Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6272 E. 2023/638 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6272
KARAR NO : 2023/638
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili idarenin Beyoğlu ilçesi, Keçecipiri Mahallesi, Ahmet Turan Sokağında bulunan 3180 ada, 1 parseldeki 1.868,00 m² sahalı taşınmazın maliki olduğunu, davalı Belediyenin hiçbir kanunî ve akdî sebebe dayanmaksızın dava konusu taşınmazı semt parkı olarak kullanmak suretiyle tecavüz ettiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 01.01.2010-30.09.2010 dönemine yönelik 59.760,00 TL işgal tazminatının işgalin başlangıç tarihinden itibaren kademeli kanunî faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini talep etmiş; yargılama aşamasında verilen beyan dilekçesi ile dava konusu taşınmazın 3180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olmadığını 3057 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunu belirtmiştir.

2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde ise, müvekkili idarenin Beyoğlu ilçesi, Keçecipiri Mahallesi, Ahmet Turan Sokağında bulunan 3507 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın kullanımı sebebiyle 01.01.2010 – 31.12.2010 dönemlerine yönelik 19.920,00 TL haksız işgal tazminatının, dönem sonlarından itibaren kademeli yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleştirilen davaya yönelik verdiği cevap dilekçelerinde özetle, müvekkilinin dava konusu taşınmazı kullanmadığını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tünel geçit çalışması için taşınmaza el atılmış olduğunu, aynı yer için müvekkili Belediye aleyhinde Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/410 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının aynı yer için mükerrer alacak talep ettiğini belirterek öncelikle Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının sonucunun beklenmesini, devamında ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18/12/2015 tarihli ve 2010/430 Esas, 2015/438 Karar sayılı kararıyla;
1. Asıl dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 56.101,00 TL ecrimisil tazminatının dava tarihi olan 15.10.2010 tarihinden itibaren değişken oranda yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2. Birleştirilen dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 18.733,68 TL ecrimisil tazminatının 01.01.2011 tarihinden itibaren değişken oranda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 09.03.2021 tarih ve 2018/8841 Esas, 2021/2079 Karar sayılı ilâmı ile mahkeme hükmünün “kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak önceki dönem ecrimisil bedeline ilişkin sonuçlanmış davalar bulunduğu takdirde, kural olarak önceki dönemin son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktara ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktarın, sonraki dönem ecrimisil bedelini oluşturacağı, dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında olup, mahkemece yukarıda belirtilen esaslara uyulmadan, ecrimisil hesaplama ilkelerinde yer almayan, taşınmazın vergiye esas m2 değeri esas alınmak suretiyle ecrimisil bedelinin tespit edilmesiinin doğru görülmediği” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 01.01.2010-30.09.2010 tarih aralığı için 13.303,80 TL ecrimisil tazminatının dava tarihi 15.10.2010 tarihinden itibaren değişken oranda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2. Birleştirilen davada davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 01.10.2010-31.12.2010 tarih aralığı için 4.434,60 TL ecrimisil tazminatının dava tarihi 15.10.2010 tarihinden itibaren değişken oranda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle;
1. Ecrimisil bedellerine işgalin başlangıcından itibaren kademeli olarak işleyecek faizi ile idareye ödenmesi talep edilmesine karşın faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verildiğini,

2. Ecrimisilin, kötü niyetli işgalin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olmakla, en azı kira geliri en çoğu ise tam gelir yoksunluğu olduğunu,

3. Günün ekonomik koşulları ve gayrimenkulün özellikleri dikkate alındığında, hüküm altına alınan ecrimisilin oldukça düşük kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi şöyledir:
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, dava konusu ecrimisil talebinin asıl ve birleşen davada 2010 yılı için talep edildiği ve mahkemece bu döneme ilişkin yapılan inceleme ile verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilâmı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.