Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10032 E. 2008/14677 K. 06.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10032
KARAR NO : 2008/14677
KARAR TARİHİ : 06.11.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve … ile davacı … Bakanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 105 ada 374 parsel sayılı 33.200,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişiler adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, davacı … Bakanlığı ise, yörede yapılan orman kadastro çalışmasında 315, 321, 322 ve 323 parseller orman tahdit noktaları arasında kalan taşınmazların orman niteliğinde olduğu ve tahdit içine alınması iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davacı … Bakanlığının Orman Yönetimine yönelik açtığı davanın husumetten reddine, Hazineye yönelik davanın ise kabulüne, (A) harfli 9000,10 m2’lik taşınmazın orman sınırları içine alınmasına, Orman Yönetiminin davasının kabulüne, 105 ada 374 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve … ile davacı … Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.03.2003 tarihinde yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, davacı … Bakanlığının Hazine ile Orman Yönetimini davalı göstererek 315, 321, 322, 322 nolu orman tahdit noktaları arasında kalan taşınmaza yönelik olarak orman tahditine itiraz davası açtığı, mahkemenin 12.12.2003 tarih 2003/65-74 sayılı ilamı ile davalı … Yönetimine yönelik davanın husumetten reddine, Hazineye yönelik davanın kabulü ile (A) harfli 9000 m2’lik taşınmazın orman kadastra sınırları içine alınmasına ve orman olarak tesciline karar verildiği, davacı … Bakanlığı ile Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2004 tarih 2004/4650-10731 sayılı ilamı ile yargılama giderlerine ilişkin olarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bu defa Orman Bakanlığının tashihi karar talebi üzerine çekişmeli taşınmazın 315, 321, 322, 323 nolu orman tahdit noktaları arasında kalan taşınmaz olduğu, mahkemece bu orman tahdit noktaları arasında daha kalan ancak daha az bir bölüm taşınmazın incelendiği gerekçesi ile düzelterek onama kararının kaldırıldığı, yapılan yargılama sırasında
-2-
2008/10032 – 14677

Orman Yönetimi tarafından 105 ada 374 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile ayrı bir dava açıldığı ve her iki davada konu olan taşınmazların aynı olması nedeni ile davaların birleştirildiği, resmi belgelere dayalı olarak uzman bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda çekişmeli 374 parsel sayılı taşınmazın kısmen beyaz kısmen yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı, bu parsel içinde kalan (A) harfli 9000 m2’lik bölümün ise yeşile … ormanlık alanda kaldığı, eğimlerinin yüksek olduğu, batı sınır boyunca meşe ağaçlarının yer aldığı, tüm yönlerden ormanlık alan ile çevrili olduğu, mülkiyet belgesinin bulunmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olduğu, etrafındaki ormanlık alanın devamı niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla mahkemece kurulan hükümde hir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, Orman Bakanlığı tarafından açılan orman tahditine itiraz davasında Orman Yönetimine yönelik açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru değildir. Zira, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde “hak sahibi gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasım …” denilmekte olup, Orman Yönetiminin taraf olarak yer alması doğrudur. Ancak, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hükümdeki l/a fıkrasının hükümden çıkartılarak, hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmesine ve bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.