Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13473 E. 2008/15071 K. 11.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13473
KARAR NO : 2008/15071
KARAR TARİHİ : 11.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ- KÖY TÜZELKİŞİLİĞİ

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.06.2003 gün ve 2003/4040 – 4265 E.K. sayılı bozma kararında özetle;” Davacı vekilinin, dava dilekçesinde mevki ve sınırları gösterilen bir parça taşınmazın vekil edeni adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini istediği; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, davalılardan Hazine ve Orman İdaresi vekilleri taraflarından temyiz edildiği,dosya kapsamına,dava evrakı ile yargılama tutanaklarına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin, satın alma ve eklemeli zilyetliğe dayanarak nizalı, taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istediği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, paftasında nasıl gösterildiği, kadastro harici bırakılıp bırakılmadığı, bırakılmış ise ne sebeple ve hangi tarihte kadastro harici bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden, taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup belirlenmediği gibi, dava konusu olan yerin 3083 Sayılı Kanun uyarında Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının da DSİ ve Köy Hizmetleri İl Müdürlüklerinden sorulup araştırılmadığı, bilirkişi Ziraraat Yüksek Mühendisi tarafından düzenlenen 30/05/2000 günlü raporda, taşınmaz üzerinde çeşitli meyve ağaçları yanında yaşları 50 ila 100 arasında değişen muhtelif … ağaçlarının bulunduğunun bildirildiği, orman yüksek mühendisi tarafından düzenlenen 31/10/1998 tarihli raporda; taşınmazın orman tahdit sınırları dışında ve orman sayılmayan yererden olduğunun açıklandığı, 2.keşifte dinlenen orman yüksek mühendisi tarafından düzenlenen krokide ise; dava konusu taşınmazın dört tarafının ormanlık alanlarla çevrili olduğunun görüldüğü açıklandıktan sonra, dava konusu taşınmazın orman tahdit hattına göre durumunun kesin olarak belirlenebilmesi bakımından orman mühendisi ya da orman yüksek mühendislerinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyeti eliyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak taşınmazın orman tahdit haritasına göre konumunun kesin olarak belirlenmesi, dört tarafının ormanlık alanlarla çevrili, orman içi boşluk olduğunun anlaşılması halinde 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 17/2.maddesi hükmü de dikkate alınarak böyle bir yer üzerindeki tasarrufun orman bütünlüğünü bozup bozmayacağının, bu nitelikteki taşınmazın zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağının mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi, taşınmaza komşu dava dışı 607 parsel, tapu kaydına istinaden davada yer almayan 3.kişiler adına tespit ve tescil edildiğine göre, söz konusu parsele ait tutanak ve tapu kayıt örneği getirtilip yerine uygulanarak kaydın bu yönü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesi gerektiği açıklanarak kabule göre ise, yasal hasım durumunda bulunan Hazine ile Orman İdaresinin yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile sorumlu
-2-
2008/13473-15071

tutulmuş olmasının da doğru olmadığı, davanın T.M.K.nun 713/1. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkin olması nedeniyle Hazine ve Orman İdaresinin yasal hasım durumunda olduğu, nitelikleri itibariyle bu tür davalar, başarıya ulaşsa dahi yasal hasım durumunda bulunan Hazine ile Orman İdaresinin avukatlık ücreti ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulamayacağı” belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, Güzelbahçe İlçesi … Köyünde bulunan Doğusu; yol, Batısı; …, Kuzeyi; … …’a tahsisli orman, güney … ile çevrili … bilirkişi krokisinde 1 no ile gösterilen 17242 m2 ve 2 no ile gösterilen 19519 m2, 3 no ile gösterilen 3363 m2 yerlerin davacı adına tapuya tesciline, davalılar yasal hasım olduklarından harç alınmasına yer olmadığına, aynı nedenle mahkeme masraflarını davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bir bölümünün içinde bulunduğu Bademler Köyünde ilk kez orman kadastrosu ve 2/b madde uygulamaları birlikte yapılarak 17/08/1999 tarihinde ilan edilmiş, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
… Köyünde ise; dava tarihinden önce 28/05/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 06/03/1986 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Bademler Köyünde dava tarihine kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır. … köyünde ise 1961 yılında yapılmış, çekişmeli yer tapulama dışı bırakılmıştır. Paftanın düzenlendiği 09/09/1961 tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, Medeni Yasanın 713 ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı imar – ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Taşınmazın sınırında bulunan … Köyü 607 sayılı parsel dayanağı olan tapu kaydı çekişmeli yer yönünü “… metruke bağı” olarak okumaktadır.
Dosya arasında bulunan pafta örneği ile Orman Yüksek Mühendisi … Karaduman – Kadastro şefi Namık … …’ e ait 24/09/2008 tarihli rapora ekli krokiden, taşınmazın yalnızca güney- doğu yönden … oğlu … ve Feridun adlarına tapuda kayıtlı bulunan 607 numaralı parsele sınır olduğu görülmektedir. Bu parsel hakkında Hazine tarafından 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalınmadan her zaman tapu kaydının iptali ve tescil isteği ile dava açılabileceği göz önüne alındığında diğer bütün yönlerden Pertev … ve Tekebaşı Devlet Ormanları ile çevrili bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz orman bütünlüğünü bozucu nitelik taşıması ve komşu parsel tapu kaydı tarafından “… metruke bağı” olarak okunması nedeniyle kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yolu ile kazanılabilecek türden bir yer değildir. Değinilen yönler gözetilmeksizin davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.