YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8790
KARAR NO : 2023/770
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki önalım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının paydaş olduğu iki bağımsız bölümlerde paydaşlardan Şemsettin K.’nin hissesini davalıya 22.12.2017 tarihinde sattığını, 15 No.lu bağımsız bölümdeki 3/28 hissesini 40.000,00 TL bedel ile 16 No.lu bağımsız bölümdeki 3/28 hissesinin ise 80.000,00 TL bedel ile satıldığını ancak bu satış miktarlarının fahiş olduğunu, hisselerin gerçek devir bedellerinin tespiti ile önalım hakkı uyarınca davalıya yapılan satış işleminin iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bedelde muvazaa iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı İstinafı
Bedelin muvazaalı olduğu yönündeki iddialarının ispatlandığını, keşif sırasında dinlenen tanığın iddialarını destekler nitelikte beyanda bulunduğunu, ancak hüküm tesis edilirken bu beyanın göz ardı edildiğini, dosya arasına alınmış olan tüm deliller neticesinde muvazaa iddialarının ispatlandığını, dolayısıyla mahkemece bedeller hususunda başkaca bilirkişilerden oluşan bir heyetten gerçek emsaller göz önüne alınarak yeniden bir rapor aldırılması gerekirken aksi yönde hüküm tesis edildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı İstinafı
Davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterdiği 30.000,00 TL ile mahkemenin karar verdiği 122.626,25 TL arasındaki 92.626,25 TL’lik fark dikkate alınarak, lehine nispi karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olup bu sefer de aynı miktar yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine 30.000,00 TL dava değeri üzerinden 4.500,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerekirken hüküm kurulan 122.626,25 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bedelde muvazaa iddiası ispat edilemediği, davacının dava dilekçesindeki gerçek değer olarak belirttiği miktar üzerinden davacı lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken, önalım bedeli olarak tespit edilen değer üzerinden vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, Mahkemece bilirkişilerin gerçekten hatalarını kabul edip etmedikleri dahi araştırılmaksızın yalnızca davalı vekilinin iddiasına dayanılarak yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Medeni Kanunu’nun 732 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.