 1957 tarihli memleket haritasında kısmen yeşil renkli … kısmen de beyaz renkli göründüğü ancak beyaz renkli olarak gösterilen bazı bölümlerinin dahi, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince … içi açıklığı niteliğinde olduğu ve bu nedenle özel mülk olamayacağı, keza, 1976 tarihli memleket haritasında çekişmeli parsellerin tamamının ve çevresinin yeşil renkli bitişik ormanların devamı niteliğinde ormanlık alan olarak gözüktüğü, 1997 tarihli memleket haritasında dahi yapraklı ağaç sembolleri bulunan alanda yer aldığı gözlemiş olup, bu nedenle dava konusu parsellerin 1976 yılında dahi kullanılmadığı, bu resmi belgeler karşısında kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17/2. maddesi hükümleri gereğince imar ihya ve zamanaşımı zilyetliği olan 20 yılın tamamlandığı düşünülemez.
Dairede temyiz incelemesi yapılan ve dava konusu taşınmazlar ile aynı köy, benzer konumda ve benzer nitelikteki taşınmazlar hakkındaki, … Kadastro Mahkemesinin 12/05/2004 Gün ve 2003/225 – 2004/5 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, dairece 6/10/006 gün ve 2006/3772 – 2007/8774,Sayılı kararı ile, dava konusu 1154 sayılı parselin … niteliği ile … adına tesciline,1104, 1111, 1112, 1113, 1153, 1156 ve 1272 sayılı parsellerin … niteliği ile … adına tescillerine ilişkin kararın ONANDIĞI ve yine aynı dosyada dava

konusu 1337, 1338, 1339, 1340, 1341, 1342, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349, 1350, 1351, 1352, 1353 ve 1354 sayılı parseller hakkındaki hükmün bu parsellerin tamamının … niteliği ile … adına tescillerine karar verilmek üzere BOZULMASINA karar verildiği, yine … Kadastro Mahkemesinin 23/3/2005 gün ve 2004/3- 2005/2 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, dairece 6/10/006 gün ve 2006/ 10926- 12853 Sayılı kararı ile, dava konusu 861-862-863-864-865-866-867 ve 870 sayılı parsellerin … niteliği ile … adına tesciline dair verilen kararın ONANMASINA karar verildiği anlaşılmıştır.
… Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen 03.08.2001 gün 25 sayılı raporda, … … koruma havzası içinde kaldığı, bu nedenle öncesi … olan ve 2/B madde uygulaması ile … rejimi dışına çıkarılan ancak … tahdit haritaları gereği gibi uygulanmadan daha önce kişi ve kuruluşlar adına tapuya tescil edilen taşınmazların (üzerinde 2/B madde şerhi bulunsun bulunmasın) … tarafından tümünün tapularının iptali ile … adına tescil edildikten sonra, bu yerlerin ve … rejimi dışına çıkartılıp … adına tapuda tescil edilen yerlerin birlikte ağaçlandırılıp korunması amacıyla … Genel Müdürlüğüne tahsisinin yapılmasının istendiği, bu rapora göre dava konusu parsellerin onbeş milyon nüfuslu İstanbul ilinin içme ve kullanma suyunun 1/3’ünü sağlayan … … … su koruma havzasında bulunduğu, belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalara göre,
1-) 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1939 yılında yapılıp 1942 yılında kesinleşen … tahdidinin 1989 yılında aplikasyonu yapılarak … hattının kuzeye çekilmesi nedeniyle 1992 yılında tapu ve zilyetliğe dayanılarak kişiler tarafından çekişmeli taşınmazlar hakkında tescil davaları açıldığı,
2-) Bu davaların devamı sırasında 1998 yılında 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince tescil davasına konu olan taşınmazlarla ilgili … haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit tutanakları düzenlenerek kadastro mahkemesine gönderildiği, mahkemece yapılan 1939 yılı … kadastro harita ve tutanaklarının uygulanması yetersiz olmakla birlikte, bozma kararından sonra dava konusu parseller ve tüm çevresini gösterir şekilde getirilen kadastro pafta örnekleri, memleket haritası, … kadastrosu ve halihazır haritalardan, çekişmeli taşınmazların 1942 yılında ilan edilerek kesinleşen … tahdidinde … …… … devamı ve bu ormanlarla, eylemli durumu, bitki örtüsü ve eğiminin aynı nitelikte olduğu ve … olarak sınırlandırılan alanlar ile dava konusu parseller arasında hiç bir ayırıcı unsur bulunmadığı
3-) 1939 yılında … olarak sınırlandırılan … …… … ile birlikte kadastro paftası üzerine “fundalık” yazılmak suretiyle o tarihte yürürlükte bulunan 5602 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro harici bırakıldıkları,

