YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6546
KARAR NO : 2009/4791
KARAR TARİHİ : 15.07.2009
(KANUN YARARINA BOZMA İLAMI)
Tabanca ile karısını, oğlunu ve bir kişiyi kasten öldürmek, bir kızını öldürmeye tam teşebbüs, diğer kızını öldürmeye eksik teşebbüs suçundan Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2003 tarihli ve 2003/107 esas, 2003/248 sayılı ilamıyla müebbet ağır hapis, 30 yıl ağır hapis, 20 yıl ağır hapis, 16 yıl 8 ay ağır hapis, 12 yıl 6 ay ağır hapis ve toplam 12 ay 5 gün süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit suretiyle cezalarının infazına hükmedilen …’ın, bu cezalarını Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ederken hücre hapis cezasının 4 ay 19 günlük kısmı kaldığında, kalan bu cezayı çekmesi için doktor raporu alınmak üzere Erzurum Numune Hastanesine sevk edildiğinde, bu hastanenin 03/01/2008 tarihli heyet raporu ile kendisine kroner arter hastalığı (Prostat CA) tanısı konularak hücrede kalmasının sağlığı açısından zararlı olduğunun belirtilmesi karşısında, infazına devam edilip edilmeyeceği hususunda Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden görüş sorulması üzerine infazın aynen devamına dair anılan mahkemenin 20/02/2008 tarihli ve 2008/209 değişik iş, 2008/149 müteferrik sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/04/2008 tarihli ve 2008/451 değişik iş sayılı kararını kapsayan infaz dosyası suretini havi evrak incelendi.
I-OLAY;
Hükümlü … (Mehmet ve Zezi’den olma, Diyadin 31/01/1942 doğumlu, … ili, ……, ilçesi, … Köyü, Hane No:34’de kayıtlı, halen Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevinde Hükümlü) 09/04/1999 tarihinde işlediği birden çok öldürme, öldürmeye teşebbüs suçlarından dolayı yargılandığı Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2003 gün ve 2003/107 esas, 2003/248 karar sayılı kararı ile,
1- Oğlu Nihat Vural’ı kasten öldürmekten; 4771 sayılı Yasanın 1/A maddesi ile değişik 765 sayılı TCK.nun 450/1,59/1.maddeleri gereğince MÜEBBET AĞIR HAPİS cezası ile mahkumiyetine, hakkında TCK.nun 31,33.maddelerinin uygulanmasına,
2- Eşi Şerife Vural’ı kasten öldürmekten, 765 sayılı TCK.nun 449/1, 59.maddeleri gereği 30 yıl ağır hapis cezası ile mahkumiyetine,
Sanığa yukarıda müebbet ağır hapis cezası verildiğinden TCK.nun 73.maddesi gereğince bu cezanın 5 ay süre ile geceli-gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle infazına,
Hakkında TCK.nun 31,33.maddelerinin uygulanmasına,
3- Semra Cender’i kasten öldürmekten; 765 sayılı TCK.nun 448,59/2.maddeleri gereğince 20 yıl ağır hapis cezası ile mahkumiyetine,
Sanığa yukarıda müebbet ağır hapis cezası verildiğinden TCK.nun 73.maddesi gereğince bu cezanın 3 ay süre ile geceli-gündüzlü bir hücrede tecrit suretiyle infazına,
Hakkında TCK.nun 31,33.maddelerinin uygulanmasına,
4- Öz kızı Özlem Vural’ı öldürmeye tam teşebbüs ettiğinden, 4771 sayılı Yasanın I-a maddesi ile değişik 765 sayılı TCK.nun 450/1,62,59/2.maddeleri gereğince 16 sene, 8 ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine,
Yukarıda müebbet ağır hapis cezası verildiğinden TCK.nun 73.maddesi gereğince bu cezanın 2 ay 15 gün süre ile geceli-gündüzlü bir hücrede tecrit suretiyle infazına,
Hakkında TCK.nun 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına,
5- Öz kızı Özgül Vural’ı öldürmeye eksik teşebbüste bulunduğundan, 4771 sayılı 1/A maddesi ile değişik 765 sayılı TCK.nun 450/1, 61, 59/2.maddeleri gereğince 12 sene 6 ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine,
Yukarıda müebbet ağır hapis cezası verildiğinden TCK.nun 73.maddesi gereğince bu cezanın 2 ay süre ile geceli-gündüzlü bir hücrede tecrit suretiyle infazına,
Hakkında 765 sayılı TCK.nun 31 ve 33.maddelerinin uygulanmasına,
6- Ruhsatsız tabanca taşımaktan dolayı 6136 sayılı Yasanın 13/1 maddesi ile ilgili suçtan 4616 sayılı Yasanın ¼ ve takip eden bendler gereği kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine
7- Verilen tüm cezalar 765 sayılı TCK.nun 73.maddesi gereği toplanarak sonuç olarak 1 yıl süre ile geceli ve gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle MÜEBBET AĞIR HAPİS CEZASI ile mahkumiyetine karar verilmiş, işbu karar Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 14/07/2004 gün ve 2003/4388 esas, 2004/2846 karar sayılı ilamı ile ONANARAK kesinleşmiştir.