4-) 4785 Sayılı Yasa ile 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümleri gözönünde bulundurulduğunda, 1942 yılında kesinleşen … sınırının uygulanması konusundaki eksikliğin sonuca etkili görülmediği, çünkü, … tahdidi içinde kalan ve kalmayan yerlerin hiçbir ayırım yapılmadan 1956 tarihli kadastro paftaları üzerine “fundalık” yazılmış olmasının bu yerlerin aynı nitelikte … olduğunun kabulünü gerektirdiği,
4-) … fotoğrafları ve memleket haritasında görüldüğü gibi, öncesi bir bütün olan çekişmeli taşınmazların kuzey ve batı sınırının … … … Ormanlarına bitişik ve bu ormanların devamı olduğu,
5-) 15 milyona yakın insanın yaşadığı İstanbul ilinin içme-kullanma suyunun 1/3’ünü karşılayan … … … …… … Deresinin ve bu dereleri besleyen kollarının, çekişmeli taşınmazların içinden geçtiği, bu … ve dereciklerin yataklarının dahi kişiler adına tescile karar verilen taşınmazlar içinde bulunduğu memleket haritası ve hali hazır haritalardan açıkça görüldüğü, … ve vadilerden oluşan ve içinde … ve derecikler bulunan, üzeri … ve fundalıklarla kaplı, bir çok bölümü yüksek eğimli, engebeli, tarıma elverişli olmayan, (bu olgu 1345, 1346, 1347, 1348, 1349 sayılı

parseller yönünden 8. Hukuk Dairesinin 21.01.1997 gün ve 1996/6077-1695 sayılı bozma kararına uyularak verilen Kartal Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 28.05.1997 gün ve 1996/227-251 sayılı kesinleşen kararı ile de belirtilmiştir) devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğinde olan, dava konusu parsellerin … … …’nün su toplama ve koruma havzası olduğu;
6-) Öncesi bir bütün halinde olan çekişmeli taşınmazların 1957 tarihli memleket haritasında … bölümünün … ağaçları fundalıklarla kaplı, geri kalan bölümünün … içi açıklığı niteliğinde bitişik ormanın devamı ve ayrılmaz parçası olup, … içinde ve bitişiğinde fundalık olmasının doğal olduğu, 1976 tarihli haritada tamamının yeşil renkli …, 1997 ve 2005 tarihli memleket haritalarında dahi serpili halde geniş yapraklı … ağaçlarıyla kaplı bulunduğu dava konusu taşınmazların bazı bölümlerinin eğiminin düşük ya da … içi açıklığı niteliğinde olmasının bu yerlerin imar-ihya ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğunu göstermeyeceği, bu sebeple, 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 1942 yılında tahdidi kesinleşen … … … ile birlikte, kadastro harici fundalık (…) olarak bırakılıp kadastro paftasında gösterildiği,
7-) Dosyadaki tahdit tutanaklarına göre, … … 1939 yılında yapılarak 1942 yılında kesinleşen … kadastrosunda … …… … … … Ormanlarının seri bazında sınırlandırılmasının yapıldığı, 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilen çalışmalarda sadece … …… … 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre çalışma yapılarak, eylemli meşe ormanı niteliğindeki bir bölüm ormanın … … sınırları içine alındığı ve 1939 yılında sınırlandırılması yapılan … …… … ise, aplikasyon ve 2. madde çalışmaları yapıldığı, yine 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılarak 15.08.1985 tarihinde ilan edilen çalışmalarda ve 3302 ve 3373 Sayılı Yasalar zamanında yapılan ve 27.02.1989 tarihinde ilan edilen çalışmalarda 1939 yılında seri bazda sınırlandırması yapılan … …… … ve 2/B çalışmalarının yapıldığı, dava tarihine kadar, 4785 Sayılı yasa gözetilerek dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu … Köyünün tamamını kapsayan … kadastrosunun yapılmadığı, bu durumda, Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı ilamında da açıklandığı gibi, öncesi … olan taşınmazlar üzerindeki zilyetliğe Anayasanın 169 ve 3402 Sayılı Yasanın 17/1 ve 18/1. maddeleri gereğince, süresi neye ulaşırsa ulaşsın değer verilemeyeceği,
😎 Türkiye genelinde 1981 yılında … ve zilyetler tarafından tüm araziler için Vergi Beyannamesi verildiği halde, davacılar ya da önce zilyet olduğu iddia edilen kişiler tarafından verilmiş bir vergi kaydı ya da beyannamesinin ibraz edilmemiş olması, çekişmeli parsellere 1981 yılında dahi zilyet edilmediğini ve kullanılmadığını gösterdiği,
9-) 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ve 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 17/1 ve 30/2. maddeleri gözönünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazların öncesinin … olduklarının kabulünün zorunlu olduğu ve zilyetliğe konu edilecek yerlerden olmadığı gibi, dava tarihi olan 1992 yılına kadar kazandırıcı zamanaşmı zilyetlik süresinin de dolmadığı anlaşılmıştır.
O halde, dosyadaki somut ve maddi deliller gözönünde bulundurularak, davacıların dayandığı çalılık cinsli tapu kaydının çekişmeli parsellere uymadığı ve taşınmazların imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinecek yerlerden olmadığından davacıların davasının reddine ve dava konusu parsellerin tespit tutanaklarının … hanesi açık olduğundan, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesine göre dava konusu tüm parsellerin yukarıda resmi belgelerde belirlenen nitelikleri gözönünde bulundurularak gerçek hak sahibi … adına … niteliğiyle adına tescillerine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1-Yukarıda (A) ile gösterilen bentte açıklanan nedenlerle davacılar …

… mirasçıları … … ve arkadaşları vekili, davacı … mirasçısı … … vekili, davacı … …… … vekili ile katılan davacılar … … ve arkadaşları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-(B) ile gösterilen bentte açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 08/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.