II- 5237 sayılı TCK.nu yürürlüğe girince Manisa C.Başsavcılığının uyarlama istemi üzerine, Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin dosya üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, “5237 sayılı TCK.nun sanık lehine sonuç doğurmadığından ve her bir adam öldürme olayı için gerçek içtima öngördüğünden, başka bir deyimle 765 sayılı TCK. nun 450/5 maddesinde öngörülen koşullar olayımızda
bulunmadığından” gerekçesi ile talebin reddine, ancak ilamda yazılı bulunan cezalarının 5349 sayılı Yasanının 2.maddesi gereğince (HAPİS) cezası olarak infazına, 30/06/2005 gün 2003/107-248 sayılı ile karar vermiş, vaki temyiz üzerine işbu karar Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 03/10/2006 gün ve 2005/4989 esas, 2006/4000 karar sayılı ilamı ile onanarak aynı tarihte kesinleşmiştir.
1- Hükümlü …, kesinleşmiş ilamdaki hücre cezasını çekmeye, sağlık durumunun elverişli olmadığını, ileri sürerek hücre cezasının çektirilmemesini talep ettiğinden, hükümlü Erzurum Numune Hastanesi Sağlık Kuruluna sevk edilmiş; dosyada bulunan 03/01/2008 gün ve 46 sayılı raporda “hücrede kalması sağlığı açısından zararlıdır” şeklinde kanaat belirtildiğinden, bu defa bu raporla birlikte infaz evrakı mahkumiyet kararını veren Manisa Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
2- Manisa Ağır Ceza Mahkemesi 20/02/2008 gün ve değişik işler 2008/209, müteferrik 2008/149 sayılı kararlarla:
“Hükümlü … hakkında mahkememizden verilen 25/06/2003 gün ve 2003/107 esas, 2003/248 karar sayılı kararındaki müebbet hapis cezasını 1 yıl süre ile hapis cezasının geceli-gündüzlü bir hücrede çektirilmesine ilişkin kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, mahkeme kararının aynen infazına” karar vermiştir.
3- Hükümlü bu karara itiraz etmiştir.
4- İtiraz makamı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesi 29/04/2008 gün ve değişik iş 2008/451 sayılı kararla itirazın reddine karar vermiştir.
5- Erzurum Atatürk Üniversitesi … Demirel Tıp Merkezi Yakutiye ve Aziziye Araştırma Hastaneleri Sağlık Kurulunun 10/04/2008 gün ve 430 nolu raporunda “ …’ın 14/03/2008 tarih ve 39/17 protokol no ile yapılan üroloji muayenesinde şahsın yukarıdaki bulgularla Metastatik Prostat Ca tanısı ile takip ve tedavisinin uygun olduğuna ittifakla” karar verildiği yazılıdır.
6- Hükümlü 12/03/2008 günlü dilekçe ile Cumhurbaşkanlığı makamından af isteminde bulunmuştur.
7- Hükümlünün Cumhurbaşkanlığından af talebi ile ilgili olarak bizzat muayenesi sonucu verilen İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 30/07/2008 gün ve 58/44 sayılı raporunda:
“ a-…’ın Metastatik Prostat Karsinomu hastalığı olduğu, hali hazırda tedavi ve takiplerinin aksatılmadan düzenli olarak sürdürülmesi gerektiği, cezaevi şartlarında takip ve tedavisine devam edilebileceği,
b- Halihazırda TC.Anayasası’nın 104/b maddesinde sözü geçen sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali kapsamında olmadığı oybirliği ile mütalaa olunur”
denildiğinden, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 27/10/2008 gün ve 51461 sayı ile özetle, Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığınca af edilme konusu ile ilgili olarak başka bir şey yapılamayacağının ilgiliye tebliği istenilmiştir.
8- Erzurum Atatürk Üniversitesi … Demirel Tıp Merkezi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürlüğünde düzenlenen 13/03/2009 gün ve 43 sayılı, İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim görevlisi Yrd. Doç.Dr. … Çayır imzalı raporda ise “…mevcut bulgular, fizik muayene ve laboratuar bulguları eşliğinde, hücre hapis cezası çekmesinin uygun OLAMAYABİLECEĞİ kanaatine varılmıştır. Daha öncede belirtildiği üzere takip ve tedavisi uygundur denilmektedir.
9- Adalet Bakanlığı (Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün) 10/06/2009 gün ve 30773 sayılı … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/04/2008 gün ve 2008/451 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulmasının istenilmesi istemini içerir yazısı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23/06/2009 gün ve 2009/154717 sayılı yazı ile anılan kararın CMK.nun 309.maddesi gereğince bozulması talep edilmekle;
Gelen infaz dosyası incelendi;
TÜRK MİLLETİ ADINA
5237 sayılı TCK.nun da hücre hapsine yer verilmemiş, bir yada birden çok ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis, süreli hapis cezasına hükmedilmesi durumlarında, gerçek içtima hükümlerinin uygulanması asıl olmakla birlikte, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99.maddesinde “bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107.maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir.” denilmektedir.
Koşullu salıverilme başlıklı 107.maddenin;
2.Fıkrasında: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar 24 yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
3.Fıkrasında:
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkumiyet halinde 36,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkumiyet halinde 30,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla 36,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla 30….yıldır” denilmektedir.
Cezaların içtima-ı (toplanması) sonucu hücre cezası yeni yasada öngörülmemişse de, infaz sisteminde hücre cezası hepten de kaldırılmış değildir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun sekizince bölümü (disiplin, ceza ve tedbirleri ödüllendirme) başlıklı olup 38/1-f maddesinde “hücreye konma bir disiplin cezası olarak öngörülmüş, 44.maddede ise, hücreye koyma nedenleri ve süreleri gösterilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi; içtima öncesi hükümlünün cezası “müebbet hapis +30 yıl hapis+20 yıl hapis+16 sene 8 ay hapis+12 sene 6 ay hapis” tır.
Görüldüğü gibi, suç tarihi itibarı ile, 765 sayılı TCK.nun hükümleri gereğince müebbet hapis haricindeki toplam 78 sene 14 ay hapis cezası, 1 sene süre ile hücre cezasına dönüştürülmüştür.
Hücre hapsi hükümlü lehinedir.
En son verilen tek tabip imzalı 13/03/2009 günlü raporda : “ hücre cezasını çekmesinin uygun OLAMAYABİLECEĞİ” denildiği halde;
Dairemizce esas alınan Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 30/07/2008 günlü raporunda, “… Cezaevi şartlarında takip ve tedavisinin devam edilebileceği” denilmesi karşısında, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
4-SONUÇ :
1- Yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda Adalet Bakanlığının Kanun Yararına bozma isteminin reddine,
2- Evrakın gereği için Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15/07/2009 oybirliği ile karar verildi